“Atatürk ilah değildir, Allah'ın kanunları var. Atatürk Batı'nın kanunlarını getirdi" sloganı atan 21 yaşındaki Emine Şahin, Atatürk'e hakaretten tutuklandı.
Şeriatın reddedildiği; demokrasinin, laikliğin yüceltildiği Müslüman(!) toplumumuzda Atatürk'e tapılırsa kimseye zararı olmaz ama biri çıkıp ilah olmadığını söylerse ülke için büyük tehlikedir. Atatürk'e hakaret edilmez herkesçe kurtarıcıdır ama Osmanlı'ya istediğin iftirayı atabilirsin. Peygamber efendimize, ezana, kurana küfredebilirsin. Çünkü bu özgürlüktür!
Toplumlar hak ettikleri gibi yönetilir. Beşerin kanunları batıla hizmet eder. Adalet getirmez.
ambre nuit
Bazı parfüm markaları vardır, piyasaya sürdüğü her parfümü çok güzel ve özeldir. Aynı zamanda da parasını hak eder. Dior da bunlardan bir tanesidir gerçekten ☺️
yakinen
(bilgi, bilme için) Sağlam olarak, iyice
hatim
Sona erdirme, bitirme.
hacettepe sözlük
Oluşumuna yeni katıldığım ve ilk entry mi buraya girdiğim sözlük, karşılıklı fayda sağlayacak bir birlikteliğimiz olması dileğiyle.
can sıkıntısı
Üzerimdeki Son durum. Bıkkınlık, yılgınlık hiçbir şey yapma isteği olmaması sözlüğe girip saçma sapan entri girme tv açıp kapatma tlf aç kapat sonuç canım sıkılıyor
tutacak
Sıcak mutfak araçlarını tutmakta kullanılan, birbirine şeritle bağlı bez çifti.
rs ophiuchi
Görselide görseydik dedirten başlık.
egoist insanlar
İnsan, nefis sahibi bir varlık…
Elbette öncelediğimiz şeyler kendi çıkarlarımız.
Bunu inkar etmek gerçeği değiştirecek olgunlukta bir savunma olmaktan çok uzakta.
Çıkar meselesini sadece maddiyatla sınırlı tutmayın.
Moraliniz, ruh haliniz için verdiğiniz mücadele de bir çıkardır.
Ancak dünyanın sadece kendinizden ibaret bir yer olmadığının farkında olarak yaşamalısınız.
Aksi halde bu sizin “egoist” olmanıza neden olur.
Egoist insanlar ikiye ayrılır;
Birinci kategoride yetenekli ve zeki olarak nitelendirilebilecek bir bireyin üstten bakan tavrı,
Diğeri ise bir özelliği bulunmayan ancak en üstün özellikler donatıldığına sadece kendisi inanlar…
Her ikisi de çekilecek türden şeyler değil.
Fakat ikinci seçenekte yer alanlar daha bir çekilemez.
İnsan biraz haddini bilmeli.
Tevazu güzel şey fakat çok azımızda bulunuyor.
Halbuki o anlamsız ve basit şişkinlikteki egolar için bir toplu iğne ucu yetiyor.
Elbette öncelediğimiz şeyler kendi çıkarlarımız.
Bunu inkar etmek gerçeği değiştirecek olgunlukta bir savunma olmaktan çok uzakta.
Çıkar meselesini sadece maddiyatla sınırlı tutmayın.
Moraliniz, ruh haliniz için verdiğiniz mücadele de bir çıkardır.
Ancak dünyanın sadece kendinizden ibaret bir yer olmadığının farkında olarak yaşamalısınız.
Aksi halde bu sizin “egoist” olmanıza neden olur.
Egoist insanlar ikiye ayrılır;
Birinci kategoride yetenekli ve zeki olarak nitelendirilebilecek bir bireyin üstten bakan tavrı,
Diğeri ise bir özelliği bulunmayan ancak en üstün özellikler donatıldığına sadece kendisi inanlar…
Her ikisi de çekilecek türden şeyler değil.
Fakat ikinci seçenekte yer alanlar daha bir çekilemez.
İnsan biraz haddini bilmeli.
Tevazu güzel şey fakat çok azımızda bulunuyor.
Halbuki o anlamsız ve basit şişkinlikteki egolar için bir toplu iğne ucu yetiyor.
devletin dinlere bakış açısı nasıl olmalıdır sorunsalı
laiklik eğer algılanan manada ''her dinden insana eşit yaklaşmak''sa, bunun bayraktarlığını islam hukuku zaten yapar. ancak laisizm bu değil.
unutmamalı ki mekke'nin fethi'nde ilk emir müşriklerin can ve mal güvenliği idi. fatih sultan mehmed'in istanbul'u fethinden sonraki ilk icraatı zarar gören kilise ve havra'ları tamirdi.
kaldı ki ülkemizde müslüman sayısı çok olduğundan camilerin oranı kilise'ye göre daha fazla. ayrıca kilise'lerin devletin müdahalesi altında olmama gibi bir tercihleri var. örneğin fener rum patrikhanesi'ne bağış yapabilirsin ama bir diyanet camisi gibi idare edilmesi mümkün değildir. o türden bağışlar, hizmetler de zaten yapılıyor. bakın mesela trabzon'daki sümela manastırı'ndan, van'daki akdamar kilisesi'ne kadar revizeler ve hizmetler devam ediyor.
yani esasen eğer bir ayrım yapılıyorsa, bu bahsi geçen diğer dinlere ait kuruluşların herhangi bir boyunduruğu kabul etmiyor olmalarından kaynaklanıyor.
unutmamalı ki mekke'nin fethi'nde ilk emir müşriklerin can ve mal güvenliği idi. fatih sultan mehmed'in istanbul'u fethinden sonraki ilk icraatı zarar gören kilise ve havra'ları tamirdi.
kaldı ki ülkemizde müslüman sayısı çok olduğundan camilerin oranı kilise'ye göre daha fazla. ayrıca kilise'lerin devletin müdahalesi altında olmama gibi bir tercihleri var. örneğin fener rum patrikhanesi'ne bağış yapabilirsin ama bir diyanet camisi gibi idare edilmesi mümkün değildir. o türden bağışlar, hizmetler de zaten yapılıyor. bakın mesela trabzon'daki sümela manastırı'ndan, van'daki akdamar kilisesi'ne kadar revizeler ve hizmetler devam ediyor.
yani esasen eğer bir ayrım yapılıyorsa, bu bahsi geçen diğer dinlere ait kuruluşların herhangi bir boyunduruğu kabul etmiyor olmalarından kaynaklanıyor.