Desteklediğim ve oluşturanlara teşekkür ettiğim başlık, 25.07.2016 tarihli yazımı paylaşarak başlatalım o zaman.
"Dünya var oldu olalı, hiç değişmeyecek dediğimiz nice şeyler adeta mutasyona uğradı. Farklılaştı. Sonucunda ne oldu dersek: İşte olay aslında burada başlıyor. Hakikaten sonunda ne oldu? Bu son değişimin başlamadığı o ilk ana geri dönmedi mi? Yani hızla değişen, mutasyon geçiren her ne varsa her seferinde döndü dolaştı başa sardı. İlk haline büründü. Şimdi biraz global olması açısından dünya ile giriş yaptık. Artık parça parça gideceğiz ve göreceğiz ki her şey değişse de en başa dönecek.
Her şey değişecek ama hiçbir şey değişmeyecek (bu ne demek lan mı dediniz?)
Artık yılbaşı heyecanının(!) son demlerindeyiz. Herkeste öyle bir algı var ki -tabii haklı olarak- “şu lanet yıl artık bi' bitsin 2017 gelsin lan!” serzenişleri yeri göğü inletiyor. Haksız bir serzeniş değil elbette. Ne üzücü bir yıldı.. Hatırlamak istemesek de bildiğin darbe oluyordu lan bu ülkede? Nasıl unutulur bu yıl olanlar? Şimdi bir daha gidelim onu göz önüne getirin. 2015'i. Yavaş yavaş 2014'e geçin. Haah tamam dur orda. Şimdi 2013'e bak.
Neler geliyor gözünün önüne, sadece ülkenle ilgili değil başta dedik ya dünya bazında bak. Global bir çerçeveden dünyaya bi göz gezdir. Değişim bi yerde başlamış, artık nerede ne durumda bilmiyoruz kestiremiyoruz da. Ama o denli acı o denli feryat o kadar ölüm var ki geride durmak bilmiyor!
Küresel ısınma diyorduk. “Olum ozon deliniyor lan! Az sık şu zıkkımı” dediğimiz günler geliyor aklımıza. Yeşilaycı, çevre dostu insan edebiyle, deodorant sıkan arkadaşlarımıza... Afrika da ölen çocuklar vardı, susuzluktan açlıktan... Sahi şimdi durdu mu ölümleri? Türkistan da eziyet gören kardeşlerimize üzülüyorduk. O işkenceleri görüp aslan kesiliyorduk yakıp yıkıyorduk klavyemizle etrafı.
Sonra bir bakmışız Filistin de ölen masumlara... Canlı yayında bombardımanlar izliyorduk bilgisayarlarımızın başında çaylarımızı içerek. Beddualar, dualar havada uçuşuyordu, “Allah'ım nasıl oluyor bunlar!?” hatırlarsınız o meşhur “ya kahhar” nidalarını etraflarınızdan..
İşid diye siyah sancaklı teröristler çıktı piyasaya, kimse bir şey anlamadan “bilmeden bunlar kim lan?” demeye kalmadan terörist dediğimiz adamlar ülke işgal edecek seviyeye geldi. Yine masumlar öldü gene insanlar öldü gene kanlar sokaklardan aktı oluk oluk.
Sonra kamera biraz daha yakına geldi. Suriye'ye. Bir baktık adamın teki durduk yere manyağa bağladı kendi halkını katlediyor. Kimyasal silahları kendi halkı üzerinde test ediyor lan herif. Ne oluyor dedik, biz yine buradan rahatımız yerindeyken. Ölümler hiç durdu mu? Öldürülenler azaldı mı. Sahillere ölü çocuk bedenleri vurmadı mı?
Unuttuk, unutturdular ve en kötüsü de alıştık. İnsanlar acıya alışıyor elbet.
