rap dünyasında gündemi epey meşgul eden eylem. massaka bilindiği üzere gerçek bir gangster rap sanatçısı. bunu herkes bildiği gibi inkarda etmiyordu. fakat ortaya geçtiğimiz günlerde diablo 63 mahlasını kullanan bir rapçi çıktı. şarkılarından, sözlerinden anlaşıldığı üzere kendisi hollanda'da yaşayan bir rap sanatçısı idi. ve bu şahıs daha ilk parçasıyla massaka'ya kafa tuttu ve diss parçası yayınladı. video epey ilgi gördü, daha sonra şaşırtan olay; massaka bu parçaya cevap verdi.
Olay şu şekilde sırasıyla devam ediyor:
Diablo 63'ün ilk parçası:
massakanın verdiği cevap (bu olay kariyerinde bir ilkti):
Derken bu parçalar çoğalmaya başladı. Karşılıklı parça yayınlamalar arttı.
Ardından ortaya bu iki ismin çetelerinin sınır bölgesinde silahlı çatışmaya girdiği piyasaya servis edildi. ve bu haberin ardından bu isimler olayları doğruladı.
olaylar bu şekilde devam ederken, bugün tüm olayı açıklayan bir parça massaka tarafından yayınlandı:
parçada bu iki ismin birlikte düet yaptıkları görülüyor. görünen o ki aslında maske ile karşıya çıkan diablo massakanın kendisiymiş. ve herkese bir mesaj vermek istemiş.
Kendi kaleminden ise o mesaj şu şekilde:
"Bizim ne prime ihtiyacımız var ne o primden gelecek paraya!!! Zaten senelerdir savaşıyouz,Şimdi de dışarıda o aptalları eğlendirmek içinmi savaşacaz sandınız??? Sokaklarda kayıbımız çok oldu,Halâ da savaşıyoruz. Durmak yok,dost ve düşmanı ayıkladik ve inanin cok düşman yüzünü gösterdi .Diss istiyorsunuz hatta rapçiler birbirini öldürsün istiyorsunuz.Bircok kişi ona bile eyvallah diyor. Madem öyle sizlere en kralını oynarız.
Massaka dinleyicileri yine kendini gösterdi çok sağlam kitlesiniz.Sadık ateşli baba kitleye sahip olduğumuz icin gururlanıyoruz.Sizi seviyorum inanin.Düşündükçe ve gördüklerimle tüğlerim diken diken oluyor.Biz hepsini gördük, Massakayı yerlerde zanneden çok kisi boşa sevindiniz,Kral geri döndü "
bu kurgu ile aslında tüm rap camiasına bir mesaj verilmiş oldu.
mavikaranlik
@mavikaranlik admin
yazar
1,260
entry
138
takipçi
184
takip edilen
4,646
beğeni
2,571
favori
46,089
puan
Efsane Yazar
paul dwyer
Türk, İskoç müzisyen ve televizyon sunucusudur. Youtube'da bir çok videosuna denk gelmiş olabilirsiniz. özellikle oğlu ile birlikte başarılı bir şekilde sanatını icra etmektedir. Müzik ve yol isimli tv programının sunucusudur.
nbase
açılım anlamıyla nicotin-base olan bir baz türü. kullanım amacı olarak ise, elektronik sigaralar için "tütün" işlevi gören likit denilen sıvının ana maddesi olarak tüketilmesidir. Normal şartlar altında elektronik sigara ve türevi tüm ürünleirn satışı yasak olsa da "arge" maskesi adı altında yasal olarak her yerde satılmaktadır. içerisinde tercihe göre değişiyor olsa da; nikotin, bitkisel gliserin ve propilen glikol bulunmaktadır. e-sigara kullanımına hazır hale gelmesi için tek eksiği aromalardır. nikotin oranı ve vg-pg oranlarına göre çeşitleri mevcuttur.
davutoğlu'nun intihar etmek isteyen genci vazgeçirmesi
bugün boğaz köprüsünde gerçekleşen eylem. Köprünün Edirne istikametinde korkuluklarına çıkan bir kişi ak parti Tişörtü giyerek intihar girişiminde bulundu. Müzakereci polisler saat 13.00'da korkuluklara çıkan kişiyi ikna etmeye çalışırken o sırada köprüden geçen eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu aracını durdurarak ilgili şahısı ikna etti.

