yalnızlık

mavikaranlik mavikaranlik · 01.10.2019 00:01 · 1701 · #70391
belirli bir yaştan sonra daha belirgin olan, insanın içini acıtan ruhsal durum.

başlarda çok takılmıyor olsa dahi yaş ilerledikçe, çevre, arkadaşlar evlenip göçtüğünde, artık bayramdan bayrama gördüğün akrabalarında dışında sağdan soldan sık sık "eee yok mu birisi?" diye sorgulanmaya başladığında insanın kafasında bir şeyler "dank etmeye" başlıyor. Fakat bu daha da ilerleyen zamanlarda korkuya dönüşmeye başlıyor. işte bu seviyeye ulaştıktan sonra insan hem daha çok hayatını sorgulamaya hem de daha sık hataya düşmeye başlıyor. bu aşamada yapılacak olan hatalar insanı bir ömür etkileyebileceği için tüm bunların yanına birazda gerginlik ve stres ekleniyor. işte bu dönem hayatınızın en dolu noktası oluyor. daha da doğru ifade etmek gerekirse "patlamaya hazır, pini çekilmiş bomba" gibi durduğunuz bir evre. bilhassa duygusal açıdan yoğun insanlar için cehennemi aratmayan bir evredir. bunca yıl geçmişte okuduğunuz kitaplar, filmler, diziler, gördükleriniz, yaşadıklarınız, çevreleriniz gözünüzün önünde belirince korku duygunuz daha da çok beliriyor. sanki dünya da bir siz kaldınız gibi, sadece siz mutsuzsunuz gibi daha da kötüsü unutulmuş gibi...

aslında korku duygunuzun belirginleştikten sonra seviye atlamasına en çok olanak sağlayan etkenler; geç kaldığınız, karşınıza aradığınız kişinin çıkmayacağı, vaktinizin daraldığı, hepsinden daha da kötüsü yapacağınız bir anlık hata yüzünden bir ömür yanlış kişiyle bir ömür geçirmeniz düşünceleri oluyor. biraz dahi olsun inanç taşıyan insanlar manevi yönden bu boşluğu doldurmak veya sahte de olsa bir "umut" besleyebiliyor olmak adına ibadetlere, dualara sarılıyor. bundan da gerekli cevabı alamaz ise en büyük korkularına, hatalarına düşmesine her geçen gün 1 adım dahi yaklaşıyor. bu değerlere sahip olmayan kişiler ise ya tamamen boş verip umudu kesiyor ya da her anlamda gerçek bir "kayboluş" yaşıyor.

hiçbir şekilde içinden kurtulamadığınız bu girdap ya sizi boğacak ya bir gemi kurtuluşunuz olacak.nefessiz kalanlardan değil de, gemisi gelenlerden olmanız dileğiyle.
Upvote 4
Downvote 0
3

eski sevgiliye dönmek

lalikamer lalikamer · 02.11.2018 02:26 · 1756 · #13054
Sevgilin seni bumerang niyetine kullanıyor, sende geri geliyorsun. Bence tükürdüğünü yalamaya gerek yok. Herkes gittiği yerde mutlu olsun. Geçmiş geçmişte kalsın. Bla bla bla
Upvote 2
Downvote 0
1

abdüllatif şener

nushirevan nushirevan · 30.03.2019 12:01 · 312 · #64274
amerikan projesi olan bir partinin kurucuları arasında yer alıp, partinin gizli ajandasının "ülke feraha çıkıncaya kadar ayıya dayı demek, sonra boyunduruktan kurtulmak" olduğunu öğrenince trenden inen siyasetçi. amerikanın güdümünde görünürken sorun yok, "bağımsız türkiye" idealini savununca "şöyle böyle.."

