yola park eden arac
@yola park eden arac yazar
632
entry
29
takipçi
34
takip edilen
858
beğeni
460
favori
20,757
puan
Efsane Yazar
ezokefali
Bir kompozisyonda tüm figürlerin boy ve önem farkı gözetilmeksizin başları aynı hizaya gelecek biçimde yerleştirilmesi. Özellikle Yunan sanatının Klasik Dönem kabartmaları için kullanılan bu terim, resim ve grafik sanatında da geçerlidir.
devinim
Resim sanatında resim düzlemi üzerinde yer alan betilerin yoğunlaşıp seyrelmesinden ve pozlarından kaynaklanan durağan dengenin bilinçli biçimde bozulması etkisi.
dimetri
Aksonometrik perspektifin bir türü. Üzerinde çizimi yapılacak nesnenin en, boy ve yükseklik ölçülerinin alındığı eksenler, simetride birbirleriyle izometridekinin aksine eşit açılar yapmazlar. Dolayısıyla, nesnenin iki boyutunun ölçüleri aynı oranda küçültülerek çizilirken, üçüncü boyutu bunlardan farklı oranda küçültülür.
doku
Bir sanat yapıtının yapısal özelliğine bağlı yüzeyinin görünümü ve/veya hissedilmesi ki düz ve/veya parlaktan kaba ve/veya mata kadar çeşitlenebilir.
denge
Balans / Resimde kompozisyonu meydana getiren resim ve kompozisyon elemanlarının, resim alanında oluşturduğu görsel ağırlık etkileri ve bunların birbirleri ile ilişkisi, ağırlık uyumu. Dengenin sanatta nasıl kullanıldığı tahterevalliyi modeli ile kolayca anlayabilirsiniz. Aynı kilodaki iki kişi “simetrik” olarak oturduklarında oluşan denge, farklı kilolardaki kişilerle de “asimetrik” oturmalarla sağlanabilir; bu ikinci hal “dinamik denge” olarak da nitelendirilebilir.
derecelendirme
Tonlarla, taramalarla vb. ile dereceli etkilerin oluşturulması.
derinlik
Resimde oluşturulan planlar ile elde edilen derinlik duygusu veya yanılsaması.
detramp
Kuru sıva üzerine zamklı boya ile yapılan duvar resmi.
dekalkomani
1930′larda Oscar Dominguez' in (1906-58) Gerçeküstücülük akımının Otomatizm kavramından yola çıkarak oluşturduğu teknik. Bu teknikte boya kalın bir fırçayla ince bir kâğıdın üstüne sıçratılır ve kurumadan ikinci bir kâğıtla yavaşça sürtülerek gelişigüzel dağılması sağlanır. Daha sonraları Ernst tarafından yağlıboyaya uygulanan bu tekniğin en önemli özelliği, yapıtın ön tasarımsız oluşturulmasıdır.
dekolaj
Duvarlara üst üste yapıştırılmış afiş ya da benzerlerinden koparılan parçalarla yapılmış bir tür kolâj (kesyap). İlk kez 1950′lerde Alman sanatçı Wolf Vostell (d. 1932) bu türde çalışmalar yapmış, ayrıca Fransa'da afişçiler de bu tekniği uygulamıştır.
senegalli turiste küfür eden taksicinin darp edilmesi
Resmine bakıp bakıp mutlu olduğum olay.

aracına binen senegalli turiste küfür eden taksici
Bu adam taksici değil terörist benim gözümde. ibreti alem olmalı bu adama uygulanacak olan hukuki işlem. diğer şoför gibi görünen tüm magandalara ders olmalı böylelikle. o kadar küfür et hakaret et bir de üstüne bahşiş iste, bu şerefsizliktir, bu namussuzluktur. ülkemizde adalet yok ki bu şerefsizin başına gelecekler için içimiz rahat etsin, bugün alınacak 1 saat sonra bırakılacak bizim ülkemiz adaletinin geldiği nokta bu.
kolaj
Elde mevcut her türlü basılı, çizili ya da foto grafik malzemenin bir yüzey üzerine yeni bir kompozisyon oluşturacak düzende yapıştırılmasıyla elde edilir. Böylelikle, kendileri sanatsal nitelikte olmayan çeşitli malzemeler, yalnızca yeni bir kompozisyon oluşturmak için kullanılmaları sayesinde bir sanat yapıtı meydana getirirler. Bu durumda sanatsal üretim süreci, sadece bir kompoze etme etkinliğine indirgenmiş olur.
kompozisyon
Bir sanat yapıtında öğelerin düzenlenmesi – bir ölçüde iskelete benzetilebilir – vazgeçilemez ancak görünmez olan alt yapı.
kromatik
Sanat yapıtında “renkli” anlamında niteleyici olarak kullanılır.
kadraj
Her türlü resimsel düzenin çerçeve sınırlarının belirlenmesi işlemi. Özellikle fotoğraf sanatı ürünleri için kullanılır.
