stand by me

sunset sunset · 13.01.2019 22:04 · 896 · #30952
dört kafadar arkadaşın başından geçen olayı anlatmakta olan 1986 yapımı filmdir. dört ufak çocuğunda birbirinden farklı hikayesi mevcuttur. yanlış hatırlamıyorsam baş karakter olan çocuk yıllar sonra madde kullanmaktan ölmüştü.
Upvote 0
Downvote 0
0

necmettin erbakan

karambol karambol · 29.09.2018 03:32 · 958 · #1755
Mücahit olarak ortaya çıkmış, müteahhitliğe evrilmemiş nadir sağ siyasilerdendir.
Sağ siyasetin rantiyeci anlayışından nefret etsem de kendisine büyük saygım vardır.
Milli Görüş fikir doktrinin babasıdır.
Upvote 6
Downvote 0
3

zula

consensus consensus · 06.12.2018 05:13 · 2835 · #24500
kaçak ya da yasak şeylerin saklandığı gizli yer, gizli saklı köşe.
aynı zamanda da türk yapımı MMOFPS türünde video oyununun ismidir.
Upvote 1
Downvote 0
0

helal olsun

mahur mahur · 16.12.2019 00:18 · 1471 · #72600
Her müslüman öldükten sonra cenaze namazı kılınmadan önce imamın bütün cemate dönerek "hakkınızı helal ettiniz mi?" sorusuna cevap olmasını arzu ettiğimiz kelimlelerdir.

Daha lisede ingilizce öğretmenimizi hatırlatan cümledir. Her sınav öncesi eğer kopya çekipte yakalamazsanız "Helal olsun" diyerek kopyaya teşvik ederdi. Sen görmeyeceksin de Allah görecek bu bize yeter demeyi şimdi çok isterim. Ben eğitim gördüğüm kurumda kopya çekmenin kul hakkı olduğu bilinciyle yetiştim. imamhatip
Upvote 3
Downvote 0
1

köylüleri nasıl öldürmeli

can can · 11.08.2019 00:17 · 220 · #68236
köylüleri niçin öldürmeliyiz ?
çünkü onlar ağırkanlı adamlardır.
değişen bir dünyaya karşı
kerpiç duvarlar gibi katı
çakır dikenleri gibi susuz
kayıtsızca direnerek yaşarlar.
aptal, kaba ve kurnazdırlar.
inanarak ve kolayca yalan söylerler.
paraları olsa da
yoksul görünmek gibi bir hünerleri vardır.
herşeyi hafife alır ve herkese söverler.
yağmuru, rüzgarı ve güneşi
birgün olsun ekinleri akıllarına gelmeden
düşünemezler...
ve birbirlerinin sınırlarını sürerek
topraklarını
büyütmeye çalışırlar.

köylüleri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar karılarını döverler
seslerinin tonu yumuşak değildir
dışarıda ezildikçe içeride zulüm kesilirler.
gazete okumaz ve haksızlığa
ancak kendileri uğrarsa karşı çıkarlar.
karşılığı olmadan kimseye yardım etmezler.
adım başı pınar olsa da köylerinde
temiz giyinmez ve her zaman
bir karış sakalla gezerler.
çocuklarını iyi yetiştirmezler
evlerinde kitap, müzik ve resim yoktur.
birgün olsun dişlerini fırçalamaz
ve şapkalarını ancak yatarken çıkarırlar.

köylüleri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar yanlış partilere oy verirler
kendilerinden olanlarla alay edip
tuhaf bir şekilde başkalarına inanırlar.
devlet; tapu dairesi, banka borcu ve hastanedir
devletten korkar ve en çok ona hile yaparlar.
yiğittirler askerde subay dövecek kadar
ama bir memur karşısında -bu da tuhaftır-
ezim ezim ezilirler.
enflasyon denince buğday ve gübre fiyatlarını bilirler.
onbir ay gökyüzünden bereket beklerler,
dindardırlar ahret korkusu içinde
ama bir kadının topuklarından
memelerini görecek kadar bıçkındırlar
harmanı kaldırdıktan sonra yılda bir kez
şehre giderler!...

köylüleri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar köpekleri boğuşunca kavga ederler
birbirlerinin evlerine ancak
ölümlerde ve düğünlerde giderler.
şarkı söylemekten ve kederlenmekten utanırlar
gülmek ayıp eğlenmek zayıflıktır
ancak rakı içtiklerinde duygulanır ve ağlarlar.
binlerce yılın kabuğu altında
yürekleri bir gaz lambası kadar kalmıştır.
aldanmak korkusu içinde
sürekli birbirlerini aldatırlar.
bir yere birlikte gitmeleri gerekirse
karılarından en az on adım önde yürürler
ve bir erkeklik işareti olarak
onları herkesin ortasında azarlarlar.

köylüleri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar otobüslerde ayakkabılarını çıkarırlar
ayak ve ağız kokuları içinde kurulup koltuklara
herkesi bunalta bunalta, yüksek perdeden
kızlarının talihsizliğini ve hayırsız oğullarını anlatır,
yoksulluktan kıvrandıkları halde, şükür içinde
bunun, tanrının bir lütfu olduğuna inanırlar.
ve önemsiz bir şeyden söz eder gibi, her fırsatta
gizli bir övünçle, uzak şehirdeki
zengin akrabalarından sözederler.
kibardırlar lokantada yemek yemeyi bilecek kadar
ama sokağa çıkar çıkmaz hünküre hünküre
yollara tükürürler...
ve sonra şaşarak temizliğine ve düzenine
şehirde yaşamanın iyiliğinden konuşurlar.

köylüleri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar ilk akışamdan uyurlar.
yarı gecelerde yıldızlara bakarak
başka dünyaları düşünmek gibi tutkuları yoktur.
gökyüzünü, baharda yağmur yağarsa
ve yaz güneşlerini, ekinlerini yeşertirse severler.
hayal güçleri kıttır ve hiçbir yeniliğe
-bu, verimi yüksek bir tohum bile olsa-
sonuçlarını görmeden inanmazlar.
dünyanın gelişimine katkıları yoktur.
mülk düşkünüdürler amansız derecede
bir ülkenin geleceği
küçücük topraklarının ipoteği altındadır
ve bir kaya parçası gibi dururlar su geçirmeden,
zamanın derin ırmakları önünde...

köylüleri söyleyin nasıl
nasıl kurtaralim?

( şair şükrü erbaş tarafından yazılan şiir)
Upvote 4
Downvote 0
1