ömür boyu süren vicdan azabıdır. Daha anne rahmine düşünce sağlıklı bir şekilde kucağıma almak nasib olacak mi diye endişelenmeye başlarsın. Kusacağını bile bile omega3ü aman eksik kalmasin diye balıklar yedirtir, burnunu tikaya tikaya sütler içirtir insana. Doğduktan sonra karnı yeterince doyuyor mu?, yeterince vitamin, minaral aliyor mu? diye, hep aklını kurcalar. Bebekken ah bir yürüse, bir konuşsa dersin; büyüyünce de ne çabuk büyüdü kereta diye hayıflanırsın. geceler boyu seni uytmayan gazını, dişini dert sayıp hüzünlenirsin. Ama büyüdükçe dertlerinde büyüyeceğini anlamak çok zamanını almaz. Arkadaşları yan mı baktı?, öğretmen kulağını mi çekti?, deyip ayağa kalkarsın. Ama en çok da senden zarar görür, emanetin. Hangi okul iyisi, hangi meslik uygun hiç bilemezsin. Bir bırakta kendi karar versin. Evlense bir dert, evlenmese bir dert, hayırlısı olsun dersin.
Asla layıkıyla annelik, babalık yaptığını düşünemezsin. Çocuğu olmayan bir kere üzülür yok diye, ama sen omur boyu vicdan azabı çeker durursun. Okudukca bunlar da ne boyle?, saçma sapan şeyler dersin. Ancak anne baba olunca anlayabilirsin. Ah annem, babam dersin...
Allahım herkese bu duyguyu yaşatsın demeyeceğim. Allah hak eden kişilere yaşatsın diyeceğim. Kimileri kokusuna hasretken kimileri gayrimeşru ilişkilerinin kurbanı ediyor..
Ama öyle bir lezzetki hiçbir meyve ve sebzede yok. Yazarımızında dediği gibi hep vicdan azabı.
Acaba iyi bir annemiyim diyerekten çok ağladığımı bilirim.
Ateşi çıktığında telefonumu 20 dakika aralıklarla kurup gece 21 defa uyanıp zombi gibi işe gittiğimi bilirim.
Gülüyor diye ne maymunluklar yaptığımı bilirim.
Gecenin 12sinde annemi arayıp "hem çıtçıtlı badi hemde uzun kollu giydirdim üşümüyordur demi" dediğimi bilirim.
cinsel yollarla bulaşan viral enfeksiyon. önce dna'nızla eşleşiyor, sonra kanser gibi üreyip ölümünüze sebep oluyor. öyle ki arkanızdan şehit diyorlar. çok şükür tıp gelişti. bakamayacaksan yapmamak lazım.
Gelecek.
Ses.
Neşe.
Masumiyet.

En çok da sorumluluk ve emanet.