karşıtlık
Resmin diğer tüm unsurları arasındaki karşıtlıklar resmin anlatım olanaklarının en önemli unsurlarından birisidir.
karşı sanat
Dadacılarca öne sürülen bir terim. Her tür akademikleşmiş sanata karşı olan dada akımı yandaşlarınca günün geçerli tutucu eğilimlerini eleştiri amacıyla üretilen tüm yapıtları niteler. Bu eleştirel tutum bir pisuarın sanat yapıtı olarak sergilenmesine dek varmıştır. İster eklektisist ister modern doğrultuda olsun, sanatta yaratma sorunuyla ilgilenen tüm anlayışları yadsımıştır. Karşı-sanat yandaşları için bir biçim bulma ya da oluşturma kaygısı söz konusu değildir. Onlar biçimleri veya sanatsal öğeleri, ancak, çevrelerindeki nesneler arasından seçerler; ama kendileri bir üretime kalkışmazlar.
kitsch
Özellikle 20. yy içinde üretilmiş çeşitli nesnelerde rastlanan zevksiz, kökeni belirsiz ve estetik değer taşımayan bir tasarım anlayışını nitelemek için kullanılan bir terim. Türkçede yakın anlamlı olarak “rüküş” sözcüğüyle karşılanabilir. Kitsch, grafikten endüstri tasarımına ve mimarlığa kadar uzanan geniş bir alanda estetik düzey düşüklüğünü nitelemek için kullanılır. Stuttgart'ta bu tür ürünleri sergilemek için bir de müze açılmıştır.
hava perspektifi
Atmosferik Perspektif olarak da bilinir. Resim sanatında fon farklılıklarıyla yaratılan derinlik yanılsaması. Uzaktaki nesnelerin havanın etkisiyle daha açık tonla algılanması temeli üzerine kurulmuştur. Atmosferdeki nem, toz parçacıkları ve benzeri maddeler, ışığın saçılmasına neden olur. Bu saçılmanın derecesiyse renge, yani ışığın dalga boyuna bağlıdır. Kısa dalga boyuna sahip olan mavi en fazla saçılım yarattığından, renklerin uzaklaştıkça maviye çaldığı görülür. Uzun dalga boyuna sahip olan kırmızıysa en az saçılıma olanak tanıdığından, uzaktaki parlak nesnelerde mavinin azalmasına ve renklerin kırmızıya çalmasına neden olur.
Bir terim olarak ilk kez Leonardo da Vinci tarafından kullanılmakla birlikte hava perspektifi Antik Çağ'dan beri bilinmektedir. ROMA döneminde Pompei'deki duvar resimlerinde kullanılmış, 8.yy'daysa ÇİN resimlerinde görülmüş ve en yetkin düzeyine Song dönemi manzara resimleriyle ulaşmıştır. Bütün Ortaçağ boyunca unutulan bu teknik, 15. yy'da Flaman ressamlarınca yağlıboya resimle birlikte yeniden kullanılmaya başlanmıştır. 16. yy'da Vinci'nin dışında bu teknikten yararlanan en önemli RÖNESANS ressamları CORREGGİO ve Tızıano'ydu. 17. yy'da Rubens, Claude Lorrain, Albert Cuyp ve Hobbema özellikle manzara resimlerinde hava perspektifini ustaca kullanmışlardır. Bu tekniği bütün olanaklarıyla doruk noktasına çıkaran sanatçıysa J.M.W.Turner olmuştur. Turner'in resimlerinde sonsuza uzanan mekân duygusu ve buğulu atmosfer, daha sonra Monet ve İzlenimcilik'in öbür temsilcileri tarafından da kullanılmıştır.
Bir terim olarak ilk kez Leonardo da Vinci tarafından kullanılmakla birlikte hava perspektifi Antik Çağ'dan beri bilinmektedir. ROMA döneminde Pompei'deki duvar resimlerinde kullanılmış, 8.yy'daysa ÇİN resimlerinde görülmüş ve en yetkin düzeyine Song dönemi manzara resimleriyle ulaşmıştır. Bütün Ortaçağ boyunca unutulan bu teknik, 15. yy'da Flaman ressamlarınca yağlıboya resimle birlikte yeniden kullanılmaya başlanmıştır. 16. yy'da Vinci'nin dışında bu teknikten yararlanan en önemli RÖNESANS ressamları CORREGGİO ve Tızıano'ydu. 17. yy'da Rubens, Claude Lorrain, Albert Cuyp ve Hobbema özellikle manzara resimlerinde hava perspektifini ustaca kullanmışlardır. Bu tekniği bütün olanaklarıyla doruk noktasına çıkaran sanatçıysa J.M.W.Turner olmuştur. Turner'in resimlerinde sonsuza uzanan mekân duygusu ve buğulu atmosfer, daha sonra Monet ve İzlenimcilik'in öbür temsilcileri tarafından da kullanılmıştır.