gara

mahur mahur · 16.02.2021 01:46 · 1063 · #75560
yüreğimizi parçalayan onüç şehit haberiyle adından söz ettiren, Irak'ın Kuzeyinde bulunan bölge
Upvote 2
Downvote 0
0

oku

leyyal leyyal · 21.06.2020 15:07 · 1739 · #74970
'oku'manın yanında neyi, nasıl okuyacağımız da mühim bir konudur. kur'anı okumak, kainatı okumak, insanı okumak,kendini okumak ya da alelade bir şeyler okumak. farkın anlaşılması elzem.
Upvote 2
Downvote 0
2

hüzünlü mü neşeli mi olduğu belli olmayan şarkılar

serendipity serendipity · 03.10.2018 01:14 · 4524 · #2692
Başlığı görünce nedense aklıma sevgili Sezoş'un sezen aksu ''git'' şarkısı aklıma geldi.
Malumunuzun bildiği o nakarata gelince;
Git, git, git (3 kere) trip attıktan sonra hemen 2.5 saniye sonrasında; pişman olup, tükürdüğünü yalayarak git+''me'' = ''gitme'' diyerek olayı trajik hale getirmiş ve şarkının devamı şu şekilde gelişmiştir.
''Gitme dur ne olursun
Gitme kal yalan söyledim
Doğru değil ayrılığa daha hiç hazır değilim
Aramızda yaşanacak yarım kalan bir şeyler var
Gitme dur daha şimdiden deliler gibi özledim.''

Şimdi trip sonrası gelen ''haz'' dan sonra ''nedir bu hüzün?'', Sevgili Sezen?
Upvote 5
Downvote 0
5

desert rose

serendipity serendipity · 19.01.2019 15:21 · 360 · #31678
Ünlü bir Sting parçası olan 'desert rose'un nickname sahibi olan 2. Nesil yazarımızdır. Çölde bulunan ender bulunan gül gibi kaleminin de ender olduğunu düşünüyor, daha çok aramızda görecek olmamızdan onur duyacağımı ileteyim. Hatta gelir gelmez en fazla fav+up alan yazarlarımızdan birisi olduğunu hatırlatır, Parlayan ışığını bizlere daha çok yansıtmasını temenni ederim.
Hoş gelmiş!
Upvote 5
Downvote 0
0

hikaye tamamlama

martilara simit atan kadin martilara simit atan kadin · 21.02.2018 03:00 · 2724 · #34907
Bunlar aklından geçerken limana vardığını fark etti. Gemilere yüklenen tonlarca ağırlıktaki yüklerin Rusya ya gideceğini yılların tecrübesiyle anladı. Bir an, yalnızca bir anlığına gemiye atlayıp o koca kasalardan birinin içinde günler süren o yolculuğa çıkmak istedi. Ne kadar istese de yapamazdı bunu. İçindeki zıpır Ali yi susturup gerisin geriye eve doğru yürümeye başladı.

İçinden bir yerden 'beni unuttun' dercesine midesi guruldadı. Acıkmıştı ama canı hiç bir şey yemek istemiyordu. Umursamadan devam etmeye çalıştı ancak her zaman olduğu gibi sinsi bir baş ağrısı sağ şakağından sızmaya başlamıştı. Anladı ki kaçış yok, o yemek yenecekti. Şansına köşedeki seyyar kokoreççi ayyaşların Hızırı gibi açıyordu tezgahı. Hızlı adımlarla kokoreççiye yöneldi. 'Bir yarım baba' Yaşlı adam olanca tontonluğu ile 'Tabi beyim' dedi. Adamcağız beyim dediğinde fark etti halini. Takım elbiseyle geziyordu. İyi de ne işi vardı üzerinde takımın? Yavaş yavaş anımsadı büyük şirketler toplantısını... Sonrasında toplantıda ikram (!) edilen içkileri anımsadı. Bu sefer her zamankinden fazla abartmıştı demek. O sırada 'buyur beyim' diyerek kokoreçi kağıda sarmış uzatan adamı fark etti. Teşekkür edip vermesi gereken paranın iki katını tezgahın yanındaki tahta kısıma koyup adamın para üstünü beklemeden uzaklaştı.
Upvote 1
Downvote 0
0