Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

caz

christian rosenkreuz christian rosenkreuz · 28.12.2018 18:02 · 200 · #28100
abd'nin klasik müziği.

19. yüzyıl sonlarında new orleans'da ortaya çıkmıştır.

1920'den itibaren aşırı popüler olmaya başlamıştır ki ikinci dünya savaşı'na kadar abd'de müzik deyince insanların aklına çoğunlukla caz gelmekteydi.

nazi almanyası bu müziği "yoz müzik" olarak yaftalamış ve yasaklamıştır. nazilere göre bu müzik insanları yoldan çıkartıyor ve kültürlerini unutturuyordu. haliyle almanya'da caz dinlemeniz çok riskli bir işti.

aslında blues ile yapısal olarak çok benzerler birbirine. sebebi ise iki müziğin de afrika çıkışlı olması ve iki müziğin de siyahların kiliselerinden çıkması. haliyle siyahların kiliselerinde çok yaygın olan papaz ve cemaat arasında soru-cevap sohbeti müziğin yapısına da yansımıştır.

şu video olayı biraz anlamanıza yardım eder sanırım:

YouTube video


cazın birçok türü vardır ve sürekli yeni türler de ortaya çıkmaktadır.
Upvote 2
Downvote 0
0

ajdar anık

christian rosenkreuz christian rosenkreuz · 28.12.2018 17:22 · 1422 · #28099
kendi şarkılarını cidden beğenip beğenmediğini merak ettiğim şahıs.

mesela ben de paylaşmayı seviyorum müzikle yaptığım işleri ama çok da beğenmiyorum.

ama bu adam cidden beğeniyor gibi sesini falan.
Upvote 4
Downvote 0
1

kenan sofuoğlu'nun emirerlerim paylaşımı

kisiselbakim kisiselbakim · 28.12.2018 15:09 · 1298 · #28088
Aslı itibari ile düzgün bir ailenin düzgün bir çocuğu ve sevilen bir karakter iken sadece 4 dakikada, nefret edilen bir vakaya dönüşmüş, ibretlik bir hikayenin kahramanıdır!
Siyaset bir canavardır ve bir alt yapıya ihtiyaç vardır. Ancak Kenan ve benzeri gibi alt yapısısız girilen bu arneda canavar evlatlarını yer. Kenan ve benzerleri ilk elenecek olan zayıf halkalardır ! Eninde sonunda bu canavar tüm evlatlarını yiyecektir. Hayatta kalmayı ise, en acımasız ve gaddar olanları başarabilir. Ekranlarda gördüğünüz yılların siyaset kurdu dediğimiz kişiler, olduğu yerde kalabilmek için nice masumun kanına girmiş elleri kanlı birer canavardırlar. Sadece Türkiye de değil, tüm dünyada siyasetin temel ilkesi rakiplerini yok etmek üzere kurulmasıdır!
Upvote 1
Downvote 0
1

seda sayan

sesveofke sesveofke · 28.12.2018 03:32 · 931 · #28081
0 Aralık 1961'de İstanbul'da doğdu. Gerçek adı Aysel Gürsaçer olan sanatçı, müzik dünyasındaki çıkışını 1980li yıllarda yaptı. "Ah Geceler", "Bebeğim", "Ben Sana Demedim mi", "Sensizliğe Yanarım" ve "Var mısın" gibi parçalarla çıkış yaptı. Uzun bir süredir televizyonların sabah kuşağında kadın programı yapmakta olan sanatçı birçok dizide oyuncu olarak yer aldı.
Upvote 5
Downvote 0
0

cengiz semercioğlu

sesveofke sesveofke · 28.12.2018 03:30 · 319 · #28080
gazeteci ve televizyon yapımcısı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünde okurken 1988'de gazeteciliğe başladı. 1992 yılında Hürriyet gazetesine çalışmaya başladı.
Upvote 3
Downvote 0
0

güven sözlük yazarlarının hikayeleri

christian rosenkreuz christian rosenkreuz · 28.12.2018 03:22 · 1353 · #28079
uyandım işte, yine karlı bir günün sabahında. harcadığım tüm sabahlar gibi bu da büyük ihtimalle boşa harcanacak.

ah, paris'in fareli ve dışkı kokan sokakları yine penceremin önünde... her zaman değiştirmek istediğim ama değiştiremediğim bir manzara... yıllardır aynı manzaraya uyanıyorum.

her sabah uyandığımda düşündüğüm gibi yine bunları düşündüm. ama bu sabahı farklı kılan başka bir detay vardı. kapım çalınıyordu. kapıyı çalan kişinin uyguladığı kuvveti dikkate alırsak erkek olmadığı kesindi. bu saatte hangi kadın kapımı çalardı ki?

"geliyorum!" diye bağırıp yataktan çıktım.üniformamı giydim ve kılıcımı kuşandım. ilk defa kapımı çalan bir hanımefendinin karşısına kötü çıkmamalıydım.

her türlü ihtimale karşı, kapıyı hafifçe aralayıp baktım. üst katımda oturan mademoiselle maëlys'ti gelen.

"bonjour mademoiselle! size nasıl yardımcı olabilirim?" dedim kısık bir sesle. uyanır uyanmaz konuştuğum ilk kişi o olduğu için de sesim haliyle hırılıtılı çıkıyordu.