kaynak

kaynak
venezuela darbe girişimi
bugün itibari ile gerçekleşen eylem, muhalefetle bağlantılı bir grup askerin darbe girişimi başlattığını ve girişimin bastırılmaya çalışıldığını açıklandı. Guaido yanlısı darbeci askerler ile meşru ordu arasında çatışma yaşanmakta.

kaynak

kaynak
zencefil suyu
zencefil meyvesinin sıkılması suretiyle elde edilen sıvı. her türlü hastalığa derman olma özelliği bulunan fakat nedense çok dillendirilmeyen bir bitkisel şifa kaynağı. genelde kabuklu veya kabuksuz bir şekilde sıkılması mümkündür. fakat tadı gerçekten inanılmaz seviyelerde acı olduğu için sulandırılmadan veya ek sıvılar kullanılmadan içmek çok zordur. günde sadece 1 çorba kaşığı kadar içilmesi yeterlidir.

gerçek hayatta pubg organizasyonu yapılması
imkansız gözüyle bakılsa da çoktan duyurulmuş kayıtları başlamış olan eylemdir. bu organizasyonda galip gelecek olan takım için ise ödül tam olarak 100 bin sterlin (750 bin tl) olarak belirlenmiş.
Issız bir adada gerçekleşecek olan bu organizasyonda katılımcılara havalı silahlar ve temas sensörlü ekipman sağlanacak bu şekilde kullanım sağlayacaklar. İlgili firma bu organizasyon için gereken her şeyi sağlayacak, yiyecek içecek yolculuk gibi tüm masrafları karşılayacak.
başvurular şimdilik hush hush üzerinden sağlanıyor ve belirtilen son başvuru tarihi ise 22 nisan.
kaynak
Issız bir adada gerçekleşecek olan bu organizasyonda katılımcılara havalı silahlar ve temas sensörlü ekipman sağlanacak bu şekilde kullanım sağlayacaklar. İlgili firma bu organizasyon için gereken her şeyi sağlayacak, yiyecek içecek yolculuk gibi tüm masrafları karşılayacak.
başvurular şimdilik hush hush üzerinden sağlanıyor ve belirtilen son başvuru tarihi ise 22 nisan.
kaynak

