Mali kriz, Türk futbolunun köklü kulüplerinden Eskişehirspor'u fena vurdu. Teknik direktör Fuat Çapa sosyal medyadan "Artık futbolcuları kampa alacak lüksümüz yok. Çünkü tesislerde ne kahvaltı verebiliyoruz ne de yemek" paylaşımını yaptı.
[url] www.karar.com/...[/url]
güzel yemekler yapan erkek
Fakir usulü badibuildink yapıyorum. Spor vesilesiylen makarna ve yumurta haşlama, tavuk kızartma vs yapmayı öğrendim. Bence bu da birşey yanisi
hotmail.com
Hotmail internet tarayıcıları üzerinden kullanılan bir e posta sağlama programıdır.
güne bir söz bırak
Sözcükler tek başlarına insanı kırmaz.İnsanı yaralayan, sözcüklerin arkasına saklanan ikiyüzlülüktür.
Susanna Tamaro
Susanna Tamaro
yazarların kullandığı sigara markaları
Winston Slender
transformasyon
Bir konudan diğerine değişiklik getirmektir.
a house on the bayou
2021 yapımı amerikan korku/gerilim/gizem türündeki filmi.

Bir amerikan ailesinin ıssızlığın ortasında bir eve taşınması ve orada garip olaylar yaşaması, hollywood'un vazgeçemediği klişelerden. Hani biz nasıl konaklı, töreli, ağalı diziler devşiriyorsak, adamlar da bir perili ev tutturmuş gidiyorlar. Ancak bu yapım, onlardan biraz olsun ayrılıyor. Neden mi? Çünkü ben bu yapım kadar kötü oyunculuk, kötü sanat yönetimi ve kötü reji görmedim fakat film tüm bunlara rağmen vasatın üstüne çıkacak kadar yeterli gizem unsurlarına sahip. Hani filmi izledikten sonra şunu düşünüyorsunuz: "ulen bu hikaye, iyi oyuncular ve iyi bir yönetmenin elinde negzel olurdu beee"
Evet film kalitesi oldukça düşük. Özellikle oyunculuklar ve diyaloglar flash tv'den hallice. Buna rağmen, adeta bir stephen king romanı okuyormuşcasına merak ettiriyor ve kendini izlettiriyor. Bilenler bilir, King usta Maine başta olmak üzere, neredeyse tüm hikayelerini kasabalar ve küçük yerleşim birimleri üzerine kurar. Bu hikaye de böyle bir kasabada geçiyor.

Hikayemiz, boşanma aşamasına gelmiş bir çiftin evliliklerini 14 yaşındaki kızları için kurtarma çabasıyla bir taşra evine tatile gitmeleri ile başlıyor. Büyük evde çevreyi tanımak isteyen aile bireyleri kasabaya uğradıklarında yaşlı bir adam ve genç bir delikanlı ile tanışıyorlar. Eve döndükleri günün akşamında bu ikili emr-i vaki yaparak, kendilerini akşam yemeğine davet ettiriyorlar. O saatten sonra olaylar garip bir hal almaya başlıyor ve korku dolu bir yaşam mücadelesi başlıyor. Bu ikili aileden ne istiyor? Evin gizemi ne? Geri kalanı izleyip görebilirsiniz.
Yukarıda da dediğim gibi, göz kanatacak kötü oyunculuklar, berbat bir sanat ve vasat bir reji var ama bu kalitesizliğin ortasında bir Stephen king tadı aldım ben. O yüzden böylesine dandik bir filmi bugün burada tavsiye etme cesaretini de gösteriyorum affınıza sığınarak.
Puanım: 6/10

Bir amerikan ailesinin ıssızlığın ortasında bir eve taşınması ve orada garip olaylar yaşaması, hollywood'un vazgeçemediği klişelerden. Hani biz nasıl konaklı, töreli, ağalı diziler devşiriyorsak, adamlar da bir perili ev tutturmuş gidiyorlar. Ancak bu yapım, onlardan biraz olsun ayrılıyor. Neden mi? Çünkü ben bu yapım kadar kötü oyunculuk, kötü sanat yönetimi ve kötü reji görmedim fakat film tüm bunlara rağmen vasatın üstüne çıkacak kadar yeterli gizem unsurlarına sahip. Hani filmi izledikten sonra şunu düşünüyorsunuz: "ulen bu hikaye, iyi oyuncular ve iyi bir yönetmenin elinde negzel olurdu beee"
Evet film kalitesi oldukça düşük. Özellikle oyunculuklar ve diyaloglar flash tv'den hallice. Buna rağmen, adeta bir stephen king romanı okuyormuşcasına merak ettiriyor ve kendini izlettiriyor. Bilenler bilir, King usta Maine başta olmak üzere, neredeyse tüm hikayelerini kasabalar ve küçük yerleşim birimleri üzerine kurar. Bu hikaye de böyle bir kasabada geçiyor.

Hikayemiz, boşanma aşamasına gelmiş bir çiftin evliliklerini 14 yaşındaki kızları için kurtarma çabasıyla bir taşra evine tatile gitmeleri ile başlıyor. Büyük evde çevreyi tanımak isteyen aile bireyleri kasabaya uğradıklarında yaşlı bir adam ve genç bir delikanlı ile tanışıyorlar. Eve döndükleri günün akşamında bu ikili emr-i vaki yaparak, kendilerini akşam yemeğine davet ettiriyorlar. O saatten sonra olaylar garip bir hal almaya başlıyor ve korku dolu bir yaşam mücadelesi başlıyor. Bu ikili aileden ne istiyor? Evin gizemi ne? Geri kalanı izleyip görebilirsiniz.
Yukarıda da dediğim gibi, göz kanatacak kötü oyunculuklar, berbat bir sanat ve vasat bir reji var ama bu kalitesizliğin ortasında bir Stephen king tadı aldım ben. O yüzden böylesine dandik bir filmi bugün burada tavsiye etme cesaretini de gösteriyorum affınıza sığınarak.
Puanım: 6/10
pazar
Haftanın son günü olması neticesinde en hüzünlü en karamsar günüdür. Çünkü ; Pazartesinin , sendromun gelişi pazardan belli olur.
mutlaka okunması gereken kitaplar
Dosteyeski: Kumarbaz (efsane bi roman)
Jane Austen: Gurur ve Ön Yargi (filmi de mevcut.)
Sabahttin Ali: Sırça Köşk (hikâye kitabi)
George Orwell: Hayvan Çiftliği
Franz Kafka: Dönüşüm
Yavuz Bülent Bakiler: Sözün Doğrusu (Türk dili ile ilgili)
Jane Austen: Gurur ve Ön Yargi (filmi de mevcut.)
Sabahttin Ali: Sırça Köşk (hikâye kitabi)
George Orwell: Hayvan Çiftliği
Franz Kafka: Dönüşüm
Yavuz Bülent Bakiler: Sözün Doğrusu (Türk dili ile ilgili)