venezuela darbe girişimi

nushirevan nushirevan · 30.04.2019 22:25 · 1553 · #65467
venezuela halkının; afganistan'dan, ırak'tan, suriye'den ve bilimum zengin yeraltı kaynakları olan ülkelerin yakın tarihinden ders almadığının ve dünyanın demokrasi kisvesi altında terör pazarlamacısı abd'yi dost olarak gördüğünün kanıtı olan darbedir. ulan ne kadar gerizekalı milletlersiniz arkadaş abd niye gidip sokakta otomatik tüfeğin peynir ekmek gibi satıldığı kolombiya'ya demokrasi (!) getirmiyor da size getiriyor hiç mi düşünmüyorsunuz? çok bariz değil mi lan? dünyanın en kötü yönetiminde bile darbenin karşısında durmak, demokrasi bilincinin bir tezahürüdür. her türlü darbenin karşısında olmalıyız, seçimle gelen ancak seçimle gider.
Upvote 1
Downvote 0
0

yazarların başına gelen ilginç olaylar

nushirevan nushirevan · 16.03.2019 11:41 · 2246 · #50483
Tamam hepimiz realist düşünen, mantıklı bir adam resmi çizmek istiyoruz ve "uzaylı" kelimesini ciddi ciddi konuşamıyoruz. Ben meteoroloğum. Bırakın gök cismini, havadaki partiküllerin ışın kırılmalarına kadar hakimim.

Parliament Pazar Gecesi sinemasını ailecek izlediğimiz günlerdi. Film bittikten sonra taze kavrulmuş çekirdek almak üzere sokağa fırladık. İstemsizce, belki de filmden etkilemişiz, akşam saatleri gökyüzüne bakma ihtiyacı hissettim. Tam üstümden daire şeklinde, mavi ve sarı ışıklarıyla bir cisim geçti. Aramızdaki mesafe maksimum 200 metre.. O kadar net seçtim ki, oturup resmini dahi çizebilirim. İlk şoku atlatınca izlediğim ufo filminin etkisinde kaldığımı düşündüm. Ancak sokağa baktığımda bir kaç kişinin daha aynı cisme hayretle baktığını, bazılarının yere kapaklanmış ağladığını gördüm. Cisim yavaşca dönük olduğum yöne doğru hareket ettiğinden, kaybolana kadar çıplak gözle (tabi o zamanlar böyle akıllı telefonlar yok) gözlemleme şansı buldum. Cisim dünya ile yatay düzeyde hareket ettiği halde sanki bir elbisenin yırtığı gibi gökyüzünde havanın içinde kayboldu. Tam güneş batmak üzere olduğundan bulutlar seçilebiliyordu. Cisim bulutsuz bir havada, adeta boyut değiştirdi. Sonra aynı tecrübeyi yaşadığımız insanlara fikirlerini sordum. Kimisi korkudan konuşamadı, kimisi heyecandan dili tutuldu, kimi gördüğünü inkar ederek ortamdaki en mantıklı insan olduğunu kanıtlama çabasındaydı. Bu olaydan sonra "toplu halüsinasyon" dedikleri naneyi de araştırdım ama öyle birşey değildi. Bu hikayeden bir kaç ders çıkardım: İlk olarak, bu uzaylılar dediğimiz her ne ise 'ki kendimi gizli kalmış insan teknolojilerinin olduğuna inandırmaya çalışıyorum' bir şekilde beyin dalgalarımızla iletişim halindeler. Bir grup insanın aynı anda gökyüzüne bakma ihtiyacı kendiliğinden oluşmuş olamazdı. İkinci olarak bu araçlar bir şekilde ışık teknolojisi kullanıyorlar. Bu garip foton gemilerinin gözle görülememesinin sebebi de bu olabilir. Çünkü nesneleri üzerinden yansıdığı ışık sayesinde görürüz. Son olarak, "gelişmiş teknoloji" dediğimiz üstünlükler, bu yabancıların bizden daha zeki olduğunu veya bizden daha akıllı olduğunu göstermez. Bir balık, suyun üstündeki bir sineği avlarken sudaki kırılmayı hesaplayabilir. İnsanda böyle bir özellik olmadığı için balık insandan üstün teknolojiye sahiptir ama daha üstün, daha akıllı değildir. Uzaylılara inanıyor muyum? Hayır.. ama ufolara inanıyorum
Upvote 5
Downvote 0
1