homeland
Showtime kanalında yayınlanan ve bir bayan cia ajanı etrafında gelişen olayları anlatan tv dizisidir. başrolünü claire danes gibi mükemmel bir oyuncu üstlenmiş ve hakkını fazlasıyla vermiştir. genel anlamı ile günümüzde yaşanan ortadoğu problemine cia içerisinde bir bakış imkanı buluyoruz. tabii ki bu bakış açısı pek müslüman dünyasının lehine değil. bunu zaten biliyor olacaktık.
şimdiye kadar dizede denk geldiğim ırak, pakistan, iran gibi devletlerde parça parça çekimleri yapılmış olup neredeyse her bölüm farklı bir ülke ile langley arasında mekik dokumuştur. dizinin 4. sezonunun türkiye'de çekilmesi planlanmış ve hatta 3. sezonun finalinde başrol oyuncusu istanbul'a atanmıştır.
Türkiye hükümeti senaryonun olumsuz olduğunu belirterek çekimlerin yapılmasına çok haklı bir şekilde müsade etmemiştir. elbette buna çok kişi itiraz ediyor olsa da şimdiye kadar işlenen ülkeler göz önüne alınırsa çok doğru bir karar olduğu kesindir. bilhassa iran ve pakistan hakkında çok ciddi hakaretler dizide döndü. aynısısnın bizde olmasına müsade edilmiyor oluşu bence çok doğru bir hareket.
dizi bilakis ilk sezonlardan sonra daha çok aksiyon ve aktiflik kazandığı için oldukça etkileyici ve sürükleyici yol izliyor. şimdiye kadar 7 sezon çekilmiş olup halen devam etmektedir.
şimdiye kadar dizede denk geldiğim ırak, pakistan, iran gibi devletlerde parça parça çekimleri yapılmış olup neredeyse her bölüm farklı bir ülke ile langley arasında mekik dokumuştur. dizinin 4. sezonunun türkiye'de çekilmesi planlanmış ve hatta 3. sezonun finalinde başrol oyuncusu istanbul'a atanmıştır.
Türkiye hükümeti senaryonun olumsuz olduğunu belirterek çekimlerin yapılmasına çok haklı bir şekilde müsade etmemiştir. elbette buna çok kişi itiraz ediyor olsa da şimdiye kadar işlenen ülkeler göz önüne alınırsa çok doğru bir karar olduğu kesindir. bilhassa iran ve pakistan hakkında çok ciddi hakaretler dizide döndü. aynısısnın bizde olmasına müsade edilmiyor oluşu bence çok doğru bir hareket.
dizi bilakis ilk sezonlardan sonra daha çok aksiyon ve aktiflik kazandığı için oldukça etkileyici ve sürükleyici yol izliyor. şimdiye kadar 7 sezon çekilmiş olup halen devam etmektedir.

claire danes
şimdiye kadar gördüğüm en başarılı oyunculuğa sahip amerikalı oyuncu. ilk olarak homeland gizisinde görüp tanıma fırsatı yaşadığım, ilk bölümlerden itibaren muhteşem oyunculuğunu fark ettiğim kişidir. araştırınca da dört Altın Küre Ödülü ve iki SAG Ödülü sahibi olduğunu görüp şaşırmadım.
oynadığı karakter zaten çok ağır bir yük ve oyunculuk gerektirirken o karakteri dahi bu denli başarılı oynayabilmesi muazzam bir olay. bipolar hastası bir amerikan ajanını canlandırması, mimikleri, duygu geçişleri ile adeta tam anlamıyla rolünü yaşayan kişi olmasını sağlıyor.
bu denli başarılı oyunculuğu ilk defa breaking bad dizisinde Bryan Cranston'da görmüştüm. Fakat oyunculuk seviyesi olarak onu dahi geride bıraktığını halen söyleyebiliyorum. mutlaka homeland dizisini izlemeli ve oyunculuğunun tadına bakmalısınız.
oynadığı karakter zaten çok ağır bir yük ve oyunculuk gerektirirken o karakteri dahi bu denli başarılı oynayabilmesi muazzam bir olay. bipolar hastası bir amerikan ajanını canlandırması, mimikleri, duygu geçişleri ile adeta tam anlamıyla rolünü yaşayan kişi olmasını sağlıyor.
bu denli başarılı oyunculuğu ilk defa breaking bad dizisinde Bryan Cranston'da görmüştüm. Fakat oyunculuk seviyesi olarak onu dahi geride bıraktığını halen söyleyebiliyorum. mutlaka homeland dizisini izlemeli ve oyunculuğunun tadına bakmalısınız.

