Erdoğan'ı devirmek;
(muhalefetin dikkatine)
ülkemizdeki şer odaklarının ve bütün dünya müstekbirlerinin en büyük arzusu ve hayalidir Erdoğan'ı devirmek.
Bunun için neler Yapmadılar ki ülkemizdeki irili ufaklı Hainler tayfası ve hatta Okyanus ötesindeki lain, ağzın ağa babalarına günlük ülkemizi ve sn Erdoğan'ı şikayet ettiler, çamur attılar, iftira attılar ama muvaffak olamadılar.
olmadı 15 temmuz darbesini denediler. hainler okunan selalardan bile rahatsız oldular ve kimileri de darde gecesini kuytu yerlerde izliyor ve darbenin başarılı olması için iç geçiyordu.
allah'ın izniyle başarılı olamadılar.
ama şeytanın hilesi bitmez Sadece bu mu bu milleti aldatmak için namaza bile başladılar .
Cevşen bile okudular, dualarla açılışlar yaptılar. hatta bu aralar türbanlı aday bile gösterdiler.
ne için Sırf Erdoğan'ı devirmek için,
aslında erdoğan'ı devirmek mümkündü. nasıl mı?
önce insan olmak, sonra vatansever olmak, sonra da müslüman olmak.
yani erdoğan'la yarışmak istiyorsanız onun yaptığını yapın veya yapmaya çalışın.
bu millete hizmet edin, insanların inancına saygı duyun ve bu aziz milleti karşılıksız sevin...
erdoğan'dan daha iyi hizmet edebileceğinizin teminatını verin, milletin gönlüne girmeye çalışın, abd'nin değil.
Gerçi Sizlerin böyle niteliklere sahip olmadığı aşikar.
sizin yapabaileceğiniz en iyi şey 35lik yeni rakı veya taş çatlasın 70lik şişe devirmek olacaktır.
ve onu ancak rüyalarınızda devireceksiniz.
siz Erdoğan'a saldırdıkça bu aziz millet ona sımsıkı sarılmaya devam edecektir.
vesselam
vakarsız
Ağırbaşlı olmayan, onursuz.
topuklu ayakkabı
alışılınca inanılmaz konforlu olan ayakkabı ama alışmak bir ömür sürebiliyor..
kimsesiz hiç kimse yok
Hiç kimse yok kimsesiz
Herkesin var bir kimsesi
Ben bugün kimsesiz kaldım
Ey kimsesizler kimsesi
Kimse aradığım yollarda
Kimsesizlik kimsem oldu
Dinsin artık hicranın cana
Kimse aradığım yollar
Kimsesiz kimselerle doldu
avni
Herkesin var bir kimsesi
Ben bugün kimsesiz kaldım
Ey kimsesizler kimsesi
Kimse aradığım yollarda
Kimsesizlik kimsem oldu
Dinsin artık hicranın cana
Kimse aradığım yollar
Kimsesiz kimselerle doldu
avni
reymen'in şarkısının bir günde 17 milyon izlenmesi
ülkemizde sanatın öldüğünün kanıtıdır. nice gerçek sanatçımızın, gerçek şarkıların yerine dörtlüğün tamamının aynı cümlelerden oluşan anlamsız sözlere tercih edildiğinin göstergesidir. yazıktır.
selman ı farisi
"Resul eliyle âzâd” o sahabî sultanı
Anlatmadan geçemem size ondan bir anı
Adaletin cihanı ışıttığı bir günde
Diz çökerdi Kisralar kölelerin önünde
Acımasız ateşe tapar yanar yürekler
Çatlardı saraylarda gurur yüklü direkler
Ayakların zemine ulaştığı bir yerde
Kurtuluş muştulanan o kutlu seherlerde
Çınladı ezanlarla aydınlanan şafaklar
Ilgıt ılgıt şenlendi çarşı, pazar, sokaklar
Melce buldu yetimler Halife-i Cihân'da
Karar kıldı adâlet ateşperet İran'da
İşte günlerden bir gün o Selman-i Farisi,
Ömer emriyle oldu Medayin'in valisi
Vali iken o sultan, halka huzur saçardı
Bir garip mütevazı insan gibi yaşardı
Oldu sevgi bayrağı, sonsuz şefkatin eri
Görmedi böyle vali Medayin çoktan beri
Bir haksızlık olmasın diye dikkat nazarı
Günboyu dolaşırdı gezer çarşı pazarı
Adamın biri bir gün almış biraz zahire
Hamal bulup taşıtmak maksadı ki, habire
Sağa sola bakarak bir hamal aramakta
Bakar ki dikiliyor bir adam ortalıkta
"Bakar mısın a canım, şu yüke dalmaz mısın?
Eve kadar götürüp paranı almaz mısın?"
