ing: tebrikler.
İngilizcede telaffuzu en zor olan kelimelerdendir kendisi.
Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler
güven sözlük 5. ay dönümü
5. 10. ay dönümünü değilde 5. 10. yılını görmek ümidiyle.
Congratulations
Congratulations
istanbul'da okullar pazartesi günü tatil edildi
çocukların bayramı olan haberdir.
gözünün içine baka baka yalan söylemek
Anlat anlat kulağa hoş geliyor dediğim bir oluşum.
a101
Buaralar fiyat etiketleriyle gündemden düşmeyen marketler zinciri...
yaşasın ne kadar da ideolojik yaklaşıyoruz birbirimize
Ah Muhsin ünlü şiiri *
spoiler (tıkla)
bazen çok korkuyorum.
ama bu; aslanlarımı açıklamama engel olmuyor
çünkü fena halde yaraşıyor birbirine gece ve balta
ve anneciğim derdi vardı neyin altına giysen olur bir siyah pantolonum şimdi gibi ay!
tekhnem dolu müfsidle!
bu da caddelerden derviş dervişegelmeme mâni değildir
yolları ay bastı mı lambalara koşuyorum ya, bundan
bunun için kent nesnesi o bıçakla bakunin'di deştiğim
ki ben devletin taş kestiğini en baştan bilirdim
isa'yı polise doğrulttuğum zaman.
ellerini el olarak tutmak istiyor ellerim
de ki bunun kaburgamdaki kiliseyle ilgisi yok değildir
zaten en az on iki kişiden biri haindir
ama gözlerimi öyle yırtma annem ilkokul öğretmeniydi benim! sokaklara çıkıyorum sonra kedilerden görüyorum
gazinolardan
inanmazsın bir taşra kurmuşlar aynı bize bakıyor
bir yanım asaf halet söylüyor diğer yanım fabrika
bir şiiri birkaç kalemle yazmak lazımdır geliyor bana
bugün yepyeni bir imparatorluk öğreniyorum
ekmeğin ağırlığından da yeni bir imparatorluk
örneğin gül dönüyor bir beygiri tasfiye ediyor şair
arabca akdeniz diyor ben
aynadan dönüyorum ayna
benden dönmüyor.çok sihirli bir kabri söndürüyorum
bir havari morfin gibi anne söylüyor
ağlıyorum bak bir çocuk bak bir çocuk bak
bak bir çocuk çok kötü bir gömlek kuruyor.
belki de yangın çıksa ve ikna edilmiş olurum
torbamı topluyorum ve annem şarkı dinlemiş olur
korkuyorum çobanım yok metal nazlı pim aktif
çözmüyorum çözersem kın fena halde kalınlaşıyor.
manchesterden geliyorlar ve liverpooldan geldiler
birazdan padişah mı öldürecekler dedim
bir milyon kadardılar ah atları vardı
artık seni bir çiçek yerine kopartmak
istiyorum sevgilim.
işte sahneden indim ve öpüyorum ağzından
annem meç yaptırmazsa iftara geç gelir haz
ey sıkıntının sevdiğim aritmetiği
söyle banabana söyle; bir kere daha kabz? inanmışım kaybetmek esrarıdır esrarın
çıldırmış bir vaşak gibi kaybediyorum
ipimden kurtulmuşum kaybediyorum
birleşmiyor ellerimiz haykırıyor trapez
tanklar tank olup geçiyor üstümüzden
helvetius haklı devlet şaşkın piyanist kara
memleket sana rağmen ket vururken yarama
şu çıplak çocuk şu tüyük bürk şairi ben
-ve emir 'kun' diyor, doğruluyorum-
bu ülke'den daha bıçkın tamlama bilmiyorum.
ayakkabılarını kapımın önünde görmeyi istiyorum!
