chatgpt
son yapılan anlaşma ile abd hükümeti ile iş birliği yaptığı iddiaları nedeniyle binlerce insanın güvenini kırdığı ve bu nedenle kullanımları sonlandırıldığı söylenen yapay zeka platformu.
son yapılan anlaşma ile abd hükümeti ile iş birliği yaptığı iddiaları nedeniyle binlerce insanın güvenini kırdığı ve bu nedenle kullanımları sonlandırıldığı söylenen yapay zeka platformu.
Pembe taciz. Erkek çalışan yüzdesinin fazla olduğu iş hayatında, kıdemli kadın çalışanların hemcinslerine uyguladıkları mobbing. Zorluklarla elde edilmiş olan konum başka bir kadınla tehdit altında sanılıyor. Değil rekabet etmek kraliçe tarafından, kadın çalışanlar görmezden geliniyor, aşağılanıyor, yetersiz, gereksiz hissettiriliyor. Kadınları yönetirken ultra acımasız olan kraliçe erkek çalışanlara anaç bir tavır sergiliyor. Günün sonunda kadının kadına yaptığını kimse yapmıyor.
Konuyu zihnimde evirip çeviriyorum sonsuz bir kısır döngüde asılı kalıyorum. Hani büyüklerimiz küçük hiperaktif çocuklar görünce, anne sütü içmeyen bebekleri, asi ruhlu ergenleri, örf ve adetleri terk etmiş gençleri görünce derler ya "eskiler böyle miydi?" Tamamen değilsede eskilerdede bir çok aykırılık vardı ama kimse işitmiyor,şahit olmuyordu. Eskilerdede anne sütü içmeyen bebekler beslenme yetersizliğinden ölüyordu ama kimse beslenme yetersizliği,dehidratasyon diyip sosyal pediatri polikliniğine yönlendirmiyordu. Aniden öldü diyorlardı... Kan davası diyorlardı,namus diyorlardı 15 yaşındaki duygularını zirvede yaşayan o zamanın "deli kanlıları" o zaman ergen yoktu tabi. Köyünü memleketini terk edip almanyaya gidenler çok mu örf adet biliyordu acaba? Bizim ailenin yarısı alman. Sorsan en müslüman en dindar en doğruları bilen en vatanını seven bizleriz. Ama 2 kuruş daha fazla kazanmak için koştur koştur ülke değişmiş, para almak için bolca çocuk dünyaya getirmiş birde karşımızdakiyle müslüman olma şartıyla dünya evine girmişiz... ama büyüklerimiz eskiden daha çok dürüstlük vardı diyor. Vallahi şuanli gençler almanyaya gidip evlenecek,çalışacak kadar yaman değil. şimdi şunu söylemeye çalışıyorum şuanki bulunduğumuz çağ her durumu analiz ediyor,sebebini araştırıyor ve muhakkak çözüm aranıyor. 5 çocuktan biri aşırı hareketliyse hemen bilinç altına,aile soyağacına,dna sına, kan tahlilleri kadar bakılıyor. Bir kusur bulunur ise hemen onarılıyor diğer 4 çocuk gibi olması için çabalanıyor.
Şuanki aile yapısı çocuğunu iyi analiz et, takip et,eksiklik veya kusur görürsen onar formantında ve bu formatta olmak zorunda. Eğer bu formatta olmazsa elinden kayıp gidiyor. İçine kapanıyor herşeyi orada yaşıyor. Yaşıyor. Yaşıyor .. o kadar yalnız yaşıyorki başkalarının yaşamı ona rahatsızlık veriyor. Ve canlar yanıyor.
Öncelikle eskiyi yad eden cağnııııım nineler dedeler unutun eskiyi. Eski zamanda internet vardıda siz mi kullanmıyordunuz? Veya robor süpürge vardıda siz mi tercih etmediniz. Şuanki zamanda bu şartlar altında değerlendirmenizi yapın lütfen. Tavsiyeleriniz bu çağa uygun tavsiyeler olsun.
2. Olarak biz anne babalar çocukların ensesinden düşmeyeceğiz çünkü biz ensesinden düşersek hemen başkaları binecek o enseye. 5 yaşındaki çocuğun youtube da ne işi var arkadaş! Çıldırıyorum gerçekten. Hiç unutmam kızım 5 yaşındA youtube kesinlikle izletmiyorum. Birgün ağlaya ağlaya gelip çok korktuğunu kuzeninin (oda 5 yaşında) ona youtubedan bi video izlettiğini ve videoda kadının kafasının koptuğunu ve kanların aktığını anlattı. Sinirden o kadar ağladımki. Ben bin bir emek veriyorum kötülüklerden korumak için bir başka çocuk 5 saniyede hiç ediyor her şeyi..