oldu..
Upvote 1
Downvote 0
0

çekilmez muhabbetler

serendipity serendipity · 06.10.2018 15:47 · 592 · #3201
Eveeeettt!!!! kırkının çıkması, diş buğdayı, 1. Yaş, 5. Yaş, ergenlik sivilcesinin izi derken artık yetişkin sınıfına karıştın. Sen de elma püresi yerken karşında şaklabanlık yapıp devamını yedirmeye çalışan annenin uğraşlarının, oyuncak mağazasının önünden geçerken hiçbir şeye yaramasa da inat edip o gereksiz oyuncağı yerlerde yatıp zorla aldırdığın yani ağabey, balibey zamanları geçmiştir.
Aklının henüz eriştiğini düşünen her insan gibi sen de pudra pembesi dünyandan uyanıp, kömür fabrikalarının filtresiz bacalarından çıkan tozlu dünyana yeni uyanmıştın.
Bunca yıllık hayatın gözünün önünde michael schumacher'ın yarışları gibi akıp gitmiştir.
Sadede geleyim;
Kendini yetiştirmişliğin, ailenin emekleri, çevresel standartlar, okulu falan yemişim.
Hele tarzım değil ama diye başlayıp sonu hiç bitmeyen aslında giriş, gelişme, sonuç kısmının da hiç'ten oluşan boş muhabbetlere sen de birgün yakalanmıştın.
Hatta tarzım değil dediğin o boş muhabbetlerde kaçamadığın varmış gibi günün birinde o muhabbetlere yorum getirip, çözüm yolu bulacağın günler de gelmiştir.
Velhasıl çekemiyorum dediğin o muhabbetlerin hepsini çektin. Öldüm der durup tekrar yaşadın.
Elma püresinin ağzımın kenarından yakama düştüğü o günlerin özlemiyle...
Upvote 3
Downvote 0
2

edebi yazılar yazan insanlar ile alay etmek

jean baptiste de la croix jean baptiste de la croix · 19.10.2018 02:48 · 575 · #7166
ne yazık ki başıma çok gelen bir olay.

güven sözlük'ten önce yazdığım bir sözlükte elemanın biri bana musallat olmuştu. sürekli yazdığım şiirlerle dalga geçiyordu.

halbuki şiir bence kişiye özgüdür. hep "bir insanın yazdığı şiiri başka insan yazamaz" derim.

şiir bir insanın duygularının parmak izidir. bir insanın şiirini okuyarak az çok onun duygularını ve daha önce kimlerden etkilendiğini de anlamanız mümkündür.

bir de benim gibi çok duygusal ve alıngan biriyseniz şiir yazmayı bile bırakabiliyorsunuz bu tür aşağılamalar sebebiyle.

neyse kafamı toparlayayım bir, tekrar başlayacağım yazmaya.
Upvote 11
Downvote 0
6

rusya-ukrayna savaşı

nushirevan nushirevan · 20.05.2022 18:43 · 1693 · #76586
Sebeplerinden bağımsız olarak, her iki tarafın da haklı duruma düşebileceği pozisyonlar barındıran iki ucu tükürüklü değnek. Şimdi X ve Y ülkesi var. Y ülkesine Z ülkesi gelip, "X sana saldırabilir, al sana silah!" diyor. Çünkü X çoğu zaman bu pasif agresif bir tavır içinde Y'ye karşı. Aslında hepimiz biliyoruz ki Z aslında X'ye düşman,Y'yi de maşa olarak kullanıyor. Y bu pozisyonu kendince kabul ettiği anda, savaşın fitilini ateşlemiş oluyor.

X diyor ki "Y silahlandı, kime ve neye karşı? Kabul etmiyorum ve daha fazla silahlanmadan, tehdit gücünü arttırmadan ben saldırıyorum!"

Y diyor ki "Ben ülkemi savunacağım, senin askerlerin benim topraklarıma girerse öldürürüm!"

Z diyor ki "Koçum benim Y! ben hep senin arkandayım, vur!"

Tahmin edebileceğiniz gibi X=Rusya, Y=Ukrayna, Z= Nato (abd)

Rusya, Ukrayna'nın Nato tarafından silahlandırılmasından bir anlam çıkarmakta haklı. Öte yandan ukrayna'nın da özgür bir devlet olarak elbette silahlanabilme özgürlüğü var. Rusya'nın bir vilayeti gibi, uzaktan kumanda edilmeyi kabul etmeme iradesi ortaya koymuş. Her iki taraf da haklı! Örneğin önümüzde bir Yunanistan örneği duruyor. Yunanistan, parasıyla silah satın alabilir ve envanterini güçlendirebilir. Ama bunu z'den hibe edilen silah ve mühimmatlarla, Türkiye sınırında yapması manidar. Türkiye sınırına yine Z destekli askeri yığınak yapıyor. Şimdi biz kalkıp Dedeağaç'a girersek, Rusya gibi işgalci mi olacağız? Haksız olan Z, yani Nato, yani neo-amerikanlar! Tavrımızı bundan yana koymalıyız bu mücadelede. "Ne ukrayna'dan ne rusya'dan vazgeçmeyiz" doğru stratejidir bu yüzden. Çünkü asıl düşman kuklacı z!
Upvote 1
Downvote 0
0