Dedi baktı yüzüne sevgi denizi sandı
Gönlünde anlaşılmaz bir garip ateş yandı
"Nedir bu halim?" deyip daldı biraz hüzüne
Ansazın bakakaldı o hamalın yüzüne!
Ağır yükün altında kesik kesik nefesler
Yürekten kopup gelen zikre benzeyen sesler
Ne görsün adamcağız? "Bu Selman-ı Farisi!"
Yük taşıyan hamalmış, meğer şehrin valisi!
Beyninden vurulmuşa döndü çuval sahibi
Yalvarıp durdu nâçar "aman sultanım!" dedi
"Fark etmedim zatını binlerce özür sana!
Bağışlayın sultanım, yükümü verin bana!"
“Israr etme kardeşim” dedi sahabi Selman
“Bir vali ki devlettir, devlet de her derde derman.”
"Göster bana evini bırakayım kapına
Bir taş da ben koyayım senin hayat yapına"
"Hem vazife bilip de sırtlandığım bir yükü
Hedefine vardırır, bırakırım ben çünkü"
Yalvarsa da çaresiz, Selman vermez çuvalı
Adam mahçup, perişan, yüreğinden yaralı.
Varıp Selman kapıya yükü koyunca yere
Adamcağız davrandı cebinden ücret vere
Zenginliğin verdiği nefsanî taşkınlıktı
Para vermesi onun, temelli şaşkınlıktı
Selman dedi: "Ey kişi! Var ekmeğim ve aşım,
Ben ücreti neylerim, bana yeter maaşım"
Anlatmadan geçemem size ondan bir anı
Adaletin cihanı ışıttığı bir günde
Diz çökerdi Kisralar kölelerin önünde
Acımasız ateşe tapar yanar yürekler
Çatlardı saraylarda gurur yüklü direkler
Ayakların zemine ulaştığı bir yerde
Kurtuluş muştulanan o kutlu seherlerde
Çınladı ezanlarla aydınlanan şafaklar
Ilgıt ılgıt şenlendi çarşı, pazar, sokaklar
Melce buldu yetimler Halife-i Cihân'da
Karar kıldı adâlet ateşperet İran'da
İşte günlerden bir gün o Selman-i Farisi,
Ömer emriyle oldu Medayin'in valisi
Vali iken o sultan, halka huzur saçardı
Bir garip mütevazı insan gibi yaşardı
Oldu sevgi bayrağı, sonsuz şefkatin eri
Görmedi böyle vali Medayin çoktan beri
Bir haksızlık olmasın diye dikkat nazarı
Günboyu dolaşırdı gezer çarşı pazarı
Adamın biri bir gün almış biraz zahire
Hamal bulup taşıtmak maksadı ki, habire
Sağa sola bakarak bir hamal aramakta
Bakar ki dikiliyor bir adam ortalıkta
"Bakar mısın a canım, şu yüke dalmaz mısın?
Eve kadar götürüp paranı almaz mısın?"
Dedi baktı yüzüne sevgi denizi sandı
Gönlünde anlaşılmaz bir garip ateş yandı
"Nedir bu halim?" deyip daldı biraz hüzüne
Ansazın bakakaldı o hamalın yüzüne!
Ağır yükün altında kesik kesik nefesler
Yürekten kopup gelen zikre benzeyen sesler
Ne görsün adamcağız? "Bu Selman-ı Farisi!"
Yük taşıyan hamalmış, meğer şehrin valisi!
Beyninden vurulmuşa döndü çuval sahibi
Yalvarıp durdu nâçar "aman sultanım!" dedi
"Fark etmedim zatını binlerce özür sana!
Bağışlayın sultanım, yükümü verin bana!"
“Israr etme kardeşim” dedi sahabi Selman
“Bir vali ki devlettir, devlet de her derde derman.”
"Göster bana evini bırakayım kapına
Bir taş da ben koyayım senin hayat yapına"
"Hem vazife bilip de sırtlandığım bir yükü
Hedefine vardırır, bırakırım ben çünkü"
Yalvarsa da çaresiz, Selman vermez çuvalı
Adam mahçup, perişan, yüreğinden yaralı.
Varıp Selman kapıya yükü koyunca yere
Adamcağız davrandı cebinden ücret vere
Zenginliğin verdiği nefsanî taşkınlıktı
Para vermesi onun, temelli şaşkınlıktı
Selman dedi: "Ey kişi! Var ekmeğim ve aşım,
Ben ücreti neylerim, bana yeter maaşım"
sözlükte nesilcilik
bence güven sözlük için eksi puan olacak uygulama... ölü doğum gibi bişey
bir şey yapmak
Bazen hiçbir şey yapmamak da bir şey yapmaktır.
hakkıyla
Gereği gibi, iyice.