Topraktan yaratılmak biraz dini bir durum olduğu için ilk başta ufak bir açıklama yapacağım aynı zamanda müslüman olduğum islami tarafını bilimsel bir şekilde aciklamaya çalışacağım.
Açıklama :ilk başta cenab-i allah dünya ile ilgili bir sey yaparken onu dünya kurallarına göre yapıyor. Şöyle ki güç ve kudreti elinde barindiran allahu teala kainatı 6 günde yaratmıştır. Istese saniyesinde olurdu ama oyunu kuralina göre oynadığı için 6 günde yaratmış.
Şimdi asıl kisima gelirsek cenabi allah insani topraktan yarattim dememistir aslında balciktan yarattım demiştir. Yani sulu toprak .
Bunu neden vurguladim çünkü su yasamdir ayni zamanda oksijen ve hidrojen kaynağıdır.
Şimdi bir amino asitin yapitasi olan 4 element vardir bunlar ; karbon , oksijen , azot ,hidrojendir. Yarattim dediği kismida şöyle düşünüyorum ilk evrimlesen molekulun amino asit sonra ise bugün organel dedigimiz ama o zamanlar hücre statüsündeki mitokondridir.
Toprak ve su neden gerekli ?
Toprak bildiğiniz üzre azot ve karbon kaynağıdır.
Su tepkimelerde cok önemli bir yere sahip olduğu için hem de oksijen ve hidrojen kaynağı olduğu icin aslında balçık evrim için biçilmiş kaftandir. Ama bazi etmenler daha gerekli açık hava basıncı , sicaklik , nem orani vs şeyler bunlarda evrimi etkileyecek faktörlerdir. O sebeple ilk aminoasitin evrimi gerçekleştikten sonra gerisi gelmiştir. Bu da balciktan başlayan bir serüven olan insanın yaratilsindaki başlangıç noktasıdır.
challenge
youtube, twitter ve vine sağolsun hayatımıza giren bir ingilizce sözlük.
türkçesi meydan okuma (en sık kullanılan manasıyla) ama "türkçe tam karşılamıyo abi yeaaa"cılar sağolsun çelınc. aferim.
türkçesi meydan okuma (en sık kullanılan manasıyla) ama "türkçe tam karşılamıyo abi yeaaa"cılar sağolsun çelınc. aferim.
kriz sadece alt kesime var
Çay 1 TL idi.zam 1. 5 oldu.yüzde 50 zam. Aylıktan 100 TL sadece çaya zam olarak gitti.
İstanbul forum avm gittim.
Çay 3 TL dışarda .
Capiçino 14 TL dışarda.
Tv fiatı 18.000 TL
Buzdolabı 8.300 TL
(5.2 TL METRO AKBILIM GİTTİ ) MORALİM BOZULDU ÇIKTIM.
İstanbul forum avm gittim.
Çay 3 TL dışarda .
Capiçino 14 TL dışarda.
Tv fiatı 18.000 TL
Buzdolabı 8.300 TL
(5.2 TL METRO AKBILIM GİTTİ ) MORALİM BOZULDU ÇIKTIM.
yanlış anlama
"ama'dan öncesi yalan, çünkü'den sonrası doğrudur" özdeyişini hatırlatan, biri hakkında yüzüne yüzüne kötü konuşmadan önce söylenen yatıştırma sözü.
"yanlış anlama ama sen de az horunzbuçocuğu değilsin yane" gibi. örnek biraz ağır oldu evet.
"yanlış anlama ama sen de az horunzbuçocuğu değilsin yane" gibi. örnek biraz ağır oldu evet.
milyonluk
Niceliği milyonla ölçülen
ıspanak
Sarmaya benzer. Yerken iyide o yaprakları tek tek yıkaması. Ve o kadar yapraktan bir avuç yemek çıkması. İçler acısı bir durum.
hafıza-i beşer nisyan ile malüldür
"İnsan hafızası unutkanlık hastasıdır" anlamındaki bu cümle, insanın yaşamını devam ettirebilmesi adına anlık heyecan, sevinç, üzüntü gibi kendisine yaradılıştan eklenen özellikleri, yaşamak için unutmak zorunda olduğunu belirtir.
yalnizlikların efendisi
hoş gelmiş, yoldaşım. çok çok yazmasını ve daim olmasını dilerim.
yabancı dil öğrenememe nedenlerimiz
Ön bilgi: Dil öğretiminde 4 temel beceri (dinleme, konuşma, okuma, yazma) esas alınır. Öğretilecek dile ait dil bilgisi (gramer) kuralları da bireye bu beceriler üzerinden aktarılır.
