Büyük bir problem. İnsanı dibe sürüklüyor. Gittiğiniz her kapı tanıdığınız olmadığı için yüzünüze kapanınca daha da kötü oluyor. Güzel patlayacagiz ama ne zaman bakalım.
hmm demek kötü muamele görüyormuş. o zaman şey yapalım o ite bakması için bir iki asker koyalım, bir sağ duvara çarpsınlar bir sol duvara, bebek sallar gibi. daha ne olsun bebek gibi muamele. pezevenk
Zihnim o kadar yorgunki bir nebze rahatlayabilmek,dinlenebilmek adına biraz deneyeceğim. Sosyal platformlardan uzak duracağım, tuşlu telefona geçeceğim, artık iletişimim bir emojiden öteye gidecek. Sürekli telefonun bildirim sesini duymayacağım, aman birşeyleri kaydedeyim,video fotoğraf çekeyim demeyeceğim,anı yaşayacağım. Tahammül sınırım o kadar daralmış bir haldeki çözümü bunda buldum.
Birçok insanın doğru olarak tanımlayamadığı sevgi ve dostluk gibi bir çok duygudan büyük olan ve bir çoğunun da yerine geçebilen duygu karmaşası. Günümüzde mümkün müdür? Benim için biraz zor
"Demek ki dostumuzun açıklaması, bizim gibi kısa vadeli düşünürlerin henüz hesaplayamayacağı bir gelişmeye ilişkin olmalıydı."
Başka sayfa bulamadınız mı?
Stefan zweig-satranç
İskender Evrenesoğlu, kendisine vahiy geldiğini ve peygamber olduğunu, “Risalet Nurları” isimli kitabın ise vahiy yoluyla Allah tarafından yazdırıldığını iddia ediyor.
mesnevide insana benzetilen baklagil. Mevlana derki insan nohut misali kaynayacak, acilarla pişecek. O sert hali gidecek, isi yumascik olacak. Hiç aci cekmezsek, hep gulsek, eglensek olur mu? insan olmak, insanlara faydalı olmak için pismeli, yumuşamalıyız. Hatta biz yandik dedikce birisi kafamiza vurmali, o kaynar suya tekrar sokmali ki pismeye devam edelim.