nushirevan

serendipity
Nickname'i içerisinde “revan” görünce hemen şu meşhur şarkının sözlerini mırıldanmama sebebiyet vermiş 2. Nesil yazarımızdır.

Kanrevan içindeyim yarimin peşindeyim
Cennetin izindeyim kurtar ne olur
Aşk ağır yükler bindirdi küçülen omuzlarıma
Kalplernizden kaçtım hep varıp gitim en karanlıklara
Yağmur ıslak mazeretler yükledi büyüyen yangınıma
Cehennemden düştüm hep beni hiç görmediler...

Cehennemi bilmem ama kendisini sözlük sitemizde görmemek imkansız! İyi ki gelmiş ayaklarını kalemine sağlık, daha nice yazılarınızı bizimle görebilmek ümidiyle...
Hoş geldiniz!
nushirevan
Aslında "Nuşirevan" olarak okunur ki, Hz.Ömer'den sonra dünyada adaleti ile ün salmış bir Sasani hükümdarıdır. (bkz:Nizamülmülk)ün (bkz:Siyasetname) adlı eserinde adaleti ile ilgili çeşitli kıssalar mevcuttur.

Kısaca değineyim:

Nuşirevan bir gün avda iken bir kadın kendini okunun önüne atar. Nuşirevan kadına bunun nedenini sorar. Kadın hükümdarın ulaşılamaz olduğunu, çevresini saran dalkavuklar yüzünden derdini kendisine ulaştıramadığını bu yüzden bunu yaptığını söyler. Hükümdar halkının derdini kendisine anlatması gerekliliği hakkında tarihi bir karar alır. Sarayında yattığı odanın balkonuna devasa bir çan astırır ve derdi olanın çana bağlı iple bu çanı çalarak balkondan hükümdara derdini anlatabileceğini ilan eder. Halk artık büyük küçük her derdi için zili çalmaya ve hükümdara balkondan derdini anlatmaya başlar. Adil hükümdar dertleri dinler ve tek tek not alarak çözümler buldurur, halka adalet dağıtır. Öyle ki bu durum 8 yıl boyunca neredeyse aralıksız devam eder. Hükümdar bu hizmetten ötürü zayıflar, uykusuz kalır. Günlerden öyle bir gün gelir ki çan hiç çalmaz. Hükümdar vezire sorduğunda, vezir bunun sebebinin artık memlekette kimsenin derdinin kalmaması olduğunu söyler ve ekler: "madem zil de çalmıyor, siz uyuyup dinlenin artık" Hükümdar 8 yıldır ilk defa huzurlu bir uyku çekecektir. Tam yastığa kafasını koyar ki zil çalar. Ayaklanır fakat vezir onu durdurur: "Aman hünkarım yatınız.. Bir uyuz eşek.. Sırtı kaşınıyor belli ki kendini ipe sürtüyor.. Siz uyuyun" Hükümdar gülümser: "hayır vezir! o da adalet istiyordur"

Emir çıkarır: eşek bulunacak, sahibi saraya getirilecek!

Bir gün geçmeden eşek ve sahibi çamaşırcı saraya getirilir. Öğrenilir ki çamaşırcının eşeği artık yaşlandığı için iş yapamaz olmuş, çamaşırcı da bunu dövmekten usanmış, salmış çayıra..

Nuşirevan-ı Adil hüküm verir: Ey çamaşırcı! Bu eşek sana bunca yıl çalıştı, hizmet etti.. Hani bunun emekliliği? Mükafatı bu mudur? Bundan sonra eşeği ahırına koyacak, o ölene kadar taze yem ve su ile besleyeceksin, her gün güzel sözler söyleyip seveceksin. Cezan eşek ecelinden öldüğünde biter..Yok, eşek ecelinden değil senin veya bir başkasının elinden ölürse vay haline!

Hikaye bu.. Adil hükmetmekle ilgili aldığım ilk ders 11.yüzyıldan gelmişti. Sonra Aşık Veysel şunu dedi:

"Nuşverani Adil, nerede tahtı?
Süleyman mührünü kime bıraktı?
Resülü ekremin kanunu haktı
Her ömrün sonunda bir feryat gördüm"

Velhasıl hoş bulduk
tor
Uzun yazıları okumama vesile olan ve sevdiren 2. Nesil yazarımıza çok çok geç kalınmış kocaman bir hoş geldiniz dileklerimi iletiyorum.
Eksik olmaması dileklerimle...
[email protected]