Kısacası kısır döngünün başını ilgisiz anne baba alıyor sonrasıyla elalem ne der cümlesinden tutun bizim çocuğumuz yapmaz cümleleri, peygamberimizin sünneti olan sünnet etme eylemini bir taç takma törenine çevirenler, bir kereden bir şey olmaz zihniyeti ve para kazanma hırsı ile devam ediyor. Bana kalsa bunların hepsi o jelibonlardan,hazır gıdalardan. Sene olmuş 2026 hala içinde ne olduğu tartışılan sosislerden, anne sütüne en yakın mama seçilip 2 hafta sonra toplatılan mamalardan, oynarken öldürmek keyif veren oyunlardan, bomboş geçen zamandan neyse konu nerelere geldi.
Mekanı cennet olsun hocamızın.

Ah o gün gitsin gelmesin,takvimlerden silinsin. Gaziantebe taşınalı henüz 1 ay olmuştu ve taşındığımız eve ailemizden birilerinin gelme fırsatı hiç olmadığından nerde oturduğumuzu hiç kimse bilmiyordu.. o gün kızımın doğum gününü kutlamış,çıkıp karda saatlerce oynamış eğlenceli bir pazar günü geçirmiştik. Gün sonunda Uyumaya geçerken kızım uyanıp ağlamaya başladı. "Anne korkuyorum,içimde kötü birşey olacak hissi var sanki"dedi. Biraz konuştum,dualar okuduk,kıkırdadık, sarıldık mutlu mutlu uyudu. Kısa süreli bir tayin durumu olduğundan 1+1 ev tutmuştuk ve kızımı gardırobun önünde yatırmak zorunda kalıyordum. Odamızda minik birde kitaplığımız vardı ihtiyacımız olan her türlü eşyayı koyduğum... uykum çok hafiftir benim. Belki anneliğin kazandırdığı bir durumdur bilmiyorum. Eşimin yatağı salladığını sanarak uyandım. Hiçkimsede hareket yok herkes uyuyor. Minik bir sarsıntı. Eşimi uyandırdım hemen. "DEPREM OLUYOR!" YATAKTA DURUYORUZ BİRAZDAN DURACAK EMİNİM. DURMUYOR, DURMUYOR DAHADA ŞİDDETLENDİ İÇERİDEKİ ODADAN BİRŞEYLER DÜŞTÜ, PENCERE AÇILDI VE GÖKYÜZÜNDE YILDIRIM GİBİ BİR IŞIK GÖZÜME ÇARPTI.DERKEN HEMEN HANZADEYİ YATAĞIMIZIN KENARINA ÇEKİP,üstüne kapandım. Kelime-i şehadet getirip cenazemizi ailemin nasıl bulacağını düşündüm. Dur artık yeteeeer diye bağırdığımı hatırlıyorum. Sonra korkma kızım biz buradayız diyip kızıma sarılışım. Kitaplığın sırtıma devrilişi.. hala durmuyor çıldırıcam,merkez üssü bu mahallemi acaba diyorum. 2.kez yıldırım çakıyor. Ve yavaşlıyor. Eşim "durdu! Çabuk aşağı iniyoruz hemen " dedi. Işıkları açtık ev korkunç halde. Bardaklar,çanaklar,bavullar... yüksekte ne varsa yerde.. eşim kedimiz elsayı bulmaya çalışırkenn ben elime geçen kılık kıyafet,çubuk kraker ve su alıp kapıya yöneldim. Kızım feryat figan "elsayı bırakmayalım, elsa ölürr" "annecim o kendini korur bak bulamıyoruz çok iyi saklanmış. " diyerek sakinleştirmeye çalışsamda çığlık çığlığa ağlayarak aşağı indik. Merdivenlerde tekrar sarsıntı başladı ve nihayet bina kapısına yetiştik. Binadaki en son inen biz olduk. Arabaya bebekli anneleri aldık ve şimdi ne yapacaktık. Gerçekten kurtuldukmu. Sanki ayağım yere basmıyor boşlukta yürüyorum gibi