-Senin yüzüne ne olmus ?
- ne olmuş?
- Ben de onu diyorum ne olmuş?
paralimpik triatlon triathlon
Triatlonda, sporcular yüzme, bisiklete binme ve koşma olarak ardışık olaylarda yarışırlar. Paralimpik triatlonda, sporcuların işlev bozukluğunun türüne ve derecesine göre destekleyici ekipmanların kullanımı ve aletlerin modifikasyonuna izin verilir. Kuralların setleri, farklı bozulmalara sahip para-triatletlerin güvenliğinin yanı sıra, yarışmanın mümkün olduğunca adil olmasını sağlamak için oluşturulmuştur. Para-triatlondaki üç olay 0.75km yüzmek, 20 km'lik bir döngü ve 5km'lik bir çalışmadır (toplam mesafe 25.75km, Olimpik triatlonun yarısıdır).
kaynak
kaynak
bambaşka
Büsbütün başka, apayrı, değişik, farklı
geceye güzel bir söz bırak
Seni kim israf ediyor, ben zerrene muhtaçken..
tevil
işine gelmeyen tarafı kasti olarak yanlış yorumlamak ve amel etmektir.
ümmi
Okuyup yazması olmayan
amerika denince akla gelenler
kendi milletini koruma odaklı, pragmatist hukuk sistemi.
Dünyada ileri medeniyet seviyesini refere eden ABD, kendi anayasasını oluştururken yargı bağımsızlığını ülke menfaatleri ekseninde sağlamış. Yani yargı, ülke menfaatlerinin tersine hukuk işletemiyor. Bizde ise "hukukun üstünlüğü"nden anladığımız tam olarak bu. Diyelim ki biri, ABD'de kaçakçılık yaptı ancak kendini hukuken aklayabiliyor. Bu durumda ABD yasalarında hakimlerin "ima yollu yazılan" kanunları yorumlama hakları var. Bu şekilde hukuki bir altyapısı olmadığı halde, hakimin "abd çıkarlarını koruma" gereği ima yollu kanunları işletebiliyor. Bu net yazılmayan, yoruma bırakılan kanunlar yasada bir boşluk gibi görünse de, temelde ülke menfaatlerine zarar verenlerin hukuk zırhından çıkarabiliyor.
Hani şu amerikanın Hulusi Kentmen gibi hakimi olan Frank Caprio yu hatırladınız mı? Alın size bir örnek! Adamın biri hız limitini aştığı ve cezaya itiraz ettiği için mahkemelik oluyor. ancak adamın yaşı ve durumu göz önüne alınıyor ve ceza iptal ediliyor.
türkiye'de bunu neden yapamazsınız? çünkü hakimleri kanunları yorumlama yetkisi yok. ''ne yazıyorsa o kardeşim!'' der bizim hakimler. Frank Caprio ise amerikan menfaatlerini (örnek: aile yapısı) korumaya yönelik kanunları işletip, trafik cezasını ödememesine hükmediyor.
İma yollu kanunlara bir örnek: Anayasa, eyaletlerin kağıt para basmasını kesin bir ifade ile yasaklıyor. Ancak eyaletler, ülke menfaatleri söz konusuysa yargı yoluyla borç alarak veya bozuk para basarak bu yasanın arkasından dolaşabiliyor.
Elbette bu sistemin bizde uygulanması için fetö'nün kirletmediği milli bir yargının var olması gerekiyor. Ancak vakit geç değil. Bugün bir milletvekili, suç teşkil etmeyecek şekilde terör seviciliği yapıp, milli değerlere saygısızlık yapacak şekilde twit atarken ABD 'deki bu hukuk sisteminden daha kat-i bir sistemin Türkiye 'de uygulandığının farkında.
"Sen bizim şehidimizi aşağılayamazsın" veya "terör örgütünü ima ediyorsun, onların ağzı ile konuşuyorsun" yorumuyla milli hassasiyetlerimizi koruyabilecek bir sistem geliştirmemiz lazım.
15 Temmuz'dan sonra Cumhur Başkanı "en ağır şekilde bedelini ödeyecekler" dediğinde milletçe anladığımız ile gerçekleşenler arasındaki fark, hukuk sistemimizdeki eksikliğin kanıtı.
Dünyada ileri medeniyet seviyesini refere eden ABD, kendi anayasasını oluştururken yargı bağımsızlığını ülke menfaatleri ekseninde sağlamış. Yani yargı, ülke menfaatlerinin tersine hukuk işletemiyor. Bizde ise "hukukun üstünlüğü"nden anladığımız tam olarak bu. Diyelim ki biri, ABD'de kaçakçılık yaptı ancak kendini hukuken aklayabiliyor. Bu durumda ABD yasalarında hakimlerin "ima yollu yazılan" kanunları yorumlama hakları var. Bu şekilde hukuki bir altyapısı olmadığı halde, hakimin "abd çıkarlarını koruma" gereği ima yollu kanunları işletebiliyor. Bu net yazılmayan, yoruma bırakılan kanunlar yasada bir boşluk gibi görünse de, temelde ülke menfaatlerine zarar verenlerin hukuk zırhından çıkarabiliyor.
Hani şu amerikanın Hulusi Kentmen gibi hakimi olan Frank Caprio yu hatırladınız mı? Alın size bir örnek! Adamın biri hız limitini aştığı ve cezaya itiraz ettiği için mahkemelik oluyor. ancak adamın yaşı ve durumu göz önüne alınıyor ve ceza iptal ediliyor.
türkiye'de bunu neden yapamazsınız? çünkü hakimleri kanunları yorumlama yetkisi yok. ''ne yazıyorsa o kardeşim!'' der bizim hakimler. Frank Caprio ise amerikan menfaatlerini (örnek: aile yapısı) korumaya yönelik kanunları işletip, trafik cezasını ödememesine hükmediyor.
İma yollu kanunlara bir örnek: Anayasa, eyaletlerin kağıt para basmasını kesin bir ifade ile yasaklıyor. Ancak eyaletler, ülke menfaatleri söz konusuysa yargı yoluyla borç alarak veya bozuk para basarak bu yasanın arkasından dolaşabiliyor.
Elbette bu sistemin bizde uygulanması için fetö'nün kirletmediği milli bir yargının var olması gerekiyor. Ancak vakit geç değil. Bugün bir milletvekili, suç teşkil etmeyecek şekilde terör seviciliği yapıp, milli değerlere saygısızlık yapacak şekilde twit atarken ABD 'deki bu hukuk sisteminden daha kat-i bir sistemin Türkiye 'de uygulandığının farkında.
"Sen bizim şehidimizi aşağılayamazsın" veya "terör örgütünü ima ediyorsun, onların ağzı ile konuşuyorsun" yorumuyla milli hassasiyetlerimizi koruyabilecek bir sistem geliştirmemiz lazım.
15 Temmuz'dan sonra Cumhur Başkanı "en ağır şekilde bedelini ödeyecekler" dediğinde milletçe anladığımız ile gerçekleşenler arasındaki fark, hukuk sistemimizdeki eksikliğin kanıtı.
pomak
müslümanlığı kabul etmiş ve 93 harbinden sonra türkiye'nin çeşitli bölgelerine yerleştirilmiş Bulgar göçmenleridir.

