serendipity
@serendipity admin
yazar
1,304
entry
126
takipçi
149
takip edilen
5,313
beğeni
3,459
favori
48,998
puan
Efsane Yazar
birfakir
Parayla imanın kimde olduğu belli olmasa da, nick arası boşluk bırakma fakiri ilan etitğim sevgili “1. Nesil Yazarımız”a gönül zenginliğiyle coşarak kocaman “hoş geldiniz” diyorum.
Sözlük yazarlarının parası yetmediği için alamadığı şeyler
Dünya üzerinde tespit edilen 831 milyon aç insan olduğunun, sadece yılda 3.5 milyon çocuğun da yetersiz beslenme yani açlıktan öldüğünü görünce sadece benim paramla alınacak gıda yardımının değil, dünyanın en zenginlerinin de parasının da yetmeyecek olduğunu hatırlatan başlıktır.(?)
yazarların asla yapmam dedikleri şeyler
Asla yapmam dediğim hayatı yaşıyorum, siz ne diyorsunuz!
Koca ağzımı en son açtığımda; “yahu hocam ne acayip düşüncelerin var, şunları bizimle paylaşıyorsun da neden toplulukla paylaşmaya yanaşmıyorsun, ne var kendinizi paylaşsanız ?” demelerinin üzerine “a-s-l-a” dedim ve üzerinden 1 ay geçmeden sözlük sitesinde buldum kendimi!
hey yavrum hey
Koca ağzımı en son açtığımda; “yahu hocam ne acayip düşüncelerin var, şunları bizimle paylaşıyorsun da neden toplulukla paylaşmaya yanaşmıyorsun, ne var kendinizi paylaşsanız ?” demelerinin üzerine “a-s-l-a” dedim ve üzerinden 1 ay geçmeden sözlük sitesinde buldum kendimi!
hey yavrum hey
telefonu kapatmayı unutup arkanızdan saydıran kişi
itiraf köşesi'nde bugün başlığına atıfta bulunarak, evet sizinle ufak bir sırrımı paylaşacağım.
Bu olay hepiniz başına geliyordur, İster arkadaşın, ister kurumsal, isterse de alakasız olup, sizi arama gafletine düşmüştür. Devamında da o aptal telefonunu kapatmayı unutup, fikreden zikreder hesabı 'Allah Söyletti' öğreticiliğine sığındığımı da belirteyim tabi. İtirafım şu ki; şüphelendiğim ama somut deliller aradığım kişi veya kurumlar hakkında adalet ananın terazisinde adalet kazansın kaldıracına binerek beni haklı çıkartıp en nihayetinde 'salakları' oynamama vesile olan bu durum için, söyleyene değil söyletene bakmak lazım diyorum.
Neyse efenim..
Çoğunlukla bu durum şöyle oluyor;
Cicili bicili, Japonya'daki pirinç tarlası renkliliğinde geçen konuşmaların ardında asla telefonu kapatmayıp karşı tarafın ne söyleyeceğini can kulağıyla dinliyorum.
hayır ben acımasız değilim insanoğlu nankör
''Ahh canım kapatıyorum'' u duyan karşı tarafı ''kod''luyorum, ''Evet kapattı' diye. Sonra başlıyor gelişine saydırmaya, ohoo ne hatalarım, ne kusurlarım varmış, aralarda bipli kısımlarda olmuyor değil.
çok ayıp
Babil'in Asma Bahçelerinden at beni, minareden tut beni havasında geçen konuşmaların ardından henüz kalbine inmesin diye o an renk vermeyip, ''öhömm öhööm'' demiyorum. Gün geliyor tek tek bunları masaya yatırıp, altın tepsiyle en mutlu gününde önüne getiriyorum. Arpa sevenlerin yularına dokunuyorum hepsi bu kadar. Hemen hemen güvenmediğim arkadaşların hepiciği bu köprüden aşağıya düşerek imtihanı kaybetmişlerdir.
Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç
Bu olay hepiniz başına geliyordur, İster arkadaşın, ister kurumsal, isterse de alakasız olup, sizi arama gafletine düşmüştür. Devamında da o aptal telefonunu kapatmayı unutup, fikreden zikreder hesabı 'Allah Söyletti' öğreticiliğine sığındığımı da belirteyim tabi. İtirafım şu ki; şüphelendiğim ama somut deliller aradığım kişi veya kurumlar hakkında adalet ananın terazisinde adalet kazansın kaldıracına binerek beni haklı çıkartıp en nihayetinde 'salakları' oynamama vesile olan bu durum için, söyleyene değil söyletene bakmak lazım diyorum.
Neyse efenim..
Çoğunlukla bu durum şöyle oluyor;
Cicili bicili, Japonya'daki pirinç tarlası renkliliğinde geçen konuşmaların ardında asla telefonu kapatmayıp karşı tarafın ne söyleyeceğini can kulağıyla dinliyorum.
hayır ben acımasız değilim insanoğlu nankör
''Ahh canım kapatıyorum'' u duyan karşı tarafı ''kod''luyorum, ''Evet kapattı' diye. Sonra başlıyor gelişine saydırmaya, ohoo ne hatalarım, ne kusurlarım varmış, aralarda bipli kısımlarda olmuyor değil.
çok ayıp
Babil'in Asma Bahçelerinden at beni, minareden tut beni havasında geçen konuşmaların ardından henüz kalbine inmesin diye o an renk vermeyip, ''öhömm öhööm'' demiyorum. Gün geliyor tek tek bunları masaya yatırıp, altın tepsiyle en mutlu gününde önüne getiriyorum. Arpa sevenlerin yularına dokunuyorum hepsi bu kadar. Hemen hemen güvenmediğim arkadaşların hepiciği bu köprüden aşağıya düşerek imtihanı kaybetmişlerdir.
Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç
2 günlük sevgilisi için 10 yıllık arkadaşını satan insan
2 günlük sevgilisi için 10 yıllık arkadaşını satıp, 2 gün sonrasında tekmeyi yiyip kapının önüne konduğunda aynı suratsızlıkla 10 yıllık arkadaşına hiçbir şey olmamış gibi;'yaaa qanqa buluşalım.' mahiyetinde geri dönmek için yağlı güreşçiler gibi takla atıp en sonunda sağ elinin orta kısımlarıyla yüz yüze konuşmak zorunda olan kişidir.
yemezler cınım
yemezler cınım
güven sözlük tanıtım ve teşekkür videosu
Sevgili güven sözlük sitesi sakinleri;
23.09.2018 Pazar günü, sabah saatlerinde bir doğum sancısıyla dünyaya teşrif ettik. Daha dün taze bir bebekken bugün kırkımızın da çıktığını, büyümeye çalıştığımız bu evrede bebeklik boyutunu bir adım ileriye taşıyarak, "1.nesil yazarlıktan", 2. Nesil yazarlık" alımına doğru yola çıktığımızı an itibariyle ilan ettik. Henüz yeni olmamız sebebiyle, bizi pek sevmeyenlerin çokça ağladığını oldukça çok sevenlerimizin de ohaaa bu nasıl bir bebek! şaşkınlığıyla bağrına bastığını gördük.
Büyümemizin şerefine beraber büyüdüğümüz yol arkadaşlarımız olan sizler için ufak bir sürpriz hazırladık. Sürprize geçmeden önce;
Beethoven "Moonlight Sonata" ile birkaç dakika gevşeyip huzuru eriştiğiniz o anda bir kaç dakikalığına me before you filmindeki Louisa Clark olunuz.Evet şimdi ellerinizi sımsıkı birbirine bağlayıp, hep mutlu olduğunuzu, gözlerinizin de umuda göz kırptığını hayal ediniz.