çünkü bu,
seni seviyorum içine nal salmak demektir.
ve hareketinin bana durduğunu akla uydurur.
oysa seni sevmem toplumu meşru kılar
ve gitmen beni dile indirger sevgilim.zaten kırılmış bir kızsın şimdi dövülmüş bir av
yanmış ırmaklar öneriyorsun toy bedenine
kavmin yanlış tufanlardan geçip duruyor
gözlerime baka baka ağlayıp aşk diyorsun
bir tekkenin ortasına sirk treni devriliyor.
ki hala çocuk övmeye duruyorsam bu
'şehrin en uzak yerinden gelen o'nunla
ve izmit'le ve fargo'yla ve horasan'la
ve hafıs'ın beni eve götürdüğü kınla ilgili bir matkabı
girdiği çene kemiğiyle birlikte söküp
şu karşıki düğün salonuna ilave edemememdendir.
yoksa lar ve ortaokul öğretmenleri giremesinler diye
babam ve bilhassa dedem
mahallemize yeterinde toplu polis gönderilmesi konusunda
gerekli telefonları etmiş durumdalar sevgilim! ama yine de sırf sen sürdürebil diye ayın alnında melekçe
ve şüpheye düşmeden kelebek besleyebilsin diye bir padişah açıkça
benim alıp kını
öte yana geçmem gerektir
içinden memleketi çekeyim diye.
hem düşünsene;
bu bizi nasıl imparatorlaştırır!
yoo, hayır! omzunu açma. omzun ideoloji taşır.
ve fakat 'dil'e rağmen bütün bunlar sevgilim
ayaklarına beyaz çoraplar giydirmek istemediğim anlamına gelmeyebilir.çünkü bak süleyman bu sayfadan henüz geçmiş gibi gül lekesi
ve apaçık kudüsmüş bir zebrayım ben uzun menzilli şiirlere şikar!
elbet bir gün batar, kuşlar döner, çarmıh baştan düzenlenir
ve bana tertemiz eller verir cezayirli o tüccar.
o vakit sana bakıyorum kadar büyür akdeniz
cumhuriyetin tersinden tertib ettiği çarşılar gibi
sonra uzun süre bir takip ediliyormuşum hissi…
siz hiç yahudi bir minibüs şöförü düşlediniz mi?
ama bu; aslanlarımı açıklamama engel olmuyor
çünkü fena halde yaraşıyor birbirine gece ve balta
ve anneciğim derdi vardı neyin altına giysen olur bir siyah pantolonum şimdi gibi ay!
tekhnem dolu müfsidle!
bu da caddelerden derviş dervişegelmeme mâni değildir
yolları ay bastı mı lambalara koşuyorum ya, bundan
bunun için kent nesnesi o bıçakla bakunin'di deştiğim
ki ben devletin taş kestiğini en baştan bilirdim
isa'yı polise doğrulttuğum zaman.
ellerini el olarak tutmak istiyor ellerim
de ki bunun kaburgamdaki kiliseyle ilgisi yok değildir
zaten en az on iki kişiden biri haindir
ama gözlerimi öyle yırtma annem ilkokul öğretmeniydi benim! sokaklara çıkıyorum sonra kedilerden görüyorum
gazinolardan
inanmazsın bir taşra kurmuşlar aynı bize bakıyor
bir yanım asaf halet söylüyor diğer yanım fabrika
bir şiiri birkaç kalemle yazmak lazımdır geliyor bana
bugün yepyeni bir imparatorluk öğreniyorum
ekmeğin ağırlığından da yeni bir imparatorluk
örneğin gül dönüyor bir beygiri tasfiye ediyor şair
arabca akdeniz diyor ben
aynadan dönüyorum ayna
benden dönmüyor.çok sihirli bir kabri söndürüyorum
bir havari morfin gibi anne söylüyor
ağlıyorum bak bir çocuk bak bir çocuk bak
bak bir çocuk çok kötü bir gömlek kuruyor.
belki de yangın çıksa ve ikna edilmiş olurum
torbamı topluyorum ve annem şarkı dinlemiş olur
korkuyorum çobanım yok metal nazlı pim aktif
çözmüyorum çözersem kın fena halde kalınlaşıyor.
manchesterden geliyorlar ve liverpooldan geldiler
birazdan padişah mı öldürecekler dedim
bir milyon kadardılar ah atları vardı
artık seni bir çiçek yerine kopartmak
istiyorum sevgilim.
işte sahneden indim ve öpüyorum ağzından
annem meç yaptırmazsa iftara geç gelir haz
ey sıkıntının sevdiğim aritmetiği
söyle banabana söyle; bir kere daha kabz? inanmışım kaybetmek esrarıdır esrarın
çıldırmış bir vaşak gibi kaybediyorum
ipimden kurtulmuşum kaybediyorum
birleşmiyor ellerimiz haykırıyor trapez
tanklar tank olup geçiyor üstümüzden
helvetius haklı devlet şaşkın piyanist kara
memleket sana rağmen ket vururken yarama
şu çıplak çocuk şu tüyük bürk şairi ben
-ve emir 'kun' diyor, doğruluyorum-
bu ülke'den daha bıçkın tamlama bilmiyorum.
ayakkabılarını kapımın önünde görmeyi istiyorum!
