2 entry
3 görüntülenme
0 takipçi
27 eylül 2018
Yazının son cümlesine kadar her şey yolunda giderken parantez içinde ismi yazılan şahıs ile herşeyin berbat olması.
Neyse bozuk saatte günde iki kez doğruyu gösteriyor aslında.

yorumlar (4)

can can 27.09.2018 14:14
Emek hırsızlığı yapmayalım.
gaucho gaucho 27.09.2018 14:32
Emek hırsızlığı derken?
can can 27.09.2018 15:56
Hıncal uluç un yazısını benim diye yazamam .alıntı yazı.
can can 27.09.2018 15:57
Genel anlamda yani yazı hıncal uluç ait.

yorum yapmak için giriş yapın

aynı başlıktaki diğer entry'ler

Megaralı Byzas, kabilesi için bir şehir kurmak ister ve fikrini almak üzere Delfi Kahinine başvurur. Aldığı cevap kısa ve kesindir:
- Şehrini Körler Ülkesi'nin karşısında kur!
"Neresidir bu Körler Ülkesi" diye fazla düşünmez Byzas. Aramaya karar verir. Yola koyulduktan aylar sonra, bugünkü Sarayburnu'nun bulunduğu yere gelir. Boğaz'dan Kadıköy'ün yerinde kurulmuş şehri seyreder ve kendine sorar:
- Bu şehri neden şu benim bulunduğum güzel yere değil de, karşıki çorak topraklar üzerine kurmuşlar?
Bu adamlar kör mü?
Niçin burayı seçmemişler?
Sonra birden, Delfi Kahininin sözlerini hatırlar:
"Şehrini, Körler Ülkesi'nin karşısında kur!"
O an kararını verir. Körler Ülkesi karşısındadır. Kendisi de şehri, Boğaz'ın yakasındaki yemyeşil yerde, yedi tepe üzerinde kuracaktır. Şehir kısa zamanda Haliç'le Ligos burnu üzerinde kurulur. Adı, kurucusuna mal edilerek Bizans olur.
***
Böyle der İstanbul'un kuruluş efsanesi..
(Hıncal Uluç yazısından alıntıdır. )