hisset düşün konuş ama susma

nushirevan nushirevan · 24.08.2019 15:55 · 325 · #68705
[ebkz]68703[/ebkz] numaralı giriyi yanlış anlayıp aleyhine açıldığını düşündüğüm başlık. Bana yapıldığı ve adet olduğu üzere eksi veremem çünkü kendi içinde tutarlı bir görüş beyan edilmiş. Yazarın yazdıklarının çoğu doğrudur. Doğru ama doğrudan da biraz sapmış. Ben girimde "kimse konuşmasın, duyar kasmasın" minvalinde bir giri öngörmemiştim. Hâlen de öyle olduğunu düşünmüyorum. Anlatmak istediğimi burada açayım biraz: "çözümün parçası olmayan, problemin bir parçasıdır" derler. Sosyal medyada cinayetin detayları, tekrarı, hatta lanet okunması dahil çözüme bir gram katkı sağlamaz. #EmineBulutuUnutmayacağız yerine #SüresizNafakayaSon veya #KısasaKısas diye tag'ler açılsa.. ne bileyim, Avrupa Konseyi gücenmesin diye Avrupa'da dahi olmayan uygulamaları memleketimde deneyip, kültürümüzün dna kodlarıyla oynayanları eleştirmek yerine tüm çark sisteminin hatasını bir yanlış dişliye yüklemek bu kadar kolay olmasa.. şu resmin bütününe baksak da, bir yanlış fırça darbesinin hikayesini bu kadar süslemesek.. evet Emine Bulut unutulmamalı ama unutulacak.. evet kadın cinayetleri önlenmeli ama devam edecek.. evet o çocuğun feryadı ciğerimizi yakacak ama daha çok feryatlar bizi bekliyor olacak. Münferit düşünmeyi bi bıraksak, yahu bu çark yanlış dönüyor, sorun dişlilerde değil diyebilsek.. Sahile vuran bi çocuk cesedi vardı hani.. Alyan bebek.. 1 ay sonra unutuldu.. Müge Anlı 'da itirafçı olan Himmet diye bi mahluk vardı hani.. Unutuldu gitti.. Özgecan Aslan'lar, Münevver Karabulut' lar, Şule Çet'ler, Rabia Naz'lar sadece medyada yer aldığı için mi şanslılar? Ya videosu çekilmeyen, twitter'da gündem olamayan, varlığından habersiz yitip giden canlar? Konuşalım mı tek tek? Yoksa bu sistemi hepten mi yoklasak?
Upvote 4
Downvote 0
3

entelektüel

normal adam normal adam · 26.01.2019 23:19 · 520 · #37614
Bir yazı okuyordum, cemil mericin magaradakiler kitabindan alıntıyla entelektuellik üzerine deginilmis. Burada paylaşmak istedim.


---
Cemil Meriç entelektüel kelimesini solun bayrağı olduğu biçimde şöyle tanımlıyor; “Yazı veya söz aracılığı ile toplumun şuurlanmasına yardım eden kişi. Yol gösteren, aydınlatan, itham eden kişi…” (syf.16)

Aron: “Gelişmemiş bir memlekette her diplomalı entelektüeldir.”
Kopuk kopuk entelektüel tanımları, tabirleri, yakıştırmaları; sağdan, soldan, içerden, dışarıdan…
Schumpeter: “Her tabakadan kopup gelirler, kendi sınıfları olmayan sınıfların çıkarlarına öncülük ederler. Entelektüelin üzerinde anlaşmaya varılan bir vasfı var: Eleştiricilik. Eleştiricidir çünkü olayları yaşamaz, dışarıdan seyreder. Sonra, kendini kabul ettirmenin en kolay yolu çevresinde şaşkınlık uyandırmak…” (syf.17)

Sartre: “Atomun parçalanması üstüne çalışan bilginlere entelektüel denmez onlar sadece bilgindir. Ama aynı insanlar imaline yardım ettiklerin büyük tahrip gücünden korkarak efkar-ı umumiyeyi atom bombasının kullanılmasına karşı uyarmak için bir araya gelir ve bir bildiri imzalarsalar entelektüel olurlar.” (syf.20)

Nihayet derli toplu bir görüş çıkıyor karşımıza:
Toker Dereli: “Entelektüeller, somut olayların üstüne yükselip soyut kademede düşünebilen, toplumun temel yapısı, meseleleri, değerleriyle meşgul olup başlıca ekonomik, sosyal ve politik gelişmeleri eleştirebilen, genellikle kabul edilmiş görüşleri, izah tarzlarını, tahlil ve tenkit edebilme, bunlara bir şeyler katabilme veya hiç olmazsa bu görüşlerin izah tarzlarını veya faraziyelerini yorumlama gücüne sahip kimselerdir. Entelektüel sayılabilmek için formel bir öğrenim görmüş olmak şart değildir. Edebi üslup, mesleki sıfat veya roller, siyasi ya da idari sorumluluklar entelektüel sıfatından ayrı tutulmalıdırlar” (syf. 23)

“Dereli entelektüelleri liberal ve radikal olarak ikiye ayırıyor: Liberaller; geniş düşünceli, tenkitçi, hürriyetçidirler. Radikaller ise; umumiyetle sosyalist, komünist, anarşistler gibi ihtilal taraftarları…” (syf.23)

Esasen doğru gibi gözükse de C. Meriç bu sınıflandırmayı pek tatminkâr bulmuyor, bana da doğru bir vurgu gibi geliyor Meriç'in değerlendirmesi. Çünkü tenkitçiliği, geniş düşünceyi (diyalektik) ve hürriyetçiliği sadece liberaller ve liberalizme has bir olgu olarak düşünmek yanlışı bize daha baştan sunuluyor.

“Schills'e göre entelektüel faaliyet iki merhalede tecelli eder: 1. Mevcut bilgilerin fethi (tekrarlama) 2. Mevcut bilgilerin aşılması için yapılan çalışmalar(yaratma) yani gelenek ve yaratıcılık.” (syf.23)

C. Meriç “Hülasa edersek” başlığı altında gösterdiği onlarca tarifin altında her çağ, ideoloji, ülke ve sınıfın bu kavramı başka başka yaklaşımlarla kullandığını belirterek tekrar sağ-sol cephesinden yaklaşmaya çalışıyor;
“Sağ entelektüel çoban köpeğidir. Esasen entelektüelin sağı olmaz. Entelektüel yükselen bir sınıfın şuurudur yani devrimcidir. Ayırıcı vasfı: Tenkit. ”

Devamında da; “Şöyle taslak çizmek kabil: 1.Entelektüel zamanının irfanına sahip olacaktır, ülkesinin dilini, edebiyatını tarihini bilecek, dünyadaki belli başlı düşünce akımlarına yabancı olmayacaktır. 2. Peşin hükümlere iltifat etmeyecek, olayları kendi kafasıyla inceleyip değerlendirebilecektir” (syf.24)
---
Upvote 2
Downvote 0
0