yazarların yürek sızlatan çocukluk anıları

homicidial homicidial · 05.10.2019 06:01 · 2734 · #70572
7 veya 8 aylık hamileydi yengem. Fikir kimden çıktı hatırlamıyorum. Kuzenimi saklayıp yengeme 'balkondan düştü' şakası yapmıştık. Ne gerizekalılık. O korkuyla düşük yapsa veya panikten bi yere takılıp düşse alacağımız vebale bak. Gerçi biz de çocuktuk ama hatırladıkça ağzıma iki tane çakasım geliyor.
Upvote 4
Downvote 0
2

ted üniversitesi

serendipity serendipity · 07.03.2019 02:00 · 696 · #48413
2009 yılında yürürlülüğe girmiş olan, Türk Eğtim Derneği'nin 'TED' olarak kurulan vakıf üniversitedir. Lokasyon olarak Ankara'da yer almaktadır.
En az lisesi kadar dil bilimine ağırlık veren ve zorlayan bir üniversitedir.
Odtü ve Bilkent'ten transfer ettiği öğretim görevlileri sayesinde öğrenci portföy çizgisi bir tık artmıştır.
Upvote 1
Downvote 0
2

erken yaşta evlenmenin faydaları

kuzenim yazmis kuzenim yazmis · 19.03.2019 21:04 · 955 · #51559
Erken yaşta yemek, temizlik vb. şeyleri yapmayı, sorumluluk almayı öğrenmektir olsa olsa. Düşündüm, düşündüm; ama başka bir şey bulamadım. Çocuk yaşta evlenmediğiniz sürece kendi çocuğunuzla aranızda en az 2 kuşak fark olacak. Ne olursa olsun o kuşak çatışmasını yaşayacaksınız. O yüzden bunu doğrudan eledim. Birlikte büyümek avantaj gibi görünse de bazen pek öyle olmayabiliyor. Birlikte büyüdüğünüzü sanırken bir taraf öbür tarafı manipüle ederek kendinden bir tanede daha yaratmış olabiliyor. Ortak zevkler de aynı manipülasyona maruz bırakılarak oluşturuluyor genelde. Ayrıca 10-15 yıl sonra akıl başa gelince "ben bununla mı evlendim? Benim hayalimdeki eş bu olamaz." gibi kavgalara başlayabiliyorsunuz kendi içinizde. Erken evlenmek daha çok zararlı gibi aslında. En iyisi sadece erken menopoz riski olup da çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar erken evlensinler. Bak bu çok mantıklı oldu.
Upvote 1
Downvote 0
1

ağlasa derd-i derunum çeşm-i giryanım sana

erbakanin adami erbakanin adami · 24.03.2019 17:47 · 268 · #61775
Ağlasa derd-i derûnum çeşm-i giryânım sana
Âşikâr olurdu gâlib râz-ı pinhânım sana

İçimdeki dertler ile, yaş dolu gözlerim senin için ağlayacak olsa, (gönlümdeki) gizli sırlarım (gözyaşlarıma) gâlip gelir ve sana aşikâr olurdu.

Mesned-i hüsn üzre sen ben hâk-i rehde pâymâl
Mûr hâlin nice arz ede Süleyman'ım sana

Sen güzellik tahtında: bense yolunun toprağında pâymâl kalmışım. Hâl bu iken a Süleyman'ım, sana bir karınca durumumu nasıl arz edeyim? ' Divân edebiyatında Süleyman ihtişâmı; karınca da acziyet ve zayıflığı temsil ettiği için şair de kendini karınca; sevgilisini Süleyman olarak nitelendirmiştir.'

Şem'i gör kim meclisinde ağlayıp başdan çıkar
Hoş yanar yıkılır ey şem'-i şebistânım sana

Muma da bak! Senin meclisinde ağlayıp baştan çıkmakta. Ey odamı aydınlatan! O mum senin için ne de hoş yanıp yıkılıyor. 'Mum yanarken, baştaki fitilin kenarlarından ağlıyormuş gibi akar. Şair buna gıpta ediyor ve onu sevgilinin aşkı ile baştan çıkmış veya o uğurda başını vermiş olarak gösteriyor.'

Subh gibi sâdık olduğum gam-ı aşkında ben
Gün gibi rûşen durur ey mâh-ı tâbânım sana

Ey ay gibi parlayan sevgilim! Benin sana karşı, aşkının yolunda sabah kadar sâdık olduğum, gün gibi âşikârdır.

Dün rakîbin cevrini men' eyledin ben hastadan
Eyledi te'sir gûyâ âh u efgânım sana

Dün rakiplerimin, aşkının hastası olan bana yaptıkları eziyetleri meneyledin. Galiba âh ve feryatlarım sana tesir etmiş!

Zahm-ı hicrân şerhi çün mümkün değildir dostum
Sîne-çâkinden haber versin girîbânım sana

Dostum! Anlaşılan o ki ayrılık yarasının şerh etmek mümkün görünmüyor. açık duran şu yakam,göğsümdeki yarıkları sana göstersin

Eyleme gönlün gözün cevr ile Avnî'nin harâb
Dürr ü gevherler verir bu bahr ile kânım sana

Eziyetlerinle Avnî'nin gözlerini ve gönlünü harap etme! Zira bu deniz, sana inciler; bu maden ocağı de mücevherler sunar.

avni
Upvote 2
Downvote 0
1

tuhaf alışkanlıklar

medikalninnici medikalninnici · 19.12.2018 21:03 · 973 · #26744
Eskiden evde bi kaç hafta falan yalnız kalırdım. Nöbetlerimde var. Hırsızlara mahalle sakinlerine sapıklara karşı önlem listem vardı.Gündüzleri evden cikarken balkondan annem evdeymis gibi seslenir sonrada beni duymadilar off ayağı çeker öyle giderdim. Akşamları ise prosedür değişir. Evde olmadığım akşamlar da aynı odanın ışığını asla gün aşırı açık bırakmazdım. Hergün aynı kişi sabahlamıyor hmm diye düşünsünler isterdim. Evde olduğumda da değişmeli ışık açıp kapatırdım. 3 5 kişiyiz biz ayağınızı denk alın mesajı verirdim. Birde akşamları eve geldiğimde kapıyı çok sessiz açar önce mutfağa bakar hemen ordan bir bıçak alıp kapıyı açık bırakıp evi dip köşe kontrol ederdim. Sanki birini görsem napcaksam *. Kapıyıda özellikle açık bırakıyorum ki kolay kaçabileyim.
Şimdilerde kapıyorum panjuru oh mis kafa rahat.
Upvote 2
Downvote 0
0