annem.
anam anan canım anam
sözlükte farklı görüşlerin olması
Olmaması ilginç olurdu değil mi?
bruce willis
Filmleri dünyada 3 milyar dolar gelir elde eden sinema oyuncusu. ..
Bir zamanların aranan ve sevilen oyuncusu son dönemlerde kötü rollerde yer almaya başlamıştı. 2019 filmlerinde daha oturaklı ve lider özellikli rollere geri dönmesi iyi oldu.
Bir zamanların aranan ve sevilen oyuncusu son dönemlerde kötü rollerde yer almaya başlamıştı. 2019 filmlerinde daha oturaklı ve lider özellikli rollere geri dönmesi iyi oldu.
visual kei
japonya'ya özgü bir müzik türü. çoğunlukla rock müzik ağırlıklıdır.
anavatanı nagoya eyaletidir.
bu tarzda müzik yapan gruplar dış görünüşlerine, imajlarına falan epey önem verirler ama çok yanlış anlaşılan noktalardan bir tanesi kadın kılığına giren visual kei müzisyenlerinin cinsel kimliği hakkındadır.
esasında visual kei, japon kabuki tiyatrosundan türemiştir. elbette kiss gibi glam gruplarının etkisi de vardır ama kiss fitili ateşleme görevi görmüştür sadece. x-japan, kiss'i gördükten sonra "eee biz de böyle işler yapıyoruz ki?" deme cesaretini kiss'ten sonra göstermiştir. yoksa x-japan, japonya gibi bir yerde kolay kolay tutmazdı. yapımcılar da baktılar kiss epey popüler, x-japan'a yol verdiler ve ortaya visual kei çıktı.
ama işte tüm gruplar ilk başta x-japan gibi olmaya çalışsa da tonla farklı visual kei akımı ortaya çıktı. kimisi x-japan'ın daha avrupalı olan, daha gotik olan tarzından yürüdü; kimisi de "aga zaten visual kei dediğin şey kabuki tiyatorusu kökenlidir. kiss falan hikaye. esas visual kei kabuki tiyatrosunu temel alır" demiş ve ortaya daha japonik bir visual kei çıkmıştır. mesela inugami circus-dan ve ningen isu bu tarz gelenekselci gruplardır.
hatta inugami circus-dan'ın müziği çok fazla japon tiyatrosundan etkilenmiştir.
ningen-isu ise biraz daha farklı. adamlar sonradan visual kei'ye girmişlerdir. aslında ilk başta king crimson tarzı müzik yapmaktadırlar. ama bakıyorlar ki güzel şeyler visual kei'de onlar da giriyorlar işin içine. tabii yaşlandılar artık.
evet kabuki dedik ve şimdi cinsel kimlik kısmına girebilirim sanırım.
kabuki tiyatrosunda kadın oyuncu bulunması yasakmış. sebebi ise ahlak bozulmasın vs. klasik japon kafası. adamlara göre hala kadın evde oturup çocuk bakması gereken bir varlık. mesela türkiye kadın hakları konusunda japonya'dan kat kat daha ileride sıralamalarda. japonya afrika ülkeleriyle falan takılıyor.
işte kadın olmayınca tiyatroda, mecburen kadın rolünü erkekler oynuyor. erkek oyuncular kadın rolüne giriyor falan.
işte visual-kei bu noktada değişik bir yola sapıyor.
bazı adamlar "lan biz kültürümüzü seviyoruz. o sebeple de kabuki'yi temel alacağız. ama baroktur gotiktir falan onları da seviyoruz. o halde neden bu ikisini karıştırmıyoruz?" diyor ve ortaya malice mizer gibi gruplar çıkıyor.
şimdi bir de dünya 20. yüzyılın sonunda, 21. yüzyılın başında global bir yer halini alınca japonya'daki gruptan ugandalı adamın bile haberdar olma imkanı doğuyor.
lakin sıkıntı şu ki bu adamları izleyen avrupalılar "aman tanrım ne kadar da gay! tıpkı bizler gibi!" diyor. ama ortada sıkıntı var ki kadın kılığına giren visual kei müzisyenleri heteroseksüel. gay olanlar da var ama onlar pek fazla değiller.
bu durumun benzeri japonya 19. yüzyılda dünyaya açıldığında da oluyor. avrupalılar için homoseksüellik falan hala tabu olduğu için kabuki izleyenler falan "ya bu japonlar ne kadar pis ahlaksız insanlar. yuvarlak mısınız olm siz?!" şeklinde tepki veriyor.
