Bir (gizli:Ümit Yaşar Oğuzcan) şiiridir.
6 Haziran 1973
Pırıl pırıl bir yaz günüydü.
Aydınlıktı, güzeldi dünya.
Bir adam düştü o gün Galata Kulesi nden
Kendini bir anda bıraktı boşluğa.
Ömrünün baharında
Bütün umutlarıyla birlikte
Paramparça oldu
Bir adam düştü Galata Kulesi nden
Bu adam benim oğlumdu.
Gencecikti Vedat,
Işıl ışıldı gözleri
İçi
Bütün insanlar için sevgiyle doluydu
Çıktı apansız o dönülmez yolculuğa
Kendini bir anda bıraktı boşluğa
Söndü güneş, karardı yeryüzü bütün
Zaman durdu
Bir adam düştü Galata Kulesinden
Bu adam benim oğlumdu.
\" Açarken ufkunda güller alevden \"
Çıktı, her günkü gibi gülerek evden
Kimseye belli etmedi içindeki yangını
Yürüdü, kendinden emin
Sonsuzluğa doğru
Galata Kulesinde bekliyordu ecel
Bir fincan kahve, bir kadeh konyak
Ölüm yolcusunun son arzusuydu bu
Bir adam düştü Galata Kulesi nden
Bu adam benim oğlumdu.
Küçücüktü bir zaman,
Kucağıma alır ninniler söylerdim ona
Uyu oğlum, uyu oğlum, ninni
Bir daha uyanmamak üzere uyudu Vedat
6 Haziran 1973
Galata Kulesi nden bir adam attı kendini
Bu nankör insanlara
Bu kalleş dünyaya inat
Şimdi yine bir ninni söylüyorum ona
\" Uyan oğlum, uyan oğlum, uyan Vedat \"
ikişer
İki sayısının üleştirme sıfatı, her defasında ikisi bir arada olan, her birine iki
vergi
motorlu taşıt vergisi mtv adı altında alınan paralarla; vatandaşın defteri dürülüp, ciğeri sökülmekte, ''yanayım yanayım ateşlerde yanayım'' şarkısı eşliğinde dalağından kumbara yapılmaktadır. kesin bilgi, yayalım.
ayrıca vergi bilinci şarkısı
ayrıca vergi bilinci şarkısı
söbeçayır
Erzurum'un çat ilçesine bağlı yerleşim merkezidir.
almanya denince akla gelenler
"alamancı" şeklinde tarif edilen gurbetçiler. bmw, mercedes, volkswagen. şimdilik bu kadar.
kendini boşlukta hisseden kişiler
Yıllardır o boşluktaydım sonunda kendimi aşağı attım. Mutluyum, tavsiye edilir. Merdümgiriz insanım ben çünkü.
saçma bir finalle ekranlara veda eden diziler
bahtiyar ölmez (atv) bu kategoride zirveye oynayabilir.

Tamam çok kaliteli bir dizi olduğu söylenemez, hatta insani sinir eden bir yapmacıklık vardı ama komedi unsurları iyi işleniyordu.

Ani verilen yayından kaldırılma kararıyla dizi öyle bir final yaptı ki, diziyi takip edenlere ana avrat sövülseydi bu kadar aşağılanmazlardı.

Tamam çok kaliteli bir dizi olduğu söylenemez, hatta insani sinir eden bir yapmacıklık vardı ama komedi unsurları iyi işleniyordu.

Ani verilen yayından kaldırılma kararıyla dizi öyle bir final yaptı ki, diziyi takip edenlere ana avrat sövülseydi bu kadar aşağılanmazlardı.
arkeoloji müzesinde yapılan restorasyon
her zamanki gibi facia ile sonuçlanmış olan eylem.
sabah erken kalkmak
Yıllarımı verdim okul hayatı, iş hayatı.. Yok arkadaş ben sana alışamıyorum.
türkiye'de habercilik
Bugün fox'un sabah haberlerini izledim de bu başlık aklıma geldi. algı operasyonu diye bir başlık olsaydı oraya yazacaktım ama buraya kısmetmiş. Anlatacağım ama önce biraz geçmişe gidelim:
Rte, bir otobüsün üstündeydi ve halka hitap ediyordu. Gelen şehit haberleri vardı. Muhalefet terör örgütünden önce, hükümet partisini suçlamakla meşguldü. Teröre lanet okumaksızın, erdoğan hunharca eleştiriliyordu. Canına tak etmiş olmalı ki prompter dışına çıkıp "bu bir savaş! Elbette mücadele edilecek, şehit de gelecek, gazi de gelecek. Şehitlik büyük bir mertebedir, asker ocağı peygamber ocağıdır" minvalinde bir savunma yaptı. Ardından "Herhalde askerlik yan gelip yatma yeri değildir." Deyiverdi. Normal algıya sahip herkes, "elbette değildir" demesi gerekirken, bir anda infial oldu. Muhalefet televizyonlarda erdoğan'ın "askerlik yan gelip yatma yeridir" dediğini iddia etti. Bakın abartmıyorum, gerçekten söylediler bunu. İnanılır gibi değil, değil mi? Bugün bu cümleyi kurduğumuz zaman, erdoğan'ın sanki yanlış bir cümle kurduğu algısına sahibiz.