ah bir ataş ver
severek dinlediğimiz, uzaklara daldığımız bir türküdür. aslında bu türkünün hikayesini biliyor şekilde dinlerseniz gözleriniz daha çok dolacaktır. bu türkü ülkemizin kara günlerinden bir tanesi olan 4 Nisan 1953 Dumlupınar Denizaltısı kazasına yakılmış bir türküdür.
bir çok yorumu mevcut olsa da en sevdiğim yorumlardan iki tanesi:
bir çok yorumu mevcut olsa da en sevdiğim yorumlardan iki tanesi:
dumlupınar denizaltısı
4 Nisan 1953 tarihinde çanakkale boğazı açıklarında, 96 mürettebatı ile birlikte batan, 81 mürettabatının şehit olduğu denizaltımızdır.
İligli tarihti denizaltımız İsveç bandıralı bir gemi ile çarpışmıştır. O tarihte hava şartları çok zorlu idi, sis ve yağmur tüm yardım imkanlarını sıfırlayacak seviyede yoğundu. Çarpışma sırasında 22 kişi hariç tüm mürettebat hayatını kaybetmişti. Asıl trajik olaylarda bundan sonra başlıyor olacaktı. torpidoda sıkışarak bekleyen 22 kişi yüzeye bir şamandıra fırlatarak içerisindeki telefon kablosu aracılığıyla merkezle iletişime geçtiler.
Merkezden kendilerini şu şekilde bir uyarı yapıldı:
"Gerekmedikçe konuşmayın, türkü söylemeyin ve sigara içmeyin"
Merkez bu şekilde uyarı yapmış olsa da aslında bir gerçek vardı, o zamanın teknoloji ise sıkışarak bekleyen bu 22 askerimizi kurtarmanın bir imkanı yoktu. vakit geçtikçe askerlerin umudu tükenmişti. O ara merkezden tekrar bir mesaj daha aldılar:
"Rahatça konuşabilirsiniz, türkü söyleyebilirsiniz, sigara içebilirsiniz"
İşte o zaman askerlerimizde durumu anlamıştı. 22 kahraman askerimizin son sözleri "herşey buraya kadarmış kumandan, birer cigara yakalım mı?" oldu.
Her ne kadar tüm ülke seferber olsa da maalesef kurtarılamayacak oldukları belli idi. Kurtarma gemisi olaydan 12 saat sonra olay yerine gelmiş, 25 saat sonra ise anca sabitlenebilmişlerdi. O ara telefon kablosu ile iletişim imkanları da kablonun kopması nedeniyle kesildi. Dumlupınar batığı 100 metre kadar bir derinlikteydi, dalgıçlar batığa ulaşmayı denedilerse de nafile idi. Havanın kötü olması, su altı dalgalarının yoğunluğu sebebiyle dalgıçlar savruluyordu.
Tam olarak 11 dalış denemesi yapıldı, sadece 1 tane dalgıç 80m kadar aşağıya inmeyi başardı fakat basınç nedeniyle şuurunu kaybetti.
Artık 3 gün süren çalışmalar sonucunda Milli Savunma Bakanlığı artık kurtarma çalışmalarını durdurduğunu ve umutların kesildiğini bildirdi.
22 asker ölüme terkedilmişti.

