Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

mansard çatı

serendipity serendipity · 26.01.2019 14:19 · 306 · #37468
Tepesi az meyilli olup etek kısmı daha keskin ve dik olan çatıdır.
Sagrılı çatı ya da damlı baca da denilir.
İsim babası Françoise Mansart'tır.

Her yüzeyinde değişik eğim bulunabilir. Çatı arası kullanımlı bağımsız bölümlerde, çatıdan dış çepere açılan pencere Yani Fener'e de mansart denilir. Genellikle Depo, samanlık gibi hmax değeri yüksek mahalleri için tasarlanmıştır. Günümüzde müstakil konutlarda, ibadethane, saray, konukevi tarihi yapılarda rastlanmaktadır.
Entry görseli

Entry görseli
Upvote 8
Downvote 0
6

yerli plaka

damlargn damlargn · 26.01.2019 12:23 · 1013 · #37453
aklıma direk gelen şey Ceza

üstüme iyilik sağlık a dostlar!
ergenliğim ve lise yıllarım aklıma gelir. bir rap dinlediğim bir rock bir metal.
sonunda kararımı rocktan yana verdim.
ama yine de severim bu şarkıyı, hoş anılar barındırır.
lise sınıflarında hep beraber söylemeye çalıştığımız salak salak ama son derece masum hareketler.
EY GİDİ
Upvote 8
Downvote 0
4

ilk adımı kadından bekleyen erkek

sans sommeil sans sommeil · 26.01.2019 06:40 · 1323 · #37452
İlk adım bekleme saçmalığından ne yazık ki kadınlarımız kurtulamamışken erkeklere de mi bulaşmış. Duygusundan ilk emin olan gitsin açılsın, aynı anda bir şeyler hissediyorsanız açılmaya gerek yok. Kendi kendine ilerler zaten. Amma abartıyorsunuz he şu ilişki olaylarını.
Upvote 3
Downvote 0
3

98 milyon yıllık fosil

serendipity serendipity · 26.01.2019 05:45 · 867 · #37448
Konya'nın Hadim ilçesindeki Geyik Dağları'nda bir vatandaş yürüyüşe çıktığı sırada dağ kenarında döküntü halindeki kireç taşlarında fosil kabukları buldu. Fosillerin deniz canlısı olduğuna ulaşan vatandaş aynı zamanda Fosillerin izini sürmeye devam etti. 2700 rakımda fosil yatağına ulaştı. Dokuz Eylül Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü laboratuvar ve mikroskobik incelemelerinde, elde edilen bulguların 98 milyon yıllık 'Rudist' adı verilen deniz canlısı fosili olduğunu saptadı. Üniversitenin profesörüne bulduğu başka fosilleri de resmini çekip gönderen vatandaş, Hadim bölgesi için yeni bir fosil yatağının keşfedildiğini söyledi.
Entry görseli
Upvote 8
Downvote 0
6

hani kurşun sıksan geçmez geceden

damdan dusen bey damdan dusen bey · 26.01.2019 05:04 · 648 · #37443
özellikle son 6 mısrasına hayran olduğum ahmed arif şiiri.

Yiğit harmanları, yığınaklar,
Kurulmuş çetin dağlarında vatanların.
Dize getirilmiş haydutlar,
Hayınlar, amana gelmiş,
Yetim hakkı sorulmuş,
Hesap görülmüş.
Demdir bu...

Demdir,
Derya dibinde yangınlar,
Kan kesmiş ovalar üstünde Mayıs...
Uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde,
Çelik kadavrası korugan'ların.
Ölünmüş, canım,ölünmüş
Murad alınmış...

Gelgelelim,
Beter, bize kısmetmiş.
Ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
Susmak ve beklemek, müthiş
Genciz, namlu gibi,
Ve çatal yürek,
Barışa, bayrama hasret
Uykulara, derin, kaygısız, rahat,
Otuziki dişimizle gülmeğe,
Doyasıya sevişmeğe,yemeğe...
Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
Ve asıl biz biliriz kederi.

İçim, bir suskunsa tekin mi ola?
O Malta bıçağı,kınsız,uyanık,
Ve genç bir mısradır
Filinta endam...
Neden, neden alnındaki yıkkınlık,
Bakışlarındaki öldüren buğu?
Kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri...
Nasıl da almış aklımı,
Sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan,
Dost, düşman söz eder kendi kavlince,
Kınanmak, yiğit başına.
Bu, ne ayıp, ne de yasak,
Öylece bir gerçek, kendi halinde,
Belki, yaşamama sebep...

Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
Hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
Anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık...
Ve zehir - zıkkım cıgaram.
Gene bir cehennem var yastığımda,
Gel artık...
Upvote 1
Downvote 0
2

geceye bir şiir bırak

damdan dusen bey damdan dusen bey · 26.01.2019 05:01 · 2384 · #37442
attila ilhan
sen beyaz bir kadınsın


asıl büyük sarhoş benim
uzaktaki
ben ki tek damla şarap içmedim
ekmeğin beyaz zeytinin siyah
olduğunu biliyorum
asıl büyük sarhoş benim
uzaktaki
benim kusturucu sarhoşluğum
yoksulluğum

yüzüme bakmasan da
yağmura düşürsen de gözlerini
gözlerime bakmasan da ne kadar
o kadar aydınlığın gökyüzüme uzanıyor
uykularımda nefesinin sıcaklığı
o kadar
hangi akşam kapımı çalan sen değilsin
sen değil misin gizli bir kıvılcım gibi
gözbebeklerimde duran
umutsuzlandığım her akşam
senin rüzgârın almıyor mu
uğultulu yorgunluğumu
yoksulluğun eşiğinde kapaklandığım zaman
ellerimden sımsıkı tutmuyor mu senin
iyimserliğin

ben bu tezgâhı kurdumsa senin için kurdum
senin için dokuduğum basma ve pazen
denizin yeşilinden süzdüğüm balık
göğün mavisinden çaldığım kuş
senin için
felsefe okudumsa
iktisat okudumsa gece yarıları
boğazım kurumuş içim bir kalabalık
sıcacık mısralar okudumsa yunus' dan
senin için okudum
geceyarıları

sen beyaz bir kadınsın
uzaktaki
GÖZLERİN AKLIMDAN ÇIKMIYOR
sen beyaz bir kadınsın
karanlıkları dinleyen
uzaktaki
sarmaşıkları duyuyor musun rüzgârda
yorgun başını
üşümüş yastığına koyuyor musun
uyuyor musun
Upvote 3
Downvote 0
2