Biraz inancı olan insanlar bile isyana kalktı dedi ki: “Allah'ım çocukların ölümüne neden izin veriyorsun?” mutlak gücün sahibi ya sabredin dedi ya da kendi göbeğinizi kendiniz kesin dedi. Bilemeyiz. Yarım imanlı olanlar zaten şuan çoktan onları da kaybettiler. Fark edilmiştir son dönemlerde inançsız insanlarda çoğaldı etrafımızda neyse..
Şimdi çerçeveyi daraltalım, gelin bakalım bir ülkemize. Biz de günlük gülüstanlık geçinip gitmedik. Yüzlerce patlama, on binlerce insanın ölümü, nice insanın elini, bacağını gözünü kaybetmesi.. Şimdi biraz da düşününce biz de savaştayız sanırım? Bunca şey durduk yere nasıl olur yoksa?
Toparlayalım..
Ülkeyi değil elbet. Onun için artık çok geç.
Bir umut deyip “ne iğrenşşş bi yıldı artık 2017 gelsin yeaa” diyen güzel insanlar keşke 2017 de her şeyin daha kötü olacağını bilseler.
Bilseler ki 2018'e girdiğimizde keşke 2016'da kalsaydık diyecekler. Neler yaşayacaklar.
Daha her şey yeni başladı desek yeridir. Daha ölecek çok fazla masum, çok fazla çocuk var. Daha çok kahrolacağız.
Daha çok insan “ya kahhar” çekip derin uykulara dalacak.
Bence uyanmak lazım. Bi lafım vardı kullandığım. Çok hoşuma gitmişti yineleyeyim onu: “Bu dünyayı artık insanlar temizleyemez.”
Bakalım bu değişimin başlangıç noktasına ne ve zaman nasıl döneceğiz..."
vw jetta
Türkiye'de fakir zenginlerin kullandigi araç diye hitap edilir. Dogru olup olmadigi kisiden kisiye gore degisir tabi ki.. degisik bir söylem
zekilik belirtileri
Kendini ifade edebilmek
doraemon
bir manga ve anime serisi.
22. yüzyıldan nobita nobi isimli çocuğa yardıma gelen doraemon isimli robot kedinin maceraları anlatılır.
ülkemizde de çok popüler olsa da, japon kültürüne aşina değilseniz veya japonca bilmiyorsanız animedeki bazı geyikleri anlamanız zor olabilir. türkçe hiç izlemediğim için bu geyikler nasıl tercüme edildi bilmiyorum.
22. yüzyıldan nobita nobi isimli çocuğa yardıma gelen doraemon isimli robot kedinin maceraları anlatılır.
ülkemizde de çok popüler olsa da, japon kültürüne aşina değilseniz veya japonca bilmiyorsanız animedeki bazı geyikleri anlamanız zor olabilir. türkçe hiç izlemediğim için bu geyikler nasıl tercüme edildi bilmiyorum.

yeni tff başkanı
Ex tff Başkanı Yıldırım Demirören'in istifasının ardından TFF Başkanı kim olacak sorusu gayriresmi olarak yanıt buldu. Federasyon, Taban ve kulüpler iş adamı Nihat Özdemir'in başkan adayı olması konusunda uzlaştı. Mutabakat Nihat Özdemir'e iletildi kendisi de olumlu şekilde karşılık verdi.
güldür güldür show
Aşırı gereksiz televizyon programı. Güldürüyor desek yok, düşündürüyor desek o da yok. 30 40 yaşındaki adamların,kadınların çıkıp salak salak bebek taklidi yaparak güldürmeye çalışmaları çok itici ve iğreti.
Ne gömdüm he. Ama harbiden leş.
Ne gömdüm he. Ama harbiden leş.
sözlük yazarlarını yansıtan çiçekler
Karşı cinsimin açmasını beklediğim bir başlık oldu.
kurşunlamak
Kurşunla kaplamak.
13 aralık 2018 ankara hızlı tren kazası
gün geçmiyor ki elim bir olay duymayalım... hayatını kaybeden yolculara Allah rahmet eylesin, yaralılara acil şifalar versin..
gabari
Araçların otoyolda uyulması gereken genişlik ve yükseklik değerlerini gösteren çizimdir.
