eşiği unutursan eşiklerden düşersin

Hayri Efendi, yaşadığı tüm hadiselerin ardından aynı cümleyi; kendine hatırlatır gibi, biraz da yüksek sesle telaffuz ederdi: “Eşiği unutursan eşiklerden düşersin. Allah eşiği unutturacak bir işi başımıza vermesin.”
“Ah be evlatçığım” dedi, “Zaman öyle bir zaman olmuş ki insanlar tüm ömürlerini, sonucu koca bir hiç olan koca davaların ümitleriyle harcayıp sonunda aradıklarını bulamayanların düştüğü o koca boşluğa düşüyorlar. Her sabah kapının eşiğinden çıkarken bu yüzden niyet ederim işte. Dilerim ki her işim, her işiniz Allah'ın rızasına uygun olsun. Çünkü niyetimiz rıza olmazsa kalp kırmak da hak yemek de çalıp çırpmak da çok kolay olur. Niyetimiz Allah rızası olmazsa ne gençler hayatın ilk tatlarını duymaya başlayan insanın sevincini ve ne de ihtiyarlar rahat bir yaşlılığın verdiği huzuru duyarlar. Gayesiz bir şekilde yaşayıp anlık hadiselerin girdabında içi boş hüzünler ve mutluluklar yaşarlar. Ah be evlatçığım! Rabbim bize eşiklerde iken niyetimizi sağlam tutmayı unutturmasın. Çünkü eşiği unutursan eşiklerden düşersin. Ben bugün eşiklerden düşmüş bir genç gördüm. Hüznümdendir bu halim. Ve gencin düşüp gittiği eşiktendir tüm hüznüm…”
Akşam Ezanından Önce Evde Olmak - Rümeysa Oğuz