Bana göre yabancı dil öğrenemeyişimizin 2 temel sebebi:
1. Türkçe (ana dil) öğretimindeki sorunlar
Bireylerin farklı bir dilin mantığını kavramaları için önce kendi ana dillerine hâkim olmaları gerekir. (Örneğin; ana dillerindeki zamir, sıfat, fiil, zarf vs. gibi unsurların işlevlerini algılamaları, yabancı bir dilin gramer yapılarını anlayabilmeleri üzerinde çok etkilidir.) Ülke ve dünya çapında yapılan sınavlarda ana dil alanındaki başarı oranımız yerlerde maalesef... Birçok öğrenci okuduğunu anlamakta dahi güçlük çekiyor.
2. Yabancı dil öğretiminde ağırlıklı olarak okuma-yazma becerilerinin gelişimine odaklanılması ve dinleme-konuşma becerilerinin gelişimine özen gösterilmemesi
Okullardaki yabancı dil öğretimi genellikle metin okuma, metin yazma ve dil bilgisinden (gramer) ibaret. Dinleme ve konuşma becerisi üzerine gerçekleştirilen etkinlikler sınırlı sayıda.
Hâlbuki dinleme ve konuşma, doğal dil edinimi sürecinin başında gerçekleşir. İnsanoğlu ana dilini ilk olarak dinleyerek ve konuşarak öğrenmeye başlar. okuma ve yazma ise sonradan -okulda- kazanılan becerilerdir. Yani insan beyni zaten dil öğrenmeye yatkın. Yabancı dil öğretiminde de süreç benzer bir şekilde ilerlerse daha kolay ve kalıcı bir öğrenmenin gerçekleşeceğine inanıyorum. Fakat okullarda yabancı dil öğretiminde öncelikli ve ağırlıklı olarak okuma-yazma becerileri geliştiriliyor, sonrasında ise öğrenciden mükemmel bir dinleme-konuşma performansı ortaya koyması bekleniyor. Sürecin sonunda da harika gramer bilen fakat konuşulanları anlamayan, cümle kuramayan, telâffuzu korkunç bireyler ortaya çıkıyor.
Bana göre yabancı dil öğrenemeyişimizin 2 temel sebebi:
1. Türkçe (ana dil) öğretimindeki sorunlar
Bireylerin farklı bir dilin mantığını kavramaları için önce kendi ana dillerine hâkim olmaları gerekir. (Örneğin; ana dillerindeki zamir, sıfat, fiil, zarf vs. gibi unsurların işlevlerini algılamaları, yabancı bir dilin gramer yapılarını anlayabilmeleri üzerinde çok etkilidir.) Ülke ve dünya çapında yapılan sınavlarda ana dil alanındaki başarı oranımız yerlerde maalesef... Birçok öğrenci okuduğunu anlamakta dahi güçlük çekiyor.
2. Yabancı dil öğretiminde ağırlıklı olarak okuma-yazma becerilerinin gelişimine odaklanılması ve dinleme-konuşma becerilerinin gelişimine özen gösterilmemesi
Okullardaki yabancı dil öğretimi genellikle metin okuma, metin yazma ve dil bilgisinden (gramer) ibaret. Dinleme ve konuşma becerisi üzerine gerçekleştirilen etkinlikler sınırlı sayıda.
Hâlbuki dinleme ve konuşma, doğal dil edinimi sürecinin başında gerçekleşir. İnsanoğlu ana dilini ilk olarak dinleyerek ve konuşarak öğrenmeye başlar. okuma ve yazma ise sonradan -okulda- kazanılan becerilerdir. Yani insan beyni zaten dil öğrenmeye yatkın. Yabancı dil öğretiminde de süreç benzer bir şekilde ilerlerse daha kolay ve kalıcı bir öğrenmenin gerçekleşeceğine inanıyorum. Fakat okullarda yabancı dil öğretiminde öncelikli ve ağırlıklı olarak okuma-yazma becerileri geliştiriliyor, sonrasında ise öğrenciden mükemmel bir dinleme-konuşma performansı ortaya koyması bekleniyor. Sürecin sonunda da harika gramer bilen fakat konuşulanları anlamayan, cümle kuramayan, telâffuzu korkunç bireyler ortaya çıkıyor.