süt reçeli

mavikaranlik mavikaranlik · 10.06.2019 19:22 · 502 · #66050
inek sütü, toz şeker, vanilya çubuğu ve karbonat yardımıyla elde edilen tatlı bir lezzet. Bu aralar oldukça popüler durumda ve yapılışı da zor değil. damak tadına göre içine bir miktar karamel de ilave edilerek daha başka lezzetlerde denenebiliyor. kahvaltılarda iyi gittiği söyleniyor.

Entry görseli
Upvote 4
Downvote 0
0

potyomkinskiye derevni

jean baptiste de la croix jean baptiste de la croix · 17.10.2018 04:52 · 682 · #5520
türkçe'ye "potemkin köyü" olarak çevirilebilecek politik ve ekonomik terim.

ii. katerina'ya hava atmak için kartondan yaptırdığı evleri kraliçeye gösteren grigoriy potemkin'den ismini alır.

grigoriy potemkin, kraliçe'ye aşık olduğu için ona halkın berbat koşullarda yaşadığını değil de aksine refah içinde yaşadığını göstermek için böyle bir yola başvurmuştur. tabii ki tek arzusu bunun ii. katerina'nın hoşuna gitmesidir.

bazı örnekleri:

Entry görseli


Entry görseli
Upvote 2
Downvote 0
0

ufku sekiz katına çıkaran bilgiler

gel tanisalim once ben kisaca mg gel tanisalim once ben kisaca mg · 01.01.2019 16:35 · 1151 · #28485
yeni doğan bebeklerde 6.saatten sonra beynin "hipokampus" bölgesinde dil öncesi bellek işlemeye başlıyormuş. doğumundan bu yana bebeğe söylenen her söz, yapılan her dokunuş, her davranış dil öncesi bellek tarafından sürekli kaydediliyormuş. sevgi ve şefkat içerikli yapılan davranışlar bu bölgeyi geliştirip çocuğun yaşamsal salgılarının artmasını sağlıyormuş. çocuğu görmezden gelen, umursamayan davranışlar ise hipokampusa "istenmiyorum" mesajı vererek yaşamsal salgıların azalmasına sebep oluyormuş. bu sebeple çocuğun beyni yavaş yavaş ölürken bedeni de dirençsiz hale geliyor.

çocuk; sözlerin ve ses tonunun hangi duyguyu içerdiğini, davranışların ve dokunuşların hangi amaçla yapıldığını rahatlıkla algılayabiliyor. davranışları sınıflandırarak büyüyen çocuk eğer şefkatten ve sevgiden mahrum bırakılırsa "ben değersizim" düşüncesiyle yetişip kendini böyle hissettiren eşler/partnerler seçiyormuş.
Upvote 6
Downvote 0
4

sakarya türküsü

serendipity serendipity · 02.04.2019 23:02 · 557 · #64636
necip fazıl kısakürek'in 1949 yılında hazırlamış olduğu şiirdir, eserdir.

Sözleri;
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..

Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!
Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
Sakarya, sâf çocuğu, mâsum Anadolunun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!
Upvote 4
Downvote 0
3