Kazadan sonra geriye askerlerimiz ile merkez arasında kayıtlara geçen şu konuşma kaldı:
- Alo... Dumlu?
- Evet... Dumlu.
- Efendim hava biraz fenalaştı.
- Morallerinizi bozmayın. O hava size daha 2 gün yeter. Sen çocukları yatır. Sigara içmeyin.
- Yok efendim, hepsi yatıyor. Sigara da içmiyoruz. Işık da yok. Karanlıktayız.
- İhtiyaç lambalarını kullanmayın, ileride lazım olacak.
- Kullanmıyoruz zaten. Birinin ışığı çok zayıfladı.
Yarım saat sonra tekrar denizaltıyla bağlantı kurulmaya çalışıldı. Ancak cevap olarak sadece inilti, ilahi ve Allah sesleri geliyordu.
Maalesef 4 Nisan 1953 tarihi ülkemizin en kara günlerinden birisi olarak tarihe geçti.
ah bir ataş ver türküsünün acıklı hikayesini de öğrenmiş oldunuz.
İligli tarihti denizaltımız İsveç bandıralı bir gemi ile çarpışmıştır. O tarihte hava şartları çok zorlu idi, sis ve yağmur tüm yardım imkanlarını sıfırlayacak seviyede yoğundu. Çarpışma sırasında 22 kişi hariç tüm mürettebat hayatını kaybetmişti. Asıl trajik olaylarda bundan sonra başlıyor olacaktı. torpidoda sıkışarak bekleyen 22 kişi yüzeye bir şamandıra fırlatarak içerisindeki telefon kablosu aracılığıyla merkezle iletişime geçtiler.
Merkezden kendilerini şu şekilde bir uyarı yapıldı:
"Gerekmedikçe konuşmayın, türkü söylemeyin ve sigara içmeyin"
Merkez bu şekilde uyarı yapmış olsa da aslında bir gerçek vardı, o zamanın teknoloji ise sıkışarak bekleyen bu 22 askerimizi kurtarmanın bir imkanı yoktu. vakit geçtikçe askerlerin umudu tükenmişti. O ara merkezden tekrar bir mesaj daha aldılar:
"Rahatça konuşabilirsiniz, türkü söyleyebilirsiniz, sigara içebilirsiniz"
İşte o zaman askerlerimizde durumu anlamıştı. 22 kahraman askerimizin son sözleri "herşey buraya kadarmış kumandan, birer cigara yakalım mı?" oldu.
Her ne kadar tüm ülke seferber olsa da maalesef kurtarılamayacak oldukları belli idi. Kurtarma gemisi olaydan 12 saat sonra olay yerine gelmiş, 25 saat sonra ise anca sabitlenebilmişlerdi. O ara telefon kablosu ile iletişim imkanları da kablonun kopması nedeniyle kesildi. Dumlupınar batığı 100 metre kadar bir derinlikteydi, dalgıçlar batığa ulaşmayı denedilerse de nafile idi. Havanın kötü olması, su altı dalgalarının yoğunluğu sebebiyle dalgıçlar savruluyordu.
Tam olarak 11 dalış denemesi yapıldı, sadece 1 tane dalgıç 80m kadar aşağıya inmeyi başardı fakat basınç nedeniyle şuurunu kaybetti.
Artık 3 gün süren çalışmalar sonucunda Milli Savunma Bakanlığı artık kurtarma çalışmalarını durdurduğunu ve umutların kesildiğini bildirdi.
22 asker ölüme terkedilmişti.

Kazadan sonra geriye askerlerimiz ile merkez arasında kayıtlara geçen şu konuşma kaldı:
- Alo... Dumlu?
- Evet... Dumlu.
- Efendim hava biraz fenalaştı.
- Morallerinizi bozmayın. O hava size daha 2 gün yeter. Sen çocukları yatır. Sigara içmeyin.
- Yok efendim, hepsi yatıyor. Sigara da içmiyoruz. Işık da yok. Karanlıktayız.
- İhtiyaç lambalarını kullanmayın, ileride lazım olacak.
- Kullanmıyoruz zaten. Birinin ışığı çok zayıfladı.
Yarım saat sonra tekrar denizaltıyla bağlantı kurulmaya çalışıldı. Ancak cevap olarak sadece inilti, ilahi ve Allah sesleri geliyordu.
Maalesef 4 Nisan 1953 tarihi ülkemizin en kara günlerinden birisi olarak tarihe geçti.
ah bir ataş ver türküsünün acıklı hikayesini de öğrenmiş oldunuz.