adamlar her kültürü kendileri gibi zannediyorlar...
hatta en son hizaki bu duruma isyan etmişti. nhk world'de yayınlanan uluslararası bir programda adama gelen sorular "cinisyet değiştirmeyi düşünüyor musunuz?", "erkekle çıkar mısınız?" tarzı saçma sapan sorulardı. adam da üstü kapalı bir şekilde "erkeğim olm ben, karı seviyorum" demeye getirdi de adam efendi olduğu için çok da ağır konuşmadı. ama adamın şalterlerinin attığını ben bile hissettim.
neyse işte böyle nevi şahsına münhasır bir müzik türü visual kei.
sonuç olarak visual kei'de olay tiyatrodur diyebiliriz.
anavatanı nagoya eyaletidir.
bu tarzda müzik yapan gruplar dış görünüşlerine, imajlarına falan epey önem verirler ama çok yanlış anlaşılan noktalardan bir tanesi kadın kılığına giren visual kei müzisyenlerinin cinsel kimliği hakkındadır.
esasında visual kei, japon kabuki tiyatrosundan türemiştir. elbette kiss gibi glam gruplarının etkisi de vardır ama kiss fitili ateşleme görevi görmüştür sadece. x-japan, kiss'i gördükten sonra "eee biz de böyle işler yapıyoruz ki?" deme cesaretini kiss'ten sonra göstermiştir. yoksa x-japan, japonya gibi bir yerde kolay kolay tutmazdı. yapımcılar da baktılar kiss epey popüler, x-japan'a yol verdiler ve ortaya visual kei çıktı.
ama işte tüm gruplar ilk başta x-japan gibi olmaya çalışsa da tonla farklı visual kei akımı ortaya çıktı. kimisi x-japan'ın daha avrupalı olan, daha gotik olan tarzından yürüdü; kimisi de "aga zaten visual kei dediğin şey kabuki tiyatorusu kökenlidir. kiss falan hikaye. esas visual kei kabuki tiyatrosunu temel alır" demiş ve ortaya daha japonik bir visual kei çıkmıştır. mesela inugami circus-dan ve ningen isu bu tarz gelenekselci gruplardır.
hatta inugami circus-dan'ın müziği çok fazla japon tiyatrosundan etkilenmiştir.
ningen-isu ise biraz daha farklı. adamlar sonradan visual kei'ye girmişlerdir. aslında ilk başta king crimson tarzı müzik yapmaktadırlar. ama bakıyorlar ki güzel şeyler visual kei'de onlar da giriyorlar işin içine. tabii yaşlandılar artık.
evet kabuki dedik ve şimdi cinsel kimlik kısmına girebilirim sanırım.
kabuki tiyatrosunda kadın oyuncu bulunması yasakmış. sebebi ise ahlak bozulmasın vs. klasik japon kafası. adamlara göre hala kadın evde oturup çocuk bakması gereken bir varlık. mesela türkiye kadın hakları konusunda japonya'dan kat kat daha ileride sıralamalarda. japonya afrika ülkeleriyle falan takılıyor.
işte kadın olmayınca tiyatroda, mecburen kadın rolünü erkekler oynuyor. erkek oyuncular kadın rolüne giriyor falan.
işte visual-kei bu noktada değişik bir yola sapıyor.
bazı adamlar "lan biz kültürümüzü seviyoruz. o sebeple de kabuki'yi temel alacağız. ama baroktur gotiktir falan onları da seviyoruz. o halde neden bu ikisini karıştırmıyoruz?" diyor ve ortaya malice mizer gibi gruplar çıkıyor.
şimdi bir de dünya 20. yüzyılın sonunda, 21. yüzyılın başında global bir yer halini alınca japonya'daki gruptan ugandalı adamın bile haberdar olma imkanı doğuyor.
lakin sıkıntı şu ki bu adamları izleyen avrupalılar "aman tanrım ne kadar da gay! tıpkı bizler gibi!" diyor. ama ortada sıkıntı var ki kadın kılığına giren visual kei müzisyenleri heteroseksüel. gay olanlar da var ama onlar pek fazla değiller.
bu durumun benzeri japonya 19. yüzyılda dünyaya açıldığında da oluyor. avrupalılar için homoseksüellik falan hala tabu olduğu için kabuki izleyenler falan "ya bu japonlar ne kadar pis ahlaksız insanlar. yuvarlak mısınız olm siz?!" şeklinde tepki veriyor.
adamlar her kültürü kendileri gibi zannediyorlar...