günlerce ayağım boşluğa düşüyor gibi oluyordu.Mahşerin fragmanını yaşadık. Arabada otururken utanıyor yanına bir çöp alamayan ailelerden çekiniyordum.. market yok,fırın yok sabah dağıtılan o 1 adet simiti yiyemedim. Ya sonra bir şey bulamazsak? Ben bu çocuğu nasıl doyururum? ÖĞLEN OLMUŞTU BİLE.. EŞİM KIZILAY ÇALIŞANI HEMEN SAHAYA ÇIKTILAR BATTANİYE DAĞITMAYA. BİZDE İŞ YERİNDE BEKLİYORUZ. KURUM AMİRİ KURUMU BOŞALTMA KARARI ALDI. CAMLAR ÇOK BÜYÜK TEKRAR Bİ DEPREM OLURSA ÇOK RİSKLİ OLACAĞINDAN. HANZADEYİ TUVALET İHTİYACINI GİDERMESİ İÇİN 2.KATA ÇIKARDIM. ÇIKARKEN BEYNİM VE KALBİM ARASINDA BİR SAVAŞ.. SAKİN OL BİR DAHA DEPREM OLMAYACAK, BİTTİ... KIZIM ELLERİNİ YIKARKEN ÖĞLEN SAATLERİNDEKİ yaşanam 2. sarsıntı başladı. Ve ben aklımı yitirdim, çok hatırlayamıyorum wcdeki iki çocuğu aşağıya indirdim. Birileri elimden tutup benide çekti. Kendime geldiğimde kaldırımda oturuyordum. Ve ben 1 yıl binaya giremedim, tek başıma mutfağa bile gidemedim, ölen akrabalarımız,vatandaşlarımız, ölmeyip sözde hayatta kalan insanlar bu gecenin en acılı şahitleri... ben her gece uyurken deprem olurmu diye düşünmek istemiyorum artık,çocuğumu yatağa uzatırken üstüne düşme ihtimali olan birşey var mı diye bakmaktan yoruldum.. kesinlikle çok daha büyük acılar yaşayan insanlar var. Ben her yıl 5 şubatta telefon televizyon tüm haber kaynaklarını kapatıyor, yaşadıklarımızı tekrar izlemekten çok korkuyorum. Rabbim bir daha yaşatmasın Ve artık konutlarımız bu afete dayanıklı inşa edilsin..
BAŞ AĞRISI MI DESEM BEL AĞRISI MI diz ağrısı mı DESEM. Her yeni yaşım vücudumda yeni bir ağrı hediye ediyor. Benim güncellemeler bu şekilde.
isral'in de dahil olmasıyla orta doğu da beklenen savaş. 28.02.2026 tarihiyle başladığı kabul edilebilir. önceki -2025 iran-israil- savaşında olduğu gibi kısa süreli bir gösterişten ibaret olup sonlanmasını beklemekteyim.
"kabede hacılar hu der Allah" ilahisi ile gündemde çok ciddi bir yükselişe sahip olan kardeşimiz.
ANNE ve BABANI ÜZME!
Bir genç hastalandı ve annesi onu ziyarete geldiğinde, kalktı, en güzel kıyafetlerini giydi ve sanki hiç hasta olmamış gibi davrandı!
Ama annesi ziyaretinden sonra evden ayrıldığında, genç düşüp bayıldı.
Neden böyle yaptın? diye sorulduğunda, "Çocukların inlemeleri annelerin yüreklerini acıtır" dedi.
-------------------------
Belki de anne babanız size istediğiniz her şeyi vermedi, ama emin olun ki size sahip oldukları her şeyi verdiler.
BURANIN "BASKICI, SANSÜRCÜ MÜ YOKSA ÖZGÜRLÜKÇÜ MÜ" BİR ORTAM OLDUĞUNU HATIRLAYAMASAM DA ADINDAN BAHSETMEK İSTEDİĞİM SÖZLÜKTÜR.
MERHABA,
TALİHSİZCE KAPANAN ASOSYAL SÖZLÜK'ÜN YAZARLARI OLARAK HEP BİRLİKTE ANKA SÖZLÜK'Ü KURDUK. ÖNCESİNDE ASOSYAL'İ ALMAYI TEKLİF ETTİK ANCAK TEKLİFLERİMİZİN SONUÇSUZ KALMASI BİZİ YENİ BİR MECRA KURMAYA YÖNLENDİRDİ.
HERKESİ BEKLERİZ.
