Liseden bir erkek arkadaşım, uzun zamandır platonik aşkla bağlı olduğu, aptal görünümlü abdal kıza tutulur. Hepimiz aynı lisedeydik, kızımız da bizden bir alt dönemdeydi. Çocuk kız yüzünden Türkiye derecesi yapsa da üniversiteye gitmemiştir. Onu 1 sene daha görebilmek adına aynı dershaneye gider.
Neyse kız X şehrinde tıp kızanır, Oğlumuz da Y şehrinde iyi bir bölüm kazanmıştır. Şehirlerin tercihlerini bile kıza göre yaptı ama denk gelmedi.
Kızımızın olduğu şehre her hafta sonu gelip, tüm tıp fakültesiyle arkadaş olur. Kızımızla da arkadaşlıkları ilerletmişler ancak henüz ortada resmi bir şey yoktu. Neredeyse Salya sümük her akşam karşımızda ağlayıp; ''ne olacak bizim iş?'' diye veryansın etmesi vicdanıma dokunmaya başlamıştı.
En kötü karar kararsızlıktan iyidir dedim.
Kızımızla ilişkileri başka boyutlara dönüşmeye başlamıştı.
(Bu arada kalabalık kız grubumuzla her akşam tüm olan bitenden haberdar ediyor, hepimiz tüm kelimeleri ve mimikleri analiz edip sonuca varıyorduk. Bildiğiniz her akşam tez hazırlıyorduk)
Kızımız aile yapısının mutaassıplığını bahane ederek, benim ilişkim olmadan önce karşımdaki kişinin 'evlilik' niyeti olduğunu bilmem lazım dedi.
Bingo!
Oğlumuz akşamdan hazır bu müjdeli haberi aldığımızda hepimizin yaşı 18'di. Ne evliliği? diyorduk ama nafile...
İŞ başa düştü. Baldız baldan tatlıdır hesabı; büyük organizasyonumuza başlamıştık.
Önce yüzük tabi.
Beğendiği yüzük olsun diye tıp fakültesinde ailesi kuyumcu olan bir arkadaşını bulup,yüzük katalogu alıp kızımıza öylesine bir arkadaşı getirerek modeli haberi olmaksızın seçmesine vesile olur.
-Nur; ''Çok güzelmiş değil mi şu, yoksa bu mu?'' diyerek beğendiği modeli uzaktan anladık.
Ev arkadaşı, 'Nur' uyurken parmağına iplik geçirerek parmağının çeperini ölçmüştür.
Yüzük tamamdı.
Eeee mekan ne olacaktı?
Şehrin en ünlü mekanını tek geceliğine kapattık. Normalde mümkün değildi kapatmak, araya kimlerin kimlerin girdiğini bilseniz. Bu arada bizim vizeler de başladı, Bizler de yusuf yusuf! Hepimiz farklı şehirlerdeyiz; X, Y,Z şehirlerinde bermuda şeytan üçgenini tamamlıyor, üçgenin iç açılarından birini negatif buluyorduk!
Neyse mekanda hazır, yemekten sonra tekne ve kemancı eşliğinde evlilik teklifi olayı da tamamdı. Kızımızın adı kısa olduğu için bulutlara isminin şekil verilsin diye kalın harfli lazer bulmaya çalıştığımız o birkaç günü unutmayayım.
Efendim bu kadar en ince detayına kadar düşündüğümüz olayda, Kızımızın tüm arkadaşları dahil herkesin içinde en sevdiklerimizle bu mutlu an ölümsüzleşsin diye umut ettiğimiz bu yolda olayın devamı şu şekilde gerçekleşti.
Evet kızımız bir bahaneyle o mekana getirtildi, Yemekler yendi romantik dakikalar kuşları kıskandırdı. Evet o tekneye de gidildi.
Ya sonra!
Oğlumuz diz çökme muhabbetinden hoşlanmadığı için diz çökmedi ama tam hava adeta ışıklar içerisinde renk cümbüşüne dönüşmüşken cebinden çıkardığı yüzüğü ve sonrasında evlilik teklifi ağzından çıktığı sırada; ellerimizi alkış tutmaya hazır ederken, Kızımız yüzüğü aldı sonra tokat attı.
-''Ne münasebet!'' dedi.
-''Sen böyle bir şeyi nasıl yaparsın dedi!
Diz çökmeyen oğlumuz o an çöktü tüm dünyanın yüküyle...
Bu arada bu kız aynı anda 2 kişiyi daha idare ediyormuş, şimdi kız evlendi ama parmağında halen o teklifini kabul etmediği arkadaşımızın yüzüğünü taşıyor.
Anlamıyordum, anlayamayacaktım.
Değerli sözlük sitemizin beyefendileri&hanımefendileri; Eminim sizlerin de şahit olduğunuz hikayeleriniz vardır. Teklif şekli arayanlara ön ayak olabilmeniz için lütfen bildiklerinizi paylaşınız.