hikaye tamamlama

nushirevan nushirevan · 06.04.2019 00:19 · 2605 · #64793
rüyanın kurguyla karıştığı sahneler, piksel piksel belirginleşmeye başladı. tüm bunları bir bilgisayar ekranından izleyen Kamil, oturduğu çalışma koltuğuna sırtını dayayıp "hadi len!" dedi. "Müşkülpesent Mert ve Sado Sedat" kısaca "MM & SS" adlı yeni çıkan bir bkm filmini izliyordu. Online film izleme sitesine düşünce çok heyecanlanmıştı. Mert rolünde Mert Fırat oynuyordu. Sado Sedat da Çılgın Sedat'tı. Yönetmen Onur Ünlü, dram ile absürd komediyi birleştiren bir film denemesi yapmıştı. Kamil fragmanını görünce çok heyecanlanmıştı ama filmin 10 dakikasına ancak dayanabilmişti. "Silinmeden izle" diyen film sitesinin adminine küfür edip yorum kısmına "Vakit kaybı. Normalde yorum yapmayan birisiyim, sırf bunu yazmak için siteye üye oldum. Çok kötü film" yazdı.

O sırada Kamil'in annesi Naciye hanım genç çocuğun odasına bir anda daldı. Sanki odaya girmiyordu da, ahlak masası ekipleri şafak operasyonu yapıyordu. Uyuyamayan kadın, saçı başı dağınık oğluna sinirle baktı:

- Yat lan! Daha sen uyumadın mı? Eşek sıpasının doğurduğu!.. dedi

Kamil ağzının kenarıyla konuştu:

- Tamam yeaa kapatıca...

Cümlesini tamamlayamadı. Ense kökünde bir şamar patladı. Kafasındaki çınlama sesininin arasında bir kaç kelime duyabildi:

- a... şam yatmı..sunuz.. sabah kalkmak.. bilm...yorsunuz!

Kamil bu işin böyle gitmeyeceğini anladığında, durdurduğu filmin yanındaki 1XBet reklamındaki kıza bakıyordu. Annesi odadan çıkarken odadaki tüm enerjiyi de sömürmüş, delikanlılık gururunu rapid video'dan sanal diske indirmişti. Normalde başlat'tan kapatırdı bilgisayarı ama bu defa sağ ayak parmağının ucunu güç düğmesine dayadı. Pc kapandığında fan seslerinin aslında odada ne kadar ses çıkardığını farketti. Yavaşça kalkıp kendini ter kokan birbiriyle uyumsuz nevresim takımlı yatağına bıraktı. Hiç hayatının böyle gideceğini umut etmiyordu. Yatağın içine girip soluna kıvrıldı. Gözlerini kapatmadan önce tuvalete gitmesi gerekiyordu ama üşendi. Karnındaki gazı yorganın altına bırakabileceğini düşündü. Hem komik bile olabilirdi belki küçük bir "pırt".. Sadece bir "pırt" yaşadığı tüm hayal kırıklıklarının üzerine mutluluk serpiştirebilecekti. Gerindi gerindi ve gazı dışarı bıraktı. Ancak beklediği ufak "pırt" pek de beklediği gibi olmadı. Gecenin 1'inde komşular; "fısbum puaaart dıdı pompom" diye bi ses duydu. Bir anda tekrar kapısı açıldı. Kapının önünde duran gölge fısıldayarak konuştu:

- Çabuk ol, vaktimiz tükeniyor. Son işaret bu osuruk sesiydi. Katmanlar değişiyor! Solucan deliği kapanmak üzere! Beni takip et!

Gözleri karanlığa henüz alışmıştı ama gördüklerine inanamadı. Kapıda duran gölge, kendisinden başka birisi değildi.
Upvote 1
Downvote 0
0