kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgarına

mahur mahur · 28.02.2022 13:16 · 4089 · #76495
müzeyyen senar yorumuyla bu günlerde kafamda devamlı çalan şarkı. Herkesi bir rüzgar oradan oraya savuruyorken bu şarkı arkada iyi gidiyor. Herkesin kendi yaşamında bir telaş ama bir durup arada nefes almak lazım. Benim de bir nefes olarak düşündüğüm sevgili sözlük ve yazarlar kendinizi fazla kaptırmayın, arada yazın. Kendinizde iyi gelir, bizede iyi geliyor.
YouTube video


Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgârına
Ey ufuklar diyorum, yolculuk var yârına
Ayrılık görünmüşken yâr tutmuyor elimden
Misâfirim bugün ben, gurbet akşamlarına
Güfte: Ömer Bedrettin Uşaklı, Beste: Kaptanzâde Ali Rıza Bey, Makam: Hicaz
Upvote 1
Downvote 0
1

bando

tdk beyi tdk beyi · 23.03.2019 07:10 · 331 · #60721
Türlü üfleme ve vurgulu çalgılardan oluşan ve daha çok geçit törenlerinde kullanılan mızıkacılar topluluğu veya takımı, mızıka
Upvote 0
Downvote 0
0

laiklik

taethorden taethorden · 29.01.2019 01:52 · 1111 · #37994
Laiklik terimi, cismi ve bilimsel olan ile soyut ve dinsel olanın birbirine karıştırılmamasını ifade etmektedir. Laiklik, Türk yazınında, din ve devlet işlerinin ayrı tutulması ve bilhassa devlet işlerinin, toplum idari yapısının ve hukukun, dinsel hüküm ve yargılardan tümüyle bağımsız biçimde akıl ve bilime dayandırılması olarak anlam kazandı.
Karşıtları din adına devlete etki etme ve bu şekilde devleti ve toplumu idare etme amacını taşırlarken, Laik Yaşam Biçimi' ni tercih edenler kişisel ve vicdani kanaatlerini devlete mal etme ve bunların aracılığı ile devleti veya toplumu idare etme çabası içinde bulunmazlar. Laiklik, bir devlet ve toplum yönetimi biçimi olduğundan varlığı veya yokluğu kişilerin yaşam biçimine doğrudan tesir eder. Bu öneminden dolayı Laiklik, T.C. Anayasasının değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddeleri arasında sayılmıştır.
Türkiye'de laikliğin başlangıcı Tanzimat Dönemi' ne kadar uzanır. 18. yüzyılda başlayan yenileşme hareketleriyle birlikte toplumsal yaşayışın ve devlet düzeninin işleyişinde ikili bir durum ortaya çıkmıştır
Bazı ulema III. Selim'e: “Askere setre pantolon giydirip imanına halel getiren, önlerine muallim diye Frenkleri düşüren padişaha Allah tevfikatını çok görür” diye söylenmiş, bu dönemde başlayan ve ileride de sürecek olan ıslahat çabalarında muhalif ve çeşitli isyanların kışkırtıcısı olmuşlardır.
II. Mahmut, ulemaya yalnız din işleriyle uğraşmalarını, hükümet işlerinin yalnız padişahın mutlak yetkesine ait bir alanda olduğunu eylemleriyle belirtmiştir. Örneğin, düşünülen vergiler, medrese softalarının askere alınması, din kurumunun izni alınmadan haciz ve müsaderelere girişilmesi, vakıf işlerini ele alması, Frenk âdetlerine karşı aşırı ilgi göstermesi gibi konularda Şeyh'ül İslam'ın verdiği bir muhtırayı yırtarak bu gibi işlerin yalnız hükümdar yetkilerine ait olduğunu belirtmiştir.
