Sait faik abasıyanık alemdagda var bir yılan
Dr. Jekyll Ve Mr Hyatt stevenson
Dönüşüm franz kafka
Uzun hikaye mustafa kutlu
Dokuzuncu hariciye koğuşu peyami safa
Kumarbaz dostoyevski
Stefan zweig mecburiyet, satranç, olağan üstü bir gece, amok koşucusu, bilinmeyen kadının mektubu, korku
Jose saramago bilinmeyen adanın öyküsü
...
10 yaşındayken aşık olunan ünlüler
Olmadıki.
silivri'nin soğuk olması
muhaliflerin kendi ayağına sıkması, uygulanmak istenen korku politikasının işe yaraması, istediklerini vermek anlamlarına gelir aynı zamanda. bir ülkenin sağcısı da solcusu da değişik olur mu ya?
bunu diyen bunu da dedi:
kanuna karşı gelmediysen polisten neden korkuyorsun
bunu diyen bunu da dedi:
kanuna karşı gelmediysen polisten neden korkuyorsun
bunları biliyor musunuz
Bulunduğunuz yerde kuşlar uçuş yüksekliğini azalttıysa şiddetli soğuk ya da fırtına yakın demektir.
yolkesen
Yolda engelleme yapıp soygun düzenleyen, şaki.
zeki insanların özellikleri
Gerekli olan bilgiyi alma, değerlendirme, kullanabilir hale getirme, problemleri hızlı ve etkili bicimde ve elindeki imkanlarla çözme becerisine sahip olan insanlar zeki insanlardır. Bir de zeki olduklarını asla kendileri söylemez.
be with you
2018 yapımı dram türünde bir kore filmi




Bir Kore sineması tutkunu olarak, bir yıldır bu filmi nasıl hâlâ izlemediğime inanamıyorum. İçinizi sımsıcak ısıtacak, harikulâde bir aile filmi.. Puanım: 8.5/10




Bir Kore sineması tutkunu olarak, bir yıldır bu filmi nasıl hâlâ izlemediğime inanamıyorum. İçinizi sımsıcak ısıtacak, harikulâde bir aile filmi.. Puanım: 8.5/10
ali nadir hayta
Mersin'de MHP'nin kurucusu ve ilk il başkanlarındandı, Doktor Ali Nadir Hayta
14 Mart 1980 günü, yani tıp bayramında, muayenehanesinde dev-sol militanlarının silahlı saldırısında şehit düştü. Aziz ruhu şad olsun.
14 Mart Tıp Bayramı

14 Mart 1980 günü, yani tıp bayramında, muayenehanesinde dev-sol militanlarının silahlı saldırısında şehit düştü. Aziz ruhu şad olsun.
14 Mart Tıp Bayramı


lahmacun
Kıymalı soğanlı ve hamurlu yapılan bir pide çeşidi.
18-24 mayıs müzeler haftası
Yüzyıldan fazla bir geçmişi olan Türk müzeciliği ilk zamanlar yalnız İstanbul'da ve belirli bir kesime seslenirken sonradan yurt düzeyine yayılmıştır. Bugün çağdaş batılı müzelerle boy ölçüşecek düzeye erişmiştir. Uzun bir süre camilerde, medreselerde, yıkık binalarda çeşitli zorluklarla müzeciliğimizi sürdüren Anadolu'nun müzecilerine bugün çok şey borçlu olduğu-muzu belirtmeliyiz.
Eski ve yıpranmış müzelerimizin yerine kültür birikiminin zengin olduğu il ve ilçelerde yapılan yeni modern müzelerimiz o kadar çoğalmıştır ki ülkemizi ziyaret eden yabancı turistler bile bu gelişmeyi şaşkınlıkla karşılamaktadırlar. Bu çoğalma Türkiye'de turizmin gelişmesine bağlanabilir.. Ya da kalkınma harekelerinin normal sonucu olarak kabul edilebilir.
Devletin bunca katkı ve ilgisine rağmen halkımızın müzelere olan ilgisi üzülerek belirtelim ki aynı oranda olmamıştır. Özellikle büyük müzelerimizde yerli ziyaretçi sayısı yabancılardan çok az olmuştur. Bunun nedenleri arasında on beş, yirmi yıl öncesine kadar özellikle Anadolu müzelerinin elverişsiz yapılarda ve tamamen bir depo görünümünde olmaları ve bu durumun insan üzerinde yarattığı kötü iz olabilir. Durum şimdi öyle değildir.
Müzeler artık geçmişle aramızda kültür köprüsü kurulan eğitim yerleri olmuştur. Günümüzden yüzlerce yıl önce yaşamış insanların kültürleri, yaşayış biçimleri hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlamaktadır. Müzeler yalnız geçmişteki kültür varlıklarının sergilendiği yer değil, aynı zamanda Etnografya, fen, doğa ve folklor müzelerinde yakın geçmişin sanat ve zeka ürünlerinin ortaya konduğu yerlerdir.
Müzelerimizin görevlerinden biri kültürel varlıkları korumak ise diğeri eğitimdir.
Polonya'daki bir müzenin önündeki şu yazı müzenin önemini çok güzel açıklıyor «Geçmiş, gelecek içindir»
Eski ve yıpranmış müzelerimizin yerine kültür birikiminin zengin olduğu il ve ilçelerde yapılan yeni modern müzelerimiz o kadar çoğalmıştır ki ülkemizi ziyaret eden yabancı turistler bile bu gelişmeyi şaşkınlıkla karşılamaktadırlar. Bu çoğalma Türkiye'de turizmin gelişmesine bağlanabilir.. Ya da kalkınma harekelerinin normal sonucu olarak kabul edilebilir.
Devletin bunca katkı ve ilgisine rağmen halkımızın müzelere olan ilgisi üzülerek belirtelim ki aynı oranda olmamıştır. Özellikle büyük müzelerimizde yerli ziyaretçi sayısı yabancılardan çok az olmuştur. Bunun nedenleri arasında on beş, yirmi yıl öncesine kadar özellikle Anadolu müzelerinin elverişsiz yapılarda ve tamamen bir depo görünümünde olmaları ve bu durumun insan üzerinde yarattığı kötü iz olabilir. Durum şimdi öyle değildir.
Müzeler artık geçmişle aramızda kültür köprüsü kurulan eğitim yerleri olmuştur. Günümüzden yüzlerce yıl önce yaşamış insanların kültürleri, yaşayış biçimleri hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlamaktadır. Müzeler yalnız geçmişteki kültür varlıklarının sergilendiği yer değil, aynı zamanda Etnografya, fen, doğa ve folklor müzelerinde yakın geçmişin sanat ve zeka ürünlerinin ortaya konduğu yerlerdir.
Müzelerimizin görevlerinden biri kültürel varlıkları korumak ise diğeri eğitimdir.
Polonya'daki bir müzenin önündeki şu yazı müzenin önemini çok güzel açıklıyor «Geçmiş, gelecek içindir»
