9. ve 10. yüzyıl dolaylarında ibni Arabi önderliğinde başlatılan bil islam geleneğidir. Tasavvufta ibni Arabi şeyhül ekber (en büyük şeyh) olarak kabul görür. İskenderiye helenizminden, doğu kültürü pagan inançları ve islam kültürünü sentezleyerek birçok eser ortaya koymuştur. Bu eserleri tasavvuf tarikatlarının ve edebiyatının ortaya çıkışında etkili olmuştur. Kendisinden sonra Mevlevi, Bektaşi gibi birçok tarikat faaliyet göstermeye başlamıştır.
Tasavvufta asıl ama Tanrı ile yarattıkları şeyler arasında bir bağ olduğunu düşünürler bunuda vahdeti vücut teziyle savunurlar. Yaratılan her şey tanrının bir parçası olduğuna inanılan bir görüş geleneğidir.
Tasavvuf kişinin nefsini ve Rabbini bilmesiyle, nefisteki kötü düşünce ve fikirleri mücadele ile yenip, güzel ahlaka kavuşturan bir terbiye sistemidir.

iftiralara kulak asmayınız