engelli vatandaşı kısa mesafe diye araca almayan taksici

mavikaranlik mavikaranlik · 03.11.2018 23:38 · 2008 · #13584
olay 02.11.2018 tarihinde 4. Levent Metro İstasyonu önünde yaşanmıştır. ayağında sakatlık bulunduğu için koltuk değneğiyle yürüyen vatandaşımız 2 tane taksiyi çevirmesine rağmen "kısa mesafe" gerekçesiyle araçlara alınmamıştır. durumun sosyal medyaya yansımasından sonra da bugün ilgili taksicilere başka sebeplerinde dahiliyle ceza yağmış ve geçici olarak trafikten men cezası almıştır. bu bizi rahatlatmalı mıdır tabii ki hayır. yeterli değildir.

çare uber

kaynak
Upvote 7
Downvote 0
3

acelecilik

kerim kerim · 16.03.2019 00:54 · 2484 · #50369
ACELENİZ VARSA TUTMAYALIM

Bu yazıyı okumaya henüz karar vermediğiniz için eğer çok acil bir işiniz varsa lütfen yazıyı okumayı bırakıp o işi yapınız. Neticede sizi zorla ya da aklınız başka yerde iken burada tutmak olmaz!

Okumaya devam ettiğinize göre çok acil bir işiniz yok, fakat yine de vaktinizin değerli olduğu düşüncesi ile bir an önce yazının içeriğine vakıf olup bitirmek istiyorsunuz. Bunun nedeni hem okumayı çok sevmediğinizden hem de sizinle ilgili bir yazı değilse zaman harcamak istemediğinizdendir.

Eğer buraya kadar gelmiş iseniz farkında olmasanız da bu yazının sizi ilgilendirdiğini düşünüyorum. Peki, nereden ilgilendiriyor bu yazı sizi? Müsaade ederseniz sizi yormayayım, cevabı da kendim vereyim. Muhtemelen ya bir anne-babasınız, ara sıra faydalı yazılar yazdığımı düşünüp okumaya karar vermeye çalışıyorsunuz. Ya da bir tanıdık veya meslektaşsınız, az çok içerik hakkında bilgi sahibi olup neler anlattığımı öğrenmeye çalışıyorsunuz. Ya da en sonuncusu, yazılarımı takip eden dikkatli bir okursunuz.

Bütün bunları neden konuşuyoruz? Buraya nereden geldik? Ben kimim? Sen Kimsin? gibi alışılagelmiş, demode olmuş mizah unsurlarını kullanmak da gerekmiyor aslında. Çünkü bir yazıyı okumak ya da okumamak okuyucunun seçimine kalmış, saygı duyulması gereken bir seçimdir. Bu nedenle her toplumsal sorunda ya da Batı ile mukayesede kullanılan “okumuyoruz efendim”, Japonya'da trende kitap okuyan Japon'lardan ya da Almanya'da parkta kitap okuyan Almanlardan örnekler vermek çok içime sinmiyor. Kimseyi okumadığı için eleştirmek, ne kadar doğru olur? bilmiyorum. Benim asıl eleştireceğim husus hiç kitap okumayanlarla, sürekli kitap okuyanların arasındaki, okur-yazar cahillerle ilgili olanıdır. Çünkü bu gruptaki okurlar, genellikle yazıyı tam okuma zahmetine girmeden Başlığı, giriş cümlesini ve bir de son cümleyi okuyup, yazının bütünü hakkında bir yargıya varmasıdır. Bunlar sakıncalı bir okurdur, yazıyı okuduğunu zannedip okumamış olmanın verdiği sarhoşlukla! içmeden sarhoş olanlara benzerler.

Buraya kadar okumuş olduğunuz için demek ki okumaya ve anlamaya değer veren bir okursunuz. Bu nedenle olaylara ve olgulara diğerlerinden daha farklı bir perspektiften bakabilecek ufka sahipsiniz. Bu çok önemli ve öğretici bir süreç aslında, insanın kendisi ile konuşması, dertleşmesi hatta havadan sudan konuşması dahi önemli bir kişisel deneyimdir. Çünkü kendisi ile konuşamayan başkaları ile hiç konuşamaz. İnsan önce kendine bakmalı, kendini anlamalı ve keşfetmelidir. Zaten Yunus Emre'nin de dediği gibi “Sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır”.

Öyleyse gelin, önce kendi duygularımızı, düşüncelerimizi, ihtiyaçlarımızı, beklentilerimizi, ilişkilerimizi ve sorunlarımızı tanıyıp anlayalım. Bunları öğrenip fark ettiğimizde kendimizle ve çevremizle daha doyum alıcı sağlıklı ilişkiler kuracağız. Selam ve dua ile.
Upvote 3
Downvote 0
1

sözlük bir sınıf olsaydı

merdumgiriz merdumgiriz · 06.07.2020 03:56 · 2197 · #75056
Miyop olduğu için en önde oturmaya mahkum olan, sessiz, sakin ama derslere katılan, sınıfın geneli tarafından sevilen ama yalnız kalmayı tercih ettiği için sınıftaki hiçbir gruba dahil olmayıp kendi halinde takılan, sosyometri tekniğinde "çekimser/dengesiz öğrenci tipi" olarak tanımlanan, beslenme saatinde ellerini temizlediği ıslak mendili sırayı silmek için de kullanıp öyle çöpe atan, düzenli olarak gerçekleştirilen eğitsel kol seçimlerinde adını her seferinde kütüphanecilik kulübü başkanlığına yazdıran öğrenci.

Gayet renksiz, sönük, sıkıcı bir kişilik evet. Bazen o da sıkılıyor.
Upvote 5
Downvote 0
4