"bonjour monsieur, sabah erken saatte geldiğim için özür dilerim. ama sizin yardımınıza ihtiyacım var. bugün marie-antoinette'e çeşitli kumaş örnekleri götürmem gerekiyor. acaba sizinle birlikte versailles'a gitmemde bir sakınca var mı?"

ah, en sonunda güzel ev sahibem mademoiselle maëlys ile ufak da olsa geçirebileceğim bir zaman dilimi...

"evet, tabii ki... ama izin verin de bugün için hazırlanayım. henüz yeni uyandım ve kahvaltı da yapmadım."

"anlıyorum. o halde sizi dairemde bekliyor olacağım" dedi ve merdivenlerden yukarı çıktı.

ah, maëlys... sanki başından fışkırıyormuş gibi duran dolgun sarı saçlarıyla, mavi gözleriyle, kırmızı yanaklarıyla her erkeğin rüyası... ama iş hayatnının getirdiği sertliği de taşıyan bir kadın. ailesi öldükten sonra paris'in en iyi moda evi kendisine miras kaldı. o da iflas etmemek için elinden geleni yapıyor. mal varlığı benim gibi bir subayın mal varlığı ile ölçülemeyecek kadar fazla olduğu için her zaman kendisine yakınlaşmakta tereddüt etsem de o bana hep yakın davrandı. ama belki de kiracısı olduğum içindir bu.

kahvaltımı yapıp düzgünce üniformamı giyip, silahlarımı kuşandıktan sonra mademoiselle maëlys'in kapısını çaldım. çoktan hazırlanmış olmalı ki hemen kapıyı açtı.

göz alıcıydı... normalde de göz alıcı olsa da saray kıyafetleri onu daha da göz alıcı hale getiriyordu. neticede kendisinin işi modaydı ve kendisini nasıl göz alıcı hale getireceğini de iyi biliyordu.

"bir gün kraliçe kıskançlıktan mademoiselle'i öldürecek" dedim. ama fark etmeden sesli bir biçimde söylemiştim.

"o zaman beni korumak da size düşer generalim" deyip koluma girdi. neşeliydi ama neşesi benden mi yoksa kazanacağı paradan dolayı mıydı bilmiyorum...

"bana fazla güvenmeyin. neticede hala bir köşküm bile yok" dedim.

bana bakıp güldü. arabacıların olduğu yere yürürken sürekli bana bakıyor gibiydi. ben de ilk defa kendisiyle birlikte yürümenin heyecanından ötürü sadece karşıma bakıyordum. kılıcımın kabzasını o kadar sıkıyordum ki eldivenlerimi yırtmaktan korktum.

boş bir araba bulunca versailles'a doğru yola çıktık.

"monsieur, versailles'da görev yapmak nasıl?" diye sordu bana.

"ah, tahmin edemezsiniz mademoiselle... herkes beni kıskansa da savaşa gitmeyi daha çok tercih ederdim. sadece kumaşlar ve giysiler için gitseniz bile ne kadar gerilimli bir yer olduğunun farkına varmışsınızdır."

güldü.

"öyle... ama ben en çok krala üzülüyorum. zavallı kral, adeta hapis hayatı yaşıyor gibi görünüyor. arada bir marie-antoinette'in yanına uğruyor ben onunlayken. ama o zamanlarda bile versailles'da çok sıkıldığı belli oluyor. sahi, siz çok görüyor musunuz kralı?"

"malesef, kendisi devlet işleri haricinde genelde demir atölyesine kapatıyor kendisini. çok fazla karşılaşmak pek mümkün olmuyor. zaten benim gibi düşük rütbeli birisi de kralı çok görmez."

sessiz bir şekilde beni izlemeye başladı. ilk defa karşı karşıya oturduğumuz için de heyecandan ne yapacağımı bilmiyordum. versailles'a kadar sessiz bir şekilde gittik...
Upvote 6
Downvote 0
4

pitonun midesinden çıkan kadın

serendipity serendipity · 28.12.2018 03:01 · 515 · #28077
Endonezya'da gerçekleşen korkunç olayda 54 yaşındaki Wa Tiba adındaki kadın çiftçilik yapmaktadır. Durduk yere ortadan kaybolması üzerine ailesi kendisini aramaya çıktı. En son bulunduğu yer yine çiftlik olduğu için bulunduğu bölgede Endonezya'daki Persiapan Lawela köylüleri arama yapmaya başladılar. Tam o sırada sekiz metrelik bir piton gördüklerinde yılanın hareket etmekte zorlandığını fark ettiler. Korkunç şüphe dahi olsa Dev yılanın karnını yarıp içine baktıklarında ise iki çocuk annesi Wa Tiba'nın piton tarafından yutulduğunu gördüler. Elbiseleri ve takıları bile üzerinde olan kadının cansız bedeni yılanın içinden çıkarıldı.
İzlerken tansiyonum oynadı. Tansiyon, kalp hastaları, hamile ve çocuklar izlerken dikkatli olsun!
YouTube video
Upvote 6
Downvote 0
2

halil inalcık

tekinsiztip tekinsiztip · 28.12.2018 02:44 · 864 · #28076
onu anarken kullanılan "tarihçilerin kutbu" ifadesi, uğruna söylenebilecek pek çok övgüyü içinde barındırıyor. çok büyük bir tarihçi. mezarı Fatih Camii Haziresi'dedir.
Upvote 3
Downvote 0
0