Yine abd'nin iran ambargosunu delerek, ülkeye döviz ve altının el altından kazandırıldığı bir operasyon yapıldı. Siz bunu 17-25 Aralık veya "ayakkabı kutuları" diye hatırlıyorsunuz. O paraların orada ne işi vardı? Kimin parasıydı? Nereden gelmişti ve kim kutulara yerleştirmişti? Soruları sorulmuyordu. Heryerde aynı muhabbet vardı: "ayakkabı kutuları!" Gerçekten işin özünü bilen dahi yoktu. Bugün bile bu muhabbeti açanlara yukarıdaki soruları sorun, cevap veremiyorlar. Çok ilginç değil mi?
İşte bu ve bunun gibi algı operasyonlarını yapabilmek için, türkiye'deki habercilik anlayışını iyi irdelemek gerekir. Eğer bir olay, karşıt tarafa saldırmak için gerekiyorsa, olay basitleştirilir ve sembollere dönüştürülür. 17-25 Aralık, ayakkabı kutuları gibi.. Kısa ve öz. "128 milyar dolar" gibi mesela. Konunun iç yüzünün saldırgan taraf için bilinmesine gerek yoktur. Sadece sembolleri kullanması yeterlidir.
- Ayakkabı kutuları!
+ İran ambargosunu delerek..
- Hayır! Bunlar hırsız! Haramzade!
+ Birader İran iç pazarındaki amerikan şirketleri...
- Hayır! Ayakkabı kutularını anlat sen!
+ Tamam, bak; ülkeye giren gayrı resmi nakit akışından alınacak verginin..
- Baaak işte hırsızsınız! Ayakkabı kutularıııı!
+ Anlatıyorum bak dinle..
- Ayakkabıııı kutularıııı!
+....
- Bişey diyemezsin tabi troll seni! Aktrol! Ak-it!
Ne acı değil mi? Karşılıklı münazara edemeyen münakaşa manyaklığıyla, politize olmuş şuursuz bir muhalefet..
-128 milyar dolar nerede?
+ Sayıyorum, Bist'te gerçekleşen...
-128 milyar dolar!
+ Evet, bak şimdi, finans şirketleri borsadaki dolar yükünü..
- 128 dolar milyarı!
+ Ne? Dur, anlatıyorum..
- 120 dolar 8'inin milyarı..
+ Anlamıyorum, dinlersen bak..
- 100 dolar 28 milyar!
+... İyi misin? Bi doktora gidelim mi?
- Dolar! Milyar, sen bu doları naaptın? Muş!
+.. Peki..
Bugün fox sabah haberlerinde ismail küçükkaya chp'nin soruşturma önergesini haber yapıyor. Chp grubu, cumhurbaşkanı'nın yaptığı konuşma ile doların bir anda düşmesinin ardının araştırılmasını talep ediyor, cumhurbaşkanlığı "kur korumalı" sistem sayesinde olduğu şeklinde cevap veriyor. muhalefet tatmin olmadığı gibi, bu arada birilerinin zenginleştiği iddiasını ortaya atıyor. Fakat bu haber dile getirilirken, "20 aralık operasyonu" alt başlığı ile "20 aralık" söz öbeğini defalarca ama defalarca kullanıyorlar. Bir kaç kez tekrar ettikten sonra saymaya başladım, 2 dakikalık videoda 6 defa ttelaffuz ettiler. Eminim başından izlesem 10'u bulur. İmkanı olanlar, bu sabah yayınlanan fox haberini tekrar izlesin. Nasıl da olayı sembolleştirme çabasına giriyor, nasıl da fetö taktikleri kullanılıyor, siz de görün..
Yazık, yazık.. adam gibi muhalefet edin. Kötünün iyisi muharrem ince, bari fox onu kollasa diyeceğim ama fox'un bütün ipleri ip'te, meral akşener'de anlaşılan..