hatta en son hizaki bu duruma isyan etmişti. nhk world'de yayınlanan uluslararası bir programda adama gelen sorular "cinisyet değiştirmeyi düşünüyor musunuz?", "erkekle çıkar mısınız?" tarzı saçma sapan sorulardı. adam da üstü kapalı bir şekilde "erkeğim olm ben, karı seviyorum" demeye getirdi de adam efendi olduğu için çok da ağır konuşmadı. ama adamın şalterlerinin attığını ben bile hissettim.
neyse işte böyle nevi şahsına münhasır bir müzik türü visual kei.
sonuç olarak visual kei'de olay tiyatrodur diyebiliriz.
borsada yayın sorunu
Birşeyler dönüyor gibi. Hiçbirzaman kimsenin anlayamayacağı şeyler bunlar olumlu mu olumsuz mu bilemiyoruz lakin halkı çürütecek bir oluşumun olmaması adına dua edeceğim bir başlık.
cilt
Deri, ten.
erkekleri eskiciye verip mandalla takas etmek
Ticaret ticarettir. uluslararası dahil, Her türlü takas yapılır.
daha tanışmadan sevgili olmak
erkek: sevgilim olur musun?
kız: evet
erkek: tanışalım mı?
kız: obaaa...
kız: evet
erkek: tanışalım mı?
kız: obaaa...
yaptığında herkes seni izliyormuş hissi veren durumlar
Küçüklüğümden itibaren değiştiremediğim bazı davranışlarım vardı;
Öksürmeyi ayıp sayardım, sesimi dahi kimse duymasın isterdim. (İçine kapanık çocukluk geçirenler beni anladı hemen)
Hatta hatırlar mısınız bilmem, kaybolmasın diye boynuna bile asılan kocaman yeşil silgiler vardı. Sildiğinde toz halinde artık bırakırdı, bir de düzgün hiç silmezdi. Benim hiç öyle silgim olmadı, alerjim vardı o silgiye.
Üniversiteye geçtim hiç şansım değişmedi!
Evet o malum yeşil silgisi olan arkadaşlar hep sıra arkadaşım oldu. Toz alerjisinden dolayı boğulur derecede öksürmeme sebep oluyordu o silgi. Sınıfta öksürmek demek ırza geçmek demek gibiydi benim için nedense o kadar kötü hissediyordum. Belki de fazla alaycı sınıf arkadaşlarım vardı belki de ben çok takıntılıydım o zamanlar kim bilir.
hele öksürük, sınav anına denk geldiyse, değmeyin keyfime!!
Öksüremedikçe kıpkırmızı kesiliyor, içime öksürmeye çalışırken bu sırada, beynimden gelen boz maddenin burun kanallarıma geçiş yapmaktadır.
Hangi birine yanayım; hem öksürdüğüm için hem de burnum aktığı için iki kepazeliği de aynı anda yaşatan toplum baskısı!
Evet! Aferin size.
Öksürmeyi ayıp sayardım, sesimi dahi kimse duymasın isterdim. (İçine kapanık çocukluk geçirenler beni anladı hemen)
Hatta hatırlar mısınız bilmem, kaybolmasın diye boynuna bile asılan kocaman yeşil silgiler vardı. Sildiğinde toz halinde artık bırakırdı, bir de düzgün hiç silmezdi. Benim hiç öyle silgim olmadı, alerjim vardı o silgiye.
Üniversiteye geçtim hiç şansım değişmedi!
Evet o malum yeşil silgisi olan arkadaşlar hep sıra arkadaşım oldu. Toz alerjisinden dolayı boğulur derecede öksürmeme sebep oluyordu o silgi. Sınıfta öksürmek demek ırza geçmek demek gibiydi benim için nedense o kadar kötü hissediyordum. Belki de fazla alaycı sınıf arkadaşlarım vardı belki de ben çok takıntılıydım o zamanlar kim bilir.
hele öksürük, sınav anına denk geldiyse, değmeyin keyfime!!
Öksüremedikçe kıpkırmızı kesiliyor, içime öksürmeye çalışırken bu sırada, beynimden gelen boz maddenin burun kanallarıma geçiş yapmaktadır.
Hangi birine yanayım; hem öksürdüğüm için hem de burnum aktığı için iki kepazeliği de aynı anda yaşatan toplum baskısı!
Evet! Aferin size.
25 mart 2009
şehadetinden birkaç gün önce bir anadolu kasabasında konuşmasını dinlemiştim, allah rahmet eylesin.




