Bir şeyin içi, içyüzü.
Dahiliye nazırlığı
zevklenmek
Zevk duymak, hoşlanmak.
meridyen
Ekvatoru dik olarak kestiği ve iki kutup noktasından geçerek dünyayı çevrelediği varsayılan daire.
geçmişi özlemek
geleceği çok boktan olan bir dünya'da,geçmişini özlemeyen,bi zahmet geçmişini sorgulasın !
Teknolojinin hayatımıza getirdiği rahatlık & bizden aldığı insanlık...
Bu şartlar altında kim geçmişini özlemez ki ?
İnsan hiç bir şeyi özlemezse bile, yitip giden gençliğini özler,mahallesini özler,her akşam gelen/gidilen komşularını özler...
İnsan hiç bir şeyi özlemezse bile, Tipi tipi özler, eti ay dedeyi özler,cino'yu özler...
İnsan hiç bir şeyi özlemezse bile, He-Man özler, vak vak'ı özler, ninja kamplumbaları özler...
İnsan hiç bir şeyi, özlemezse bile, tetrisi özler, atariyi özler,bisikletini özler...
Ulan insan hiç bir şeyi özlemezse bile kaybettiği insanları ve insanlığını özler....
Hadi biz 80-90'lılar bunları özlüyoruz. ya bu 2000'liler neyi özlüyor...hahahahhhaa
Teknolojinin hayatımıza getirdiği rahatlık & bizden aldığı insanlık...
Bu şartlar altında kim geçmişini özlemez ki ?
İnsan hiç bir şeyi özlemezse bile, yitip giden gençliğini özler,mahallesini özler,her akşam gelen/gidilen komşularını özler...
İnsan hiç bir şeyi özlemezse bile, Tipi tipi özler, eti ay dedeyi özler,cino'yu özler...
İnsan hiç bir şeyi özlemezse bile, He-Man özler, vak vak'ı özler, ninja kamplumbaları özler...
İnsan hiç bir şeyi, özlemezse bile, tetrisi özler, atariyi özler,bisikletini özler...
Ulan insan hiç bir şeyi özlemezse bile kaybettiği insanları ve insanlığını özler....
Hadi biz 80-90'lılar bunları özlüyoruz. ya bu 2000'liler neyi özlüyor...hahahahhhaa
güven sözlük 3. yıl dönümü
Yine olan bana oldu 1 yaş daha yaşlandım.
native base
kuaförlerde bulunan keratin saç bakımı ürünleri olan bir marka. türkiye pazarına yerli markası ile tamamen öz sermaye yatırımlarıyla genç girişimciler tarafından sunulmuş ve ürünleri bakanlıklar tarafından onaylanmış kaliteli bir marka. keratin saç bakımından ziyade argan yağı, argan şampuanı, saç onarıcı maske ve şampuan gibi ürünleri de bulunuyor.
nispi
Göreli, bağıntılı, izafî, rölatif.
sıcacık
Yeter derecede ve hoşa giden bir sıcaklığı olan.
gecenin şiiri
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.
Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.
Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...