Sevgiler.
admininiz ricada bulunuyor
tuluyhan uğurlu
new age'in ülkemizdeki temsilcilerinden birisi.
kendisi galiba viyana'da eğitim gördükten sonra ünlü bestecilerin notalarını yırtıp atmış "ben artık kendi bestelerimi çalacağım sadece" diye.
açıkçası modern müzik açısından, hele ki new age tarzı müzik açısından, bence gayet güzel besteleri var. hatta sofya'da dans gerçekten müthiş bir eser bence.
ama işte kendisi ne yazık ki bestelerini yırtıp attığı bestecilerle yarışamaz bence. belki bestelerinde daha az elektronik, sentetik ses kullansa çok daha güzel olurdu ve belki ciddi anlamda evrensel bir değer taşıyabilirdi. böyle olunca genelde dar bir kalıpta sıkışıyor besteciler. en azından ben öyle düşünüyorum.
kaki king bile fark etti durumu da artık senfoni/filarmoni orkestralarıyla, oda müziği gruplarıyla falan iş yapmaya başladı.
new age iyi güzel; sınırı ve kalıbı olmayan bir dünya. ama buna rağmen müziği evrensel olamıyor. sadece türün veya müzisyenin sıkı takipçilerinden öteye geçemiyor besteler.
bu arada mustafa kemal atatürk & güneşin askerleri isimli albümü gerçekten güzel tavsiye ederim.
kendisi galiba viyana'da eğitim gördükten sonra ünlü bestecilerin notalarını yırtıp atmış "ben artık kendi bestelerimi çalacağım sadece" diye.
açıkçası modern müzik açısından, hele ki new age tarzı müzik açısından, bence gayet güzel besteleri var. hatta sofya'da dans gerçekten müthiş bir eser bence.
ama işte kendisi ne yazık ki bestelerini yırtıp attığı bestecilerle yarışamaz bence. belki bestelerinde daha az elektronik, sentetik ses kullansa çok daha güzel olurdu ve belki ciddi anlamda evrensel bir değer taşıyabilirdi. böyle olunca genelde dar bir kalıpta sıkışıyor besteciler. en azından ben öyle düşünüyorum.
kaki king bile fark etti durumu da artık senfoni/filarmoni orkestralarıyla, oda müziği gruplarıyla falan iş yapmaya başladı.
new age iyi güzel; sınırı ve kalıbı olmayan bir dünya. ama buna rağmen müziği evrensel olamıyor. sadece türün veya müzisyenin sıkı takipçilerinden öteye geçemiyor besteler.
bu arada mustafa kemal atatürk & güneşin askerleri isimli albümü gerçekten güzel tavsiye ederim.
puan tablosunun olmaması
Bu sözlükte puan tablosu yok. Ama aynı şablonu olan diğer sözlüklerde instela mega sözlük
smmv sözlük var. Moderatör(ler)e ricamdır lütfen bı el atarsanız sevinirim.
smmv sözlük var. Moderatör(ler)e ricamdır lütfen bı el atarsanız sevinirim.
konkordato
konkordato dediğimiz iflas eşiğinde ki şirketlerin başvurduğu ve artık vatandaşında başvurabileceği bir durum haline geldiğini öğrenmiş bulunmaktayım.
kaynak
kaynak
yeni yılın bizlere getireceği şeyler
2017 öyle boktan öyle darbe aldığım bir yıl olmuştu ki tarif etmem bile zor. Canım hiç böyle acımamıştı uzun yıllardan sonra. O yüzden 2018'e bütün iyi dileklerim,eski çocuksu hayat umut saçan enerjim ve bütün güzelliklerimi alarak girmeyi dilemiştim 2017'nin son günlerinden. Evet güzel insanlar kattım kendime ama yinede o kadar fazla şey götürdü ki 2018 dengeleyemedim. Yeni yeni kim olduğumu ,yetilerimi,nereye nasıl neden gitmek istediğimi, hayatın ne kadarını gerçekleştirmek istediğimi tekrardan sorgularken buldum kendimi. Yeni iradeler , yeni kurallar yenilikler getirmek zorundayım diye düşündüm. Oysaki o derin mutsuzluğumu çok severdim. Ve mutluluğu tekrardan ögrenmeye çalıştığım şu günlerde 2019 en çok mutluluk getiricek. Kendimle yetinmeyi,varlığımın farkında olmayı.
Bizlere gelirsek ; nesillerce yazarlar , bol başlıklı ,dolu dolu entryli bir yıl,koskocaman bir aile. Büyüyoruz hep beraber .
Bizlere gelirsek ; nesillerce yazarlar , bol başlıklı ,dolu dolu entryli bir yıl,koskocaman bir aile. Büyüyoruz hep beraber .
evcimen
Evine, ailesine çok bağlı (kimse).
sonra döndüm ve dedim ki
Yine mi çamaşır bulaşık ya
10 yaşındayken aşık olunan ünlüler
Robert Pattinson. Ama nasıl bir aşk öyf. Şöyle anlatayım, oturduğumuz semtte durumu ultra iyi olan aileler de vardı. Ve tabii onların ultra değişik çocukları. Tamda böyle bir arkadaşımdan günde 50 kuruş taksitle kocaman bir poster almıştım. 3 gün sonra aç kaldığım için vazgeçmiştim. Vicdansız baban fabrikatör, ben günde 1 lira harcarken sen 10 lira harcıyorsun, benim 50 kuruşuma mi kaldın? Ah ah.. Çok zor dönemlerden geçtim..