natural
muhteşem bir imagine Dragons eseri.
sözleri:
Will you hold the line?
When every one of them is giving up or giving in, tell me
In this house of mine?
Nothing ever comes without a consequence or cost, tell me
Will the stars align?
Will heaven step in? Will it save us from our sin? Will it?
'Cause this house of mine stands strong
That's the price you pay
Leave behind your heartache, cast away
Just another product of today
Rather be the hunter than the prey
And you're standing on the edge, face up 'cause you're a
Natural
A beating heart of stone
You gotta be so cold
To make it in this world
Yeah, you're a natural
Living your life cutthroat
You gotta be so cold
Yeah, you're a natural
Will somebody
Let me see the light within the dark trees' shadows and
What's happenin'?
Lookin' through the glass find the wrong within the past knowin'
We are the youth
Cut until it bleeds, inside a world without the peace facing
A bit of the truth, the truth
That's the price you pay
Leave behind your heartache, cast away
Just another product of today
Rather be the hunter than the prey
And you're standing on the edge, face up 'cause you're a
Natural
A beating heart of stone
You gotta be so cold
To make it in this world
Yeah, you're a natural
Living your life cutthroat
You gotta be so cold
Yeah, you're a natural
Deep inside me, I'm fading to black, I'm fading
Took an oath by the blood of my hand, won't break it
I can taste it, the end is upon us, I swear
Gonna make it
I'm gonna make it
Natural
A beating heart of stone
You gotta be so cold
To make it in this world
Yeah, you're a natural
Living your life cutthroat
You gotta be so cold
Yeah, you're a natural
Natural
Yeah, you're a natural
sözleri:
Will you hold the line?
When every one of them is giving up or giving in, tell me
In this house of mine?
Nothing ever comes without a consequence or cost, tell me
Will the stars align?
Will heaven step in? Will it save us from our sin? Will it?
'Cause this house of mine stands strong
That's the price you pay
Leave behind your heartache, cast away
Just another product of today
Rather be the hunter than the prey
And you're standing on the edge, face up 'cause you're a
Natural
A beating heart of stone
You gotta be so cold
To make it in this world
Yeah, you're a natural
Living your life cutthroat
You gotta be so cold
Yeah, you're a natural
Will somebody
Let me see the light within the dark trees' shadows and
What's happenin'?
Lookin' through the glass find the wrong within the past knowin'
We are the youth
Cut until it bleeds, inside a world without the peace facing
A bit of the truth, the truth
That's the price you pay
Leave behind your heartache, cast away
Just another product of today
Rather be the hunter than the prey
And you're standing on the edge, face up 'cause you're a
Natural
A beating heart of stone
You gotta be so cold
To make it in this world
Yeah, you're a natural
Living your life cutthroat
You gotta be so cold
Yeah, you're a natural
Deep inside me, I'm fading to black, I'm fading
Took an oath by the blood of my hand, won't break it
I can taste it, the end is upon us, I swear
Gonna make it
I'm gonna make it
Natural
A beating heart of stone
You gotta be so cold
To make it in this world
Yeah, you're a natural
Living your life cutthroat
You gotta be so cold
Yeah, you're a natural
Natural
Yeah, you're a natural
ffmpeg
hemen hemen her platformda kullanılma imkanı sunan açık kaynaklı yayın, video, ses, dönüştürme işlemleri yapılmasını sağlayan yazılımdır. özellikle video tabanlı web siteleri tarafından kullanılmaktadır.
plesk ve cpanel kurulumları şu şekilde yapılmaktadır:
cd /usr/local/src
wget mirror.ffmpeginstaller.com/...
tar -zxvf ffmpeginstaller.8.0.tar.gz
cd ffmpeginstaller.8.0
./install.sh
plesk ve cpanel kurulumları şu şekilde yapılmaktadır:
cd /usr/local/src
wget mirror.ffmpeginstaller.com/...
tar -zxvf ffmpeginstaller.8.0.tar.gz
cd ffmpeginstaller.8.0
./install.sh
aloe vera
genellikle tıbbi amaçlar ile kullanılan bir bitki türü. yetiştirmesi epey kolay olduğu için son zamanlarda artık her eve girmiştir. sürekli kendini yenileyebiliyor olmasının yanı sıra çok fazla su istemiyor. bilhassa gerekli bir durum olursa (ufak tefek yanıklar, dudak uçukları, yaralar, sivilceler gibi) hemen saksıdan bir tane dalı kırılıp bölgeye uygulanabiliyor.