Bu dönemde maarif, fen ve nafia (Yararlı İşler / Bayındırlık) gibi yeni kavramların yenileşme hareketinin ilk önemli göstergelerinden olarak kullanım alanına dahil olmaya başladıkları görüldü. Fen ve bunun çoğulu olan fünun kelimeleri ortaya çıkarıldı ve kullanıldı.
İlk bu dönemde kullanılmaya başlanan eğitim, bilgi, bilim alanları ile ilgili bulunan bu sözcükler ilgili bulundukları alanlardaki gelişme ihtiyacının bir göstergesi oldukları gibi Tanzimat Dönemi yazınına da miras olarak kalmış oldu.
Bu dönemde ilim kelimesi bugünkü anlamı ile fen bilimlerini değil Kuran, Sünnet, İcma ve Kıyas sıralamasını oluşturan fıkıh vasıtası ile ortaya çıkarılan bir din bilgisi ve dinsel hukuk alanını ifade etmekte idi. Bu nedenle dinsel bir hukuk olan şeriat, kendisini devlet yönetimi üzerinde söz sahibi olmaktan öte bir idare hukuku biçiminde tanıtmaktadır
II. Mahmut döneminde, devlet ve din işleri ayrılmaya çalışılırken yeni ve bilimsel bilgi ağırlıklı eğitim veren okullar açılmış olmakla birlikte eğitimde ilköğrenim vakıflara bağlı medreseler elinde bırakıldığından köklü bir değişim olmamıştır.
İlk örnekleri 1839 yılında açılan Rüşdiye (Orta) Mekteplerine ek olarak 1840'da Adli Maarif Okulu açıldı. Bu okul iki bölüme ayrılarak birincisi Maarif-i Adliye, ikincisi edebi bilimler ile ilgili eğitim vermek üzere Maarif-i Edebiyye Mektebi adını aldı. Bu okullar ve diğer rüştiye mektepleri bu dönemde adından çokça bahsedilen fen, sanayi, nafia, maarif alanlarında uzmanlaşmaya yönelik değil, ortaeğitim üzerinden memur yetiştirme amacına hizmet ettiler. Rüşdiye Mekteplerinden mezun olmak memur olmak için getirilen koşullardan oldu. Bu dönemde açılan okullardan en çok mülkiye ve hariciye memurları yetiştirildi.
Eğitimin çağdaşlaştırılması çabalarının ürünü olarak ortaya çıkan öğretmen yetiştirme ihtiyacına cevap vermek üzere 1848'de Darül Muallemin Mektebi ve kız öğretmen yetiştirmek üzere 1870'te Darül Muallemat adı ile öğretmen okulları kuruldu. Bu zamana kadar kızların mahalle mektebinde sadece dinsel nitelikli eğitim almaları biçiminde sürdürülen geleneksel uygulamaya son verilmiş oldu. Tıbbiye adını alan Tıp Okulu ilk mezunlarını 1843 yılında verdi.
1869'da çıkarılan Maarif-i Umumiye Nizamnamesinin 79 ve 129. Maddelerine göre İstanbul'da çağdaş anlamda teşkil edilecek ilk üniversitenin kurulması ve bu üniversitenin Edebiyat, Hukuk ve Fen Fakültelerini barındırması kararlaştırıldı. 20 Şubat 1870'te Darülfünun adı ile açılışı yapılan üniversitenin açılışında konuşan Safvet Efendi, ülkenin geri kalmış olmasını ilk iki yüzyılı içinde bilim ve fen alanlarına gösterilen ilgi, saygı ve teşvikin sonraları devam etmemiş olmasına bağlayarak Darül Fünun' un işte bu eksikliği kapatacak nitelikte olacağını belirtti. Başvurular arasından tespit edilen 450 öğrencinin çoğunluğunu medrese çıkışlı talebeler oluşturmuştur.
Upvote 1
Downvote 0
1

türk hava yolları

alex in sol ayagi alex in sol ayagi · 19.10.2018 17:36 · 1154 · #7543
Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı, Türkiye'nin bayrak taşıyıcısı olan ulusal hava yolu şirketi. Türk Hava Yolları'nın merkezi İstanbul'dadır. Ben uluslararası En güvenilir havayolu.
Upvote 3
Downvote 0
2