Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

poşetlerin parayla satılacak olması

3k 3k · 03.01.2019 13:47 · 1817 · #28847
poşetlerin para ile satılmasını doğru buluyorum mantıklı bir uygulama, ancak milletin para ile satın aldığı poşetlerde reklam olması doğru değil. Bu uygulamada bence poşetlerde reklamın olmaması gerekli tep tip standart bir poşet tipi belirlenmeli bütün marketler aynı özelliğe sahip olan bu reklamsız poşeti vermeli.
Upvote 2
Downvote 0
1

dart

nobody nobody · 03.01.2019 06:52 · 605 · #28834
İngilizce eğitim kampanyası adında düzenlenen dart turnuvalarına katılmayınız. Genellikle dairenin tam ortası mermer kadar sert olur.
Upvote 1
Downvote 0
0

küsmek

annapolly annapolly · 03.01.2019 03:05 · 754 · #28822
iletişime devam edemeyeceğinizi veya karşı tarafın sizi anlamadığını düşündüğünüz durumlarda kendi kendinize yaptığınız protesto. bazen nasıl ya beni anlamıyor ki diye düşündüğünüzde, bazen kavga etmekten kaçınma amaçlı, bazen de susmak erdemdir derken bir anda içine düştüğünüz durumdur. ancak siz bunu kendinize ait bir tek halka olarak düşünüyorsanız yanılırsınız. çünkü bu durum zincirleme şekilde etkilerini gerçekleştirir. ve kendini büyütür.
Upvote 5
Downvote 0
3

güfte

christian rosenkreuz christian rosenkreuz · 03.01.2019 02:44 · 1159 · #28817
müziğin evrensel bir dil olmasını sınırlayan etmenlerden birisi.

en azından benim düşüncem bu yönde.

mesela hiç yabancı dil bilmeyen birisi şu şarkıyı neşeli bir şarkı zannedebilir:

YouTube video


bence sözsüz müzikler daha evrensel.
Upvote 1
Downvote 0
1

güven sözlük yazarlarının hikayeleri

christian rosenkreuz christian rosenkreuz · 03.01.2019 01:53 · 1382 · #28783
eşi öldüğünden beri, her gece yalnız bir şekilde ava çıkıyordu. şatodaki hizmetçileri de kovmuştu. artık koca şatoda sadece o vardı artık. sadece arada bir vergileri tahsil eden memuru ve vergilerini tarlalarından ödeyen köylülerle bir araya geldiğinde insanların arasına karışıyordu.

çoğu derebeyinin aksine, tebaası tarafından seviliyordu. ama eşi ölünce içine girdiği kasvetli ruh halinden ötürü, tebaası da kendisi için üzülmeye başlamıştı.

eskiden leydi, her kasbaya indiğinde kasabada bayram havası eserdi. artık kasaba da lordla beraber yalnızlığa gömülmüştü.

tüm bu kasvetli yapı, köylülerin hayvanlarına dadanan bir kurt yüzünden daha da çekilmez bir hal aldı.

lord da bu durumdan memnun değildi. ne kadar yasta olsa da halkına karşı kendini sorumlu hissediyordu. ayrıca topraklarına ölüm getiren bu hayvanı da kendisine tehdit olarak görmeye başlamıştı. kurt da olsa, vergi gelirlerini çalan herkes onun düşmanıydı.

artık kasabaya konuşlanan ordusu sadece kasabayı ve yakın çevredeki köyleri korumaya yetiyordu. kurdun peşine düşseler bu sefer kurt da askerlerin yokluğunu seziyor ve tekrar saldırıya geçiyordu. haliyle lord harekete geçmeye karar verdi.

dolunaylı bir gecede, her zaman ava çıktığı gibi, yalnız bir şekilde ormana girdi. hayvanı ürkütmemek için de yanına meşale almadı. sezgilerine güveniyordu.

mızrağıyla her an saldırıya hazır bir şekilde ormanın içinde sessiz bir şekilde yol almaya başladı. bir süre yürüdükten sonra ormanın içindeki akarsuyun kenarında dinlenmeye karar verdi.

akarsu, ormanı ikiya bölüyordu. derinliği on metre, genişliği 300 metre kadardı. haliyle askerlerin rahatça geçebilmesi için bir köprü yapılmıştı.

köprüye yaklaşınca, birisinin köprüde durduğunu görmüştü. uzaktan net olarak seçemiyordu. tedbiri elden bırakmadan hızlı adımlarla köprüdeki kişiye doğru yürümeye başladı.

"bu saatte burada ne yapıyorsun?" diye bağırdı.

köprüdeki kişi, lord'a yüzünü dönünce lord onun aslında bir kadın olduğunu gördü. evet, çıplak bir kadındı. parlak sarı saçları geceyi güneş gibi aydınlatıyordu. gözleri akarsuyun rengi gibi turkuazdı. vücudu o kadar güzel biçilenmişti ki eski eşinden bile kat kat daha güzel bir kadındı.

kadın baygın gözlerle lord'a baktı. bir-iki adım attıktan sonra kadın olduğu yere yığıldı. lord kadına doğru koştu. kadını sırtına aldı ve şatoya doğru yürümeye başladı. yolda "keşke atımı da yanımda getirseydim." dedi. kadın her ne kadar zayıf görünse de epey ağırdı ve lord yoruldukça daha da ağır geliyordu.

güç bela, şatoya ulaştı. kadını yatağa yatırdı. şömineyi yaktı. köylülerin vergi olarak getirdiği fıçılardan birini açtı ve sürahiye şarap doldurdu. tekrar odaya çıktı ve şarap içerken kadını izlemeye başladı. o kadar çekici bir kadındı ki karşısında kendini zor zaptediyordu.

sandalyeden kalktı. yatağa oturdu. işaret ve orta parmaklarını birleştirip, parmaklarını kadının yüzünde gezdirdi. teni çok yumuşaktı.

kendini çok zorlasa da dayanamadı... kadının dudaklarına yapıştı...
Upvote 1
Downvote 0
1

ceviz ağacı

sesveofke sesveofke · 03.01.2019 01:39 · 2029 · #28781
rahat atmosferi, eşsiz kahvaltıları sabah kaçamakları, göze ve damağa hitap eden lezzetli yemekleri, güleryüzlü personeli ile kısa zamanda VATANDAŞIN beğenisini kazanMIŞ OLAN PASTANE.
Upvote 1
Downvote 0
0

nilüfer göle

sesveofke sesveofke · 03.01.2019 01:32 · 152 · #28779
Nilüfer Göle, Türk sosyoloji profesörü ve yazar. Babası, eski Cumhuriyet Halk Partisi Kars milletvekili Turgut Göle, dedesi ise Celal Göle'dir. Ailesi Ardahan'ın Göle ilçesi Dedeşen köyündendir. Ankara Koleji ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden mezun oldu.
Upvote 0
Downvote 0
0