çünkü bu,
seni seviyorum içine nal salmak demektir.
ve hareketinin bana durduğunu akla uydurur.
oysa seni sevmem toplumu meşru kılar
ve gitmen beni dile indirger sevgilim.zaten kırılmış bir kızsın şimdi dövülmüş bir av
yanmış ırmaklar öneriyorsun toy bedenine
kavmin yanlış tufanlardan geçip duruyor
gözlerime baka baka ağlayıp aşk diyorsun
bir tekkenin ortasına sirk treni devriliyor.
ki hala çocuk övmeye duruyorsam bu
'şehrin en uzak yerinden gelen o'nunla
ve izmit'le ve fargo'yla ve horasan'la
ve hafıs'ın beni eve götürdüğü kınla ilgili bir matkabı
girdiği çene kemiğiyle birlikte söküp
şu karşıki düğün salonuna ilave edemememdendir.
yoksa lar ve ortaokul öğretmenleri giremesinler diye
babam ve bilhassa dedem
mahallemize yeterinde toplu polis gönderilmesi konusunda
gerekli telefonları etmiş durumdalar sevgilim! ama yine de sırf sen sürdürebil diye ayın alnında melekçe
ve şüpheye düşmeden kelebek besleyebilsin diye bir padişah açıkça
benim alıp kını
öte yana geçmem gerektir
içinden memleketi çekeyim diye.
hem düşünsene;
bu bizi nasıl imparatorlaştırır!
yoo, hayır! omzunu açma. omzun ideoloji taşır.
ve fakat 'dil'e rağmen bütün bunlar sevgilim
ayaklarına beyaz çoraplar giydirmek istemediğim anlamına gelmeyebilir.çünkü bak süleyman bu sayfadan henüz geçmiş gibi gül lekesi
ve apaçık kudüsmüş bir zebrayım ben uzun menzilli şiirlere şikar!
elbet bir gün batar, kuşlar döner, çarmıh baştan düzenlenir
ve bana tertemiz eller verir cezayirli o tüccar.
o vakit sana bakıyorum kadar büyür akdeniz
cumhuriyetin tersinden tertib ettiği çarşılar gibi
sonra uzun süre bir takip ediliyormuşum hissi…
siz hiç yahudi bir minibüs şöförü düşlediniz mi?
güven sözlük dilek ve şikâyet kutusu
özel mesaj ile bana iletebilirsiniz.
ca cem adrian
Cem adrian'ın, lisanslı Cem Adrian ürünlerinin satıldığı, tasarımı hümeyra uçan tarafından yapılan ve gelirinin hayır kurumlarına bağışladığı site.
[url] https://www.ca-cemadrian.com[/url]
[url] https://www.ca-cemadrian.com[/url]
bunca yıl
Müthiş bir can kazaz şarkısıdır. Gerek sözleri gerekse müziği ile vurmuştur. Sade ve hoş klibi de cabasıdır.
“Yaşamaksızın dünya halini, nedir bu yıldızlara merakın?”
“Yaşamaksızın dünya halini, nedir bu yıldızlara merakın?”
güven sözlük dilek ve şikâyet kutusu
Sözlükte olup olmadığını bilmediğim oluşumdur. Sözlüğe bir şeyler katabilecek fikirlerimizi buradan bildirsek nasıl olur diye düşündürtmüştür.
açtığı başlıkları takip eden yazar
İlk fikri beyan ettiği başlıkların devamında neler olduğunu merak eden yazardır.
anın fotoğrafını paylaş
Work work work on sunday

Yolu düşen olursa fındık fıstık veririm

Yolu düşen olursa fındık fıstık veririm
levent güneş
çarpışma dizisinin son bölümü son sahnesi ansızın çalmaya başlayan ve tüyleri diken diken eden bir yorum ile canlanan kişi...
Türküleri sevelim...
Türküleri sevelim...
duyar duymaz ağza takılan şarkı ve türküler
Derdim olsun, kadehler dolsun...
reynmen
reynmen