Eskiden var olan olguların yeniden yapılandırılması. (bkz: güven sözlük)
Yaygın bir sarmaşık türü olan pathos yaşam alanı olarak hiç ayrım yapmaz. Karanlık bir koridordada yetişir aydınlık bir odada da ve güneş vuran bir köşede de... neon türleri var ve yetiştirilesi en güzel bitkiler bence.
Sevgili ösym başkanı. Dün itibariyle görevden alındı. Neden mi?
Bu kısmını bende çözemedim.
31 temmuzda yapılan kpss sınavında
Yediiklim yayınevinden 30 küsür soru çıkınca öğrenciler ayaklandı. Öğretmenler ayaklandı. Sınavda yediiklimden soru çıktığı için mi yoksa "öğrencilere soruları yetiştirin" msjları sosyal medyaya düştüğü için mi bilmiyorum ama sanıyorumki o mesajlar asılsız ve propaganda. İkince fetö olayının ucundan döndük diyebilirim.
Bu durum sadece bizim dershanenin yanındaki fotokopi çıkaran kırtasiyeye yaradı.
"Yediiklim denemeleri gelmiştir. Tükenmeden kaçırmayın" diye afiş asmış bgv
Koyun can derdinde kasap et derdinde.
Yaşanılan durumların haklılığını ve önemini bazen paylaşımlarımızla yitirdiğimizi düşünüyorum.
Bir doktor ve sekreteri öldürüldü. En başta ailesi ve yakınları için sonrasında sağlık camiası için bu kayıplar hepimizi çok üzdü çok öfkelendirdi.
AMA
Yaşanılan bu acıdan geriye kalan kanlı ve saldırganlık içeren fotoğrafları paylaşmak niye? Olayı tüm açıklığıyla paylaşınca acımız,öfkemiz diniyor mu?
Hayır, dinmiyor. Vefat edenlerin ailelerine acı hatıralardan başka bir şey bırakmıyoruz. Belkide bizler bir ay sonra bu duyguları bu kadar yoğun yaşamayacağiz ama çocukları babasının,annesinin ölümünün ardından kalan bu fotoğrafları belkide hiç unutamayacak. Yaşadığı travmadan çıkamayacak
bir iletişim biçimidir. Beden dili insanın bedeni vasıtasıyla hislerini, fikirlerini karşı tarafa iletmesidir. Bazen İnsanların konuştukları farklı, içinde geçirdikleri farklı olabilir. Ama dikkat edersek beden dili denen iletişim bize en doğru sonucu söyleyecektir. İnsan dilini kontrol edebilirken gözler yalan söyleyemiyor.
Çoğunlukla beden dilinin farkında olmak bize yardımcı olurken bazende yakınların; anne baba kardeşin bile size aslında ne dediğiyle ne demediğini anlamak insanı derinden yarayabiliyor. anlamasam da olurdu dediğim çok oluyor. zaten çok şey bilmenin neye, kime faydası var ki.
Yaz mevsimine girilen bu ayın 21. Günü türkiye'de yaşanılan en uzun gündür. Ülkemiz bu tarihte güneş ışınlarını en büyük açıyla alır ve bu tarihten sonra sıcaklar başlar.
Ülkemizin kuzey yarım kürede olmasından kaynaklı yaşadığımız bu durum güney yarım kürede en uzun kış gecesi olarak yaşanır.
II. Gazi Giray veya Bora Gazi Giray 16. yüzyıl sonlarında iki kez Kırım Hanlığı tahtına oturdu. II. Gazi Giray I. Devlet Giray'ın oğludur. İki defa tahtta oturdu: ve. Uzun zaman İran'da esir kalan Gazi Giray Han yiğitliğinden dolayı “Bora” ünvanı verilmiştir. Siyasetve ilim alanlarındaki başarılarının dışında şair ve bestekar ünvanlarıylada bilinir. Altmıştan fazla bestesi günümüze ulaşmayı başarmıştır.
Dinlerken inanılmaz keyif aldığım bir parça.
Mecazen kullandığımız hatta dilimizden düşürmediğimiz bu sözcük var olan değerlerimize, karakter olsun,işlevsel olsun, manevi olsun, maddi olsun artık sahip olmadığımızı bize anlatır.
Şöyle bir etrafımıza bakalım gelişen teknoloji,sağlık şartlarının yanı sıra aynı anda bir şeyler deli gibi köreliyor. Hangisinin daha hızlı hareket ettiğine dair en ufak bir fikrim yok ama bir şeylerin körelmesi inanılmaz bir zaman israfıdır.
Ayrı yazılıyormuş, çok şaşırdım.