mahur

mahur

@mahur moderatör yazar
1,181
entry
14
takipçi
16
takip edilen
2,757
beğeni
1,061
favori
32,485
puan
Efsane Yazar

“Beni tanımak isteyen girilerimi okusun” diye düşünen, güven sözlük yazarı.

çevrimdışı
06 ağustos 2019'dan beri üye
tefrit
Gereğinden daha aşağıda olma durumu.
ifrat
Aşırı gitme, ölçüyü aşma, gereğinden fazla ileri gitme.
istibdat
Yönetimde baskı yapmak. Tek bir yöneticinin, kendine tâbi olanları mutlak hâkim olarak ve keyfine göre hükmederek idâre etmesi usûlü, keyfe, zora ve baskıya dayanan idâre şekli, diktatörlük, despotluk, despotizm.
başın sağ olsun
taziye için kullanılan bir deyimidir. Yakınlarını kaybedenleri teselli etmek için kullanılır. Ben hep "giden gitmiştir. sen sağ ol, iyi ol" anlamına geldiğini düşünmüşümdür. Ama aslında "yaran iyileşsin" anlamına gelmekteymiş. Eski Türkçede "baş" yara, sağ ol ise aslında iyileşme anlamındaki "sağal" kelimesinin değişmesiyle birleşmiş ve "başın sağ olsun" şeklinde kalıplaşmıştır.
işe yaramazlık hissi
Dünyanın boş ve anlamsız, kendimizin ise tutunacak bir dal bulamayıp içine yuvarlandığımız depresif duygular. Her şeyin ilâcı olan dua ve sevdikleriniz, sizi bu tür duygulardan kurtaracak ilk adımlardır. Başkalarına iyilik yapma fırsatlarını değerlendirmek her zaman dünyanın anlamsızlığına açılacak en güzel savaştır. Başkalarına iyilik yaparken kendi benliğimizi kenara atıp tüm varlığınızın başkaları tarafından ezilip hor görülmesi ise başka depresif duyguların tetiklenmesine neden olur. Her şeyde olduğu gibi iyilikte ve fedakarlıkta da orta yolu tutturmak en iyisidir.
muhakeme
Bir konuyu dikkatle inceleme, iyice düşünme, akıl süzgecinden geçirerek karar verme.
ihtiva
İçine alma, içinde bulundurma, şâmil olma.
pranga
italyancadan dilimize girmiş olan kelime Ağır cezâ mahkûmlarının ayağına takılan zincir anlamına gelir.
münzevi
Bir köşeye çekilen, tek başına yaşayan, Etrafla ilgisi olmayan, insanlardan uzak.
inisiyatif
Fransızca'dan dilimize girmiş olan kelime. Bir işi kendi başına yapabilmek, o iş hakkında gerekli kararları alabilmek için sahip olunan nitelik, tek başına yapabilme gücü.
15 temmuz
Ak ile karanın, dost ile düşmanın ortaya çıktığı unutulmaz bir geceydi. Liderimizin sağduyusu ve inisiyatifiyle ucuz atlattığımız, verilmiş sadakamız varmış dediğimiz uzun bir gece. Ama şimdilerde gereksiz uzun törenlerle, laf kalabalıklarıyla abartıldığı bir merasim.
filoloji
1. Bir dili ve o dile âit belgeleri dil ve târih açısından inceleme.
2. Yazılı belgelerden hareket ederek dil yoluyle kültürleri araştırma ve tanıtmaya yönelik bilim dalı, lisâniyat.
tecrit
1. Soyma, soyulma.
2. Ayrı tutma, ayırma.
3. Temizleme, ayırma.
4. felsefe: Soyutlama.
5. fizik: Isı, ses, su, rutûbet, elektrik, gürültü gibi şeylerin bir yerden bir yere geçmesine engel olma, yalıtım, izolasyon.
6. edebi: Şâirin kendisini başka bir kimse yerine koyarak ona hitap etmesi şeklindeki edebî sanat.
7. tasavvuf 'taki anlamı: Dünyâya âit şeylerden vazgeçerek gönlünü Allah'a bağlama, kalbi mâsivâdan arındırma.
balbal
Eski Türkler'de mezarlara veya bâzı makamların etrâfına dikilen, bâzan üstünde kabartma şekiller ve yazılar bulunan, yekpâre uzun taş.
yazarların en son izlediği filmler
benim dünyam

Entry görseli
işkolik
Tatile çıkarken bile listesini hazırlayıp sadece bir planla yetinmeyip her zaman yedek planlar yapmayı ihmal etmeyen insanlara denir.
küre-i arz
Osmanlıca dünya, yeryüzü.
balıkçı
Balık tutma işini geçimini sağlamak için yapan ya da sadece hobi amacı güden kişilere denir.

Bizim burada balıkçılarla ilgili meşhur bir hikâye vardır. Kısaca anlatmak istiyorum. Bir kadın evlendikten kısa bir süre sonra bavulunu toplamış babaevine gelmiş. Babası "hayrola kızım ne oldu?" demiş. Kızı da kocasının içkiye başladığını, her akşam içip içip geldiğini, kendisine hakaretler ettiğini anlatmış. Artık dayanamadığını ve evi terk ettiğini söylemiş. Babası da "Aman kızım! yapma kızım, yıkma yuvanı. yakında vazgeçer. biraz sabret." deyip kızını geri yollamış. Kız evine gittikten bir zaman sonra yine kapı çalmış ve kız bavuluyla yine kapıdaymış. Bu sefer de kocasının kendisini aldattığını ağlayarak anlatmış babasına. Babası yine "Yapma, etme. Geçer kızım." deyip yollamış evine. Yine bir zaman sonra bizim kız bavulla geri gelmiş. Babası "yine ne oldu? anlat bakalım." demiş. Kız da kocasının her gece balığa gittiğini, eve hiç uğramadığını anlatmış. Babası da balık lafını duyunca kızının elinden almış bavulu ve "Gel kızım gel. Bir adam balığa başladıysa geçmez. Balıkçılık sadece bir iş veya hobi değil, karasevdadır." demiş.
sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
Entry görseli
sırt ağrısı
sırtına bir bıçak saplanmış hâlde yaşamaya çalışmak. şöyle üstünüzden dozerle geçseler çok iyi gelecek hissi.