Ne denirse densin bedenin ölümü, ruhun ölümünden daha kötüdür.
Beden öldüğü zaman hiçbir şansı kalmaz.
Bakarsın, bakarsın, bakarsın...
Yitip gitmiş boş bedene bakarsın,
Ardından kalanlara bakarsın.
Delireceğini düşünürsün ama delirmezsin.
Diğer şekilde, ruhsuz gibi görünen bir beden hayata döndürülebilir.
Sevgi ve umut ile başarılabilir.
Oysa ölü bir beden, ne kadar sevilirse sevilsin geri dönmez.
"yaşam olduğu sürece umut vardır. "
Bir insan bir dünya demektir.
Dünyanın, evrenin ya da bir başka nesnenin varlığı onu algılayabilmenizle sınırlıdır.
Bu algılama fiziksel ve ruhen olur.
Bundandır ki bir insan bir dünyadır.
Bir insan ölünce bir dünya batar...
"Hayat, bir uykudur. Ölünce uyanır insan. Sen, erken davran, ölmeden uyan" der Mevlana. Kalbin ölümü bedenin ölümünden kötüdür. Çünkü kalp ölünce azap devam eder. Ancak kalp temizlenirse, bedenin ölümü lütuf haline gelir.
"Her nefis ölümü tadacaktır..." Ankebut 57. O zaman ölüm ziyaret edilip, hayata devam edilen bir istasyon olsa gerek.
Başlangıçtır.
İnsan ölmez, ölen hayvan imiş.
Bizim nezdimizde ölüm yoktur. Ölüm bizim için esas doğumdur çünkü 75-80 yıllık talimin ardından sonsuz ebedi hayatımız başlar .

Ölüm güzel şey
Nabzı atan her insan yaşıyor diye bir şey yok.
Akabinde insanın değerlenmesi durumu gerçekleşir.
defibrilatör reis bile fayda etmediyse...
Kardiyak arrest
morg
mezar
fatiha bizler icin!
kapanış
Herkesin sizin için toplandigi bir yerde sizin olmayisinizdir... asil yuzlesmedir..