19 entry
2 görüntülenme
0 takipçi
24 eylül 2018
Seneler sürer her günüm,
Yalnız gitmekten yorgunum;
Zannetme sana dargınım,
Ben gene sana vurgunum.

Başkalarına gülsem de,
Senden uzakta kalsam da,
Sevmedigini bilsem de
Ben gene sana vurgunum

Dağları aşınca başım,
Geri kaldı her yoldaşım,
Gel sevgilim, gel kardaşım,
Ben gene sana vurgunum

Gönlüm seninkine yardı,
Aynı şeyleri duyardı
Ayaklarımız uyardı
Ben gene sana vurgunum
Sabahattin Ali

yorumlar (0)

yorum yapmak için giriş yapın

aynı başlıktaki diğer entry'ler

Aşka dair ne varsa dudaklarımda,
Issız ve sessiz…
Vuslat, prangalar vurmuşsa yüreğime
Lâl olmuşsa bedenim, sensiz…
Cebimde ıslanmış bir mektup…
Sana, yani aşka dair…
Atilla ilhan' dan
YouTube video
YouTube video
Hoş Geldin Kadınım
Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
yorulmuşsundur;
nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum ne gümüş legenim var,
susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
memleket gibi yoksuldur odam.

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
ayağını basdın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde
ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler
gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam.
Hoş geldin kadınım benim hoş geldin.
YouTube video
Can Yücel- herşey sende gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın, 
Kanatların çırpındığı kadar hafif.. 
Kalbinin attığı kadar canlısın, 
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin, 
Nefret ettiklerin kadar kötü.. 
Ne renk olursa olsun kaşın gözün, 
Karşındakinin gördüğüdür rengin.. 
Yaşadıklarını kâr sayma: 
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa, 
Sevdiğin kadardır ömrün.. 
Gülebildiğin kadar mutlusun. 
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin 
Sakın bitti sanma her şeyi, 
Sevdiğin kadar sevileceksin. 
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer 
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın. 
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer; 
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. 
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret, 
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın. 
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın, 
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. 
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın 
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. 
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. 
İşte budur hayat! 
İşte budur yaşamak, 
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın 
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün 
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun 
Çiçek sulandığı kadar güzeldir, 
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli, 
Bebek ağladığı kadar bebektir. 
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin, 
bunu da öğren, 
Sevdiğin kadar sevilirsin...
-gomer-

Daha önce başkasını sevmiş olan biri,
Sevebilir miydi tekrardan beni?
Affetmek mümkün müydü?
Yoksa tek yaptığım tanrı'ya boyun eğmek miydi?

Düşündüm bunları,
Buğday tarlaları gibi uçsuz bucaksız,
Altından daha parlak,
Aamuktan daha yumuşak,
Sarı saçlarında gezdirirken elim,.

Yüzme bilmediğim için
Bakamıyorum gözlerine
Yardıma geliyor yine de
Aşkının gönderdiği gemi.
Entry görseli
kararsız bir hava
beklentiler içinde deniz
içimdeki bu boşluk,
senle benim arama giren rüzgar
yalnızlığıma ortak aç martılar
bir kaosun habercisi sessizlik
denetimsiz duygular içindeyim
yüreğimdeki devinim
sanki benim için
restore edilmiş bulutlar
kararsız bakışlar üzerimde
bir resmin ortasında anlamsız sevmeler
yalnızlığıma ortak martılar
sen ve ben
artık yalnızız
hatırlanacak bir anı kadar.....
SEVİ ŞİİRİ
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili

Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil

Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman

Ben senin en çok davranışlarını sevdim
Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini

Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini

Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni.
Ümit Yaşar OĞUZCAN
"Seni Seviyordum"
Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi...
Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi.
İnsan her gün anımsar mı aynı gözleri?
SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu.
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesten başkaydı işte...
Güldüğü zaman yukarıya bakardı;
Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...
Ne güzeldiler sen bilmiyordun,
BEN SENİ SEVİYORDUM...
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu
Geri dönüyordu, çoğalarak.
Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum her şeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun.
Kalp ağrısı oluyordun,
Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,
Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk
Cesurduk...
Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller...
Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun...
Sevinçlerim oluyordun ara sıra sen hiç bilmiyordun.
sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra.
Yağmurlar yağdı, serin haziran akşamları
Derken bir gün uzaktan gördüm seni...
Saçların bana inat başın her şeye meydan okuyarak işte yine aynı
Kalbimi acıttı her zamanki gibi...
Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun
Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir ya da boşver bilme en iyisi...
İclal Aydın
VUR BABA
Yagacak kar
kafaya kafaya
Gelince fatura
Cepte yok para
Nerde vizyonun
Hani karizma
Sonunda işi
Bağladın paraya
Sildin sıfırı
Nerde milyonun
Temelsiz kasetle
Döndün tekrar başa
Ha başa hakafaya
Yağar kar lapalapa
Cepte yok yine lira.