Rte, bir otobüsün üstündeydi ve halka hitap ediyordu. Gelen şehit haberleri vardı. Muhalefet terör örgütünden önce, hükümet partisini suçlamakla meşguldü. Teröre lanet okumaksızın, erdoğan hunharca eleştiriliyordu. Canına tak etmiş olmalı ki prompter dışına çıkıp "bu bir savaş! Elbette mücadele edilecek, şehit de gelecek, gazi de gelecek. Şehitlik büyük bir mertebedir, asker ocağı peygamber ocağıdır" minvalinde bir savunma yaptı. Ardından "Herhalde askerlik yan gelip yatma yeri değildir." Deyiverdi. Normal algıya sahip herkes, "elbette değildir" demesi gerekirken, bir anda infial oldu. Muhalefet televizyonlarda erdoğan'ın "askerlik yan gelip yatma yeridir" dediğini iddia etti. Bakın abartmıyorum, gerçekten söylediler bunu. İnanılır gibi değil, değil mi? Bugün bu cümleyi kurduğumuz zaman, erdoğan'ın sanki yanlış bir cümle kurduğu algısına sahibiz.
Yine abd'nin iran ambargosunu delerek, ülkeye döviz ve altının el altından kazandırıldığı bir operasyon yapıldı. Siz bunu 17-25 Aralık veya "ayakkabı kutuları" diye hatırlıyorsunuz. O paraların orada ne işi vardı? Kimin parasıydı? Nereden gelmişti ve kim kutulara yerleştirmişti? Soruları sorulmuyordu. Heryerde aynı muhabbet vardı: "ayakkabı kutuları!" Gerçekten işin özünü bilen dahi yoktu. Bugün bile bu muhabbeti açanlara yukarıdaki soruları sorun, cevap veremiyorlar. Çok ilginç değil mi?
İşte bu ve bunun gibi algı operasyonlarını yapabilmek için, türkiye'deki habercilik anlayışını iyi irdelemek gerekir. Eğer bir olay, karşıt tarafa saldırmak için gerekiyorsa, olay basitleştirilir ve sembollere dönüştürülür. 17-25 Aralık, ayakkabı kutuları gibi.. Kısa ve öz. "128 milyar dolar" gibi mesela. Konunun iç yüzünün saldırgan taraf için bilinmesine gerek yoktur. Sadece sembolleri kullanması yeterlidir.
- Ayakkabı kutuları!
+ İran ambargosunu delerek..
- Hayır! Bunlar hırsız! Haramzade!
+ Birader İran iç pazarındaki amerikan şirketleri...
- Hayır! Ayakkabı kutularını anlat sen!
+ Tamam, bak; ülkeye giren gayrı resmi nakit akışından alınacak verginin..
- Baaak işte hırsızsınız! Ayakkabı kutularıııı!
+ Anlatıyorum bak dinle..
- Ayakkabıııı kutularıııı!
+....
- Bişey diyemezsin tabi troll seni! Aktrol! Ak-it!
Ne acı değil mi? Karşılıklı münazara edemeyen münakaşa manyaklığıyla, politize olmuş şuursuz bir muhalefet..
-128 milyar dolar nerede?
+ Sayıyorum, Bist'te gerçekleşen...
-128 milyar dolar!
+ Evet, bak şimdi, finans şirketleri borsadaki dolar yükünü..
- 128 dolar milyarı!
+ Ne? Dur, anlatıyorum..
- 120 dolar 8'inin milyarı..
+ Anlamıyorum, dinlersen bak..
- 100 dolar 28 milyar!
+... İyi misin? Bi doktora gidelim mi?
- Dolar! Milyar, sen bu doları naaptın? Muş!
+.. Peki..
Bugün fox sabah haberlerinde ismail küçükkaya chp'nin soruşturma önergesini haber yapıyor. Chp grubu, cumhurbaşkanı'nın yaptığı konuşma ile doların bir anda düşmesinin ardının araştırılmasını talep ediyor, cumhurbaşkanlığı "kur korumalı" sistem sayesinde olduğu şeklinde cevap veriyor. muhalefet tatmin olmadığı gibi, bu arada birilerinin zenginleştiği iddiasını ortaya atıyor. Fakat bu haber dile getirilirken, "20 aralık operasyonu" alt başlığı ile "20 aralık" söz öbeğini defalarca ama defalarca kullanıyorlar. Bir kaç kez tekrar ettikten sonra saymaya başladım, 2 dakikalık videoda 6 defa ttelaffuz ettiler. Eminim başından izlesem 10'u bulur. İmkanı olanlar, bu sabah yayınlanan fox haberini tekrar izlesin. Nasıl da olayı sembolleştirme çabasına giriyor, nasıl da fetö taktikleri kullanılıyor, siz de görün..
Yazık, yazık.. adam gibi muhalefet edin. Kötünün iyisi muharrem ince, bari fox onu kollasa diyeceğim ama fox'un bütün ipleri ip'te, meral akşener'de anlaşılan..