iyi geceler sözlük
İyi geceler sayın gececi tayfa bana rüya yolları gözüktü.
jingoizm
dış politikada saldırgan veya savaşçı bir tarzı, yani ulusal çıkarlar için tehdit ve gerçek güç kullanımını savunan aşırı milliyetçi yaklaşım.
kökeninde, büyük britanya'nın "üstünlüğünü" kanıtlamak için sürekli savaşmak isteyen "jingo" lakaplı bir grup var..
özgür mumcu'nun cumhuriyet'teki yazısında ise biraz farklı bir tanımlamayla karşılaşıyorsunuz:
savaş konusunda sansasyonel habercilikle kamuoyunun tahrik edilmesi: sarı gazetecilik
kendisi konuyu ülkemizin iç politikası-medyası-ifade özgürlüğü ekseninde yorumlamış..
ben kendi adıma "yorumsuz" diyerek buraya bırakayım linki:
[url] http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/914057/jingoizm.html[/url]
kökeninde, büyük britanya'nın "üstünlüğünü" kanıtlamak için sürekli savaşmak isteyen "jingo" lakaplı bir grup var..
özgür mumcu'nun cumhuriyet'teki yazısında ise biraz farklı bir tanımlamayla karşılaşıyorsunuz:
savaş konusunda sansasyonel habercilikle kamuoyunun tahrik edilmesi: sarı gazetecilik
kendisi konuyu ülkemizin iç politikası-medyası-ifade özgürlüğü ekseninde yorumlamış..
ben kendi adıma "yorumsuz" diyerek buraya bırakayım linki:
[url] http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/914057/jingoizm.html[/url]
ankara kuşu
31 Mart yerel seçim sonuçlarını tv kanallarından, Anadolu ajansından daha hızlı bir şekilde veren sonuçları tutturan bir kaynak, tebrik ediyorum.
ekşi sözlük
avukatı ve aynı zamanda şu anki yöneticisi (galiba) başak purut, namı diğer kanzuk, olan bir sözlüktür. bir diğeri için (bkz: inci sözlük)
hissizlik
Uzunca süre ağır çıkmazlı, sürekli boşluğa düşen çabalı günlerin belki de yılların ardından yüreğin işi bıraktığı dönemlerdir. Umut etme fiilinin ufacık belirmesi ile son bulur/bulmaya başlar.
güven sözlük girişimciler kulübü
bundan çeyrek asır önce her şeyi olan markalar değer görürken, son 10 yılda tematik girişimlerin ilgi gördüğünü unutmayın.
"simit dünyası" sektöre ilk girdiğinde sadece simit türevleri satıyordu. adını kabul ettirdikten sonra bilimum unlu unsuz gıda ürünü yelpazesiyle kitlesini genişletti.
"starbucks" sektöre kahve türevleri ile girdi. şimdi omlet sandviç bile bulabiliyorsunuz.
ve daha nice örnek.. ana ürün yelpazeniz zeytinse mesela, sadece zeytin ve ürünlerinin satıldığı bir mağaza ile başlıyorsunuz mesela. marka değeriniz arttıkça zeytinyağlı dolma ile kahvaltılık ürün satan mağazadan gıda sektörüne yelken açan bir işletmeye dönüşüverirsiniz.
"vitamin bar" adı altındaki pespaye prefabriklerden çok daha kaliteli ve taze ürün vermelerine karşın cafelerin ilgi görememesinin sebebi tematik olmaması. müşteriye seçme hakkı tanımayın, "biz sadece zeytin satıyoruz kardeşim" diyin bak herkes sizden zeytin alacak.. kibar da olmayın, bak elalemin çiğ köftecisinden zılgıt yemek için sıraya giriyor adamlar. starbucks'taki ağzını yaya yaya konuşan o tezgahtar kız adını "Berke" yerine "Yıkılıyooo" yazınca bardağa daha bi ünlü oluyor işletme.. bunlar hep pazarlama stratejisi..
ama illa ki fikir istiyorsan, tabulardan yola çık. arkadaş ben bunca yıldır daha iç çamaşırını kendisi alan adam görmedim. ya anası, ya kardeşi, ya karısı alıyordu hep. çünkü tabudur bu erkek için. "don beğenirken tezgahtar kızla göz göze gelmek" istemezsin çünkü. tavsiye mi istiyorsun? sadece erkeklerin girebildiği, sadece erkeklerin çalıştığı, hatta mümkünse dışarıdan bile içi görünmeyen, kadınların kapıdan bakıp "yaw ne var lan içerde?" diye meraktan kuduracağı erkek iç çamaşırı mağazası aç.. bak nasıl köşe oluyosun bgv
"simit dünyası" sektöre ilk girdiğinde sadece simit türevleri satıyordu. adını kabul ettirdikten sonra bilimum unlu unsuz gıda ürünü yelpazesiyle kitlesini genişletti.
"starbucks" sektöre kahve türevleri ile girdi. şimdi omlet sandviç bile bulabiliyorsunuz.
ve daha nice örnek.. ana ürün yelpazeniz zeytinse mesela, sadece zeytin ve ürünlerinin satıldığı bir mağaza ile başlıyorsunuz mesela. marka değeriniz arttıkça zeytinyağlı dolma ile kahvaltılık ürün satan mağazadan gıda sektörüne yelken açan bir işletmeye dönüşüverirsiniz.
"vitamin bar" adı altındaki pespaye prefabriklerden çok daha kaliteli ve taze ürün vermelerine karşın cafelerin ilgi görememesinin sebebi tematik olmaması. müşteriye seçme hakkı tanımayın, "biz sadece zeytin satıyoruz kardeşim" diyin bak herkes sizden zeytin alacak.. kibar da olmayın, bak elalemin çiğ köftecisinden zılgıt yemek için sıraya giriyor adamlar. starbucks'taki ağzını yaya yaya konuşan o tezgahtar kız adını "Berke" yerine "Yıkılıyooo" yazınca bardağa daha bi ünlü oluyor işletme.. bunlar hep pazarlama stratejisi..
ama illa ki fikir istiyorsan, tabulardan yola çık. arkadaş ben bunca yıldır daha iç çamaşırını kendisi alan adam görmedim. ya anası, ya kardeşi, ya karısı alıyordu hep. çünkü tabudur bu erkek için. "don beğenirken tezgahtar kızla göz göze gelmek" istemezsin çünkü. tavsiye mi istiyorsun? sadece erkeklerin girebildiği, sadece erkeklerin çalıştığı, hatta mümkünse dışarıdan bile içi görünmeyen, kadınların kapıdan bakıp "yaw ne var lan içerde?" diye meraktan kuduracağı erkek iç çamaşırı mağazası aç.. bak nasıl köşe oluyosun bgv
cin
Dünya üzerindeki iki tür kuldan biri. Enerji formundadırlar.