dünyanın ilk ayrılık mektubu
Liberty Üniversitesi mensubu arkeloglar tarafından bulunan ve Babil kralı Nabonidus'un, M.Ö. 6. yüzyılda yazdığı belirtilen mektuptur. şimdiye keşfedilen ilk ayrılık mektubunun bu olduğu söyleniyor. bu mektup ırak'ın güneyinde bulunmuş.
Kral Nabonidus'un cariyesinden ihanet nedeniyle ayrıldığı görülen mektupta şu ifadeler yer alıyor: "Çocukluk arkadaşım Nisaba ile görüştüğünün haberi, Yukarı Fırat'tan bana ulaştı. En sevdiğim cariyelerimden biri olduğun için bu ihanetle mahvoldum. Keten şal ve sandaletlerini almak için ayın sonuna kadar vaktin var, yoksa onları ay tanrısının tapınağına bağışlayacağım."

kaynak
Kral Nabonidus'un cariyesinden ihanet nedeniyle ayrıldığı görülen mektupta şu ifadeler yer alıyor: "Çocukluk arkadaşım Nisaba ile görüştüğünün haberi, Yukarı Fırat'tan bana ulaştı. En sevdiğim cariyelerimden biri olduğun için bu ihanetle mahvoldum. Keten şal ve sandaletlerini almak için ayın sonuna kadar vaktin var, yoksa onları ay tanrısının tapınağına bağışlayacağım."

kaynak
allah düşmanımın başına vermesin denilen şeyler
teknoloji özürlüsü akraba.
yeryüzü doktorları
gönüllü doktorların hizmet verdiği yardım kurumudur. afrika ülkelerinde verdikleri hizmetler ile hem afrika halkının gönlünde taht kurmuş hem bizi gururlandırmış güzel insanlar topluluğudur. özellikle somalide, yüzlerce çocuğun, gencin, yaşlının katarakt ameliyatlarını gerçekleştirmiş, bakımlarını üstlenmişlerdir.
resmi web siteleri: [url] https://www.yyd.org.tr[/url]
bağış adresleri: [url] https://www.yyd.org.tr/bagis-yap/[/url]
instagram hesapları: @yeryuzudoktorlari

resmi web siteleri: [url] https://www.yyd.org.tr[/url]
bağış adresleri: [url] https://www.yyd.org.tr/bagis-yap/[/url]
instagram hesapları: @yeryuzudoktorlari


ey sevgili
bir Sezai Karakoç şiiridir.
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bak1ma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneşi bahardan koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakabılarımdan degil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım
Salome'nin Belkis'ın
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alir sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Yıllar geçti sapan ölümsüz iz bıraktı toprakta
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı katlarında bodrum katlarında
Gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
Hep Kanlıca'da Emirgan'da
Kandilli'nin kurşuni şafaklarında
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey çagdas Kudüs (Meryem)
Ey şiirini gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm düsüncesinin beni sardığı şu anda
Verilmemiş hesapların korkusuyla
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünüm benim
Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çikar madem ki yar vardır
Yoktanda vardan da ötede bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Gögsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bak1ma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneşi bahardan koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakabılarımdan degil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım
Salome'nin Belkis'ın
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alir sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Yıllar geçti sapan ölümsüz iz bıraktı toprakta
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı katlarında bodrum katlarında
Gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
Hep Kanlıca'da Emirgan'da
Kandilli'nin kurşuni şafaklarında
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey çagdas Kudüs (Meryem)
Ey şiirini gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm düsüncesinin beni sardığı şu anda
Verilmemiş hesapların korkusuyla
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünüm benim
Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çikar madem ki yar vardır
Yoktanda vardan da ötede bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Gögsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
muhsin yazıcıoğlu
vatanın has evlatlarından, davayı bize öğretenlerden, pes etmeyenlerden.
mekanı cennet olsun.
"Hayat böyledir dostum geçer beklemekle. Ümitlerin bittiği yerde abdest al ve sabahı bekle."
( görsel tasarımı: [yazar]3k[/yazar] )
mekanı cennet olsun.
"Hayat böyledir dostum geçer beklemekle. Ümitlerin bittiği yerde abdest al ve sabahı bekle."
( görsel tasarımı: [yazar]3k[/yazar] )