Hazırsanız. Şimdi tamam.
Bizler daimi umut ve güvenilirliğe yelken açmışken; "2. Nesil Yazar"larımızdan ses gelmeye başladı bile...
"2. nesil yazar"larımızdan ilki olan [yazar]acemiyazar[/yazar]'a "merhaba" bile dedik.
Her daim göz bebeğimiz olacak olan "1.Nesil Yazar"larımızın kutsal anısına naçizane videomuzu hazırladık.
Hadi buyrun hep beraber izleyelim..
23.09.2018 Pazar günü, sabah saatlerinde bir doğum sancısıyla dünyaya teşrif ettik. Daha dün taze bir bebekken bugün kırkımızın da çıktığını, büyümeye çalıştığımız bu evrede bebeklik boyutunu bir adım ileriye taşıyarak, "1.nesil yazarlıktan", 2. Nesil yazarlık" alımına doğru yola çıktığımızı an itibariyle ilan ettik. Henüz yeni olmamız sebebiyle, bizi pek sevmeyenlerin çokça ağladığını oldukça çok sevenlerimizin de ohaaa bu nasıl bir bebek! şaşkınlığıyla bağrına bastığını gördük.
Büyümemizin şerefine beraber büyüdüğümüz yol arkadaşlarımız olan sizler için ufak bir sürpriz hazırladık. Sürprize geçmeden önce;
Beethoven "Moonlight Sonata" ile birkaç dakika gevşeyip huzuru eriştiğiniz o anda bir kaç dakikalığına me before you filmindeki Louisa Clark olunuz.Evet şimdi ellerinizi sımsıkı birbirine bağlayıp, hep mutlu olduğunuzu, gözlerinizin de umuda göz kırptığını hayal ediniz.
Hazırsanız. Şimdi tamam.
Bizler daimi umut ve güvenilirliğe yelken açmışken; "2. Nesil Yazar"larımızdan ses gelmeye başladı bile...
"2. nesil yazar"larımızdan ilki olan [yazar]acemiyazar[/yazar]'a "merhaba" bile dedik.
Her daim göz bebeğimiz olacak olan "1.Nesil Yazar"larımızın kutsal anısına naçizane videomuzu hazırladık.
Hadi buyrun hep beraber izleyelim..
kalp atışını hızlandıran durumlar
-Aç karnına üst üste 8 adet double espresso içmek
-Radyoda birden o çok sevdiğin şarkının çalması
-Kaza yapan birine denk gelmek
-Bebeklerin aniden nefessiz kalması
-Aylardır uğraştığın iş tesliminin aniden silinmesi
-Radyoda birden o çok sevdiğin şarkının çalması
-Kaza yapan birine denk gelmek
-Bebeklerin aniden nefessiz kalması
-Aylardır uğraştığın iş tesliminin aniden silinmesi
bahçeli'nin caramel macchiato içtikten sonraki ilk cümlesi
1669 yılında Osmanlı'nın Paris elçisi Sülüman Ağa, kahveyi ülkemize ilk sevdiren kişidir.
1+6+6+9=22
22=+2+2=4
4'ün yanına '0' koyalım;
-40-
Sn Bahçeli;
-Mhp'nin 40. kuruluş yıldönümüne denk gelmiş, değmeyin keyfime. İşte şimdi püskevitimi bandım caramel macchiatonun içine!
1+6+6+9=22
22=+2+2=4
4'ün yanına '0' koyalım;
-40-
Sn Bahçeli;
-Mhp'nin 40. kuruluş yıldönümüne denk gelmiş, değmeyin keyfime. İşte şimdi püskevitimi bandım caramel macchiatonun içine!
evlilik teklifi etme şekilleri
Liseden bir erkek arkadaşım, uzun zamandır platonik aşkla bağlı olduğu, aptal görünümlü abdal kıza tutulur. Hepimiz aynı lisedeydik, kızımız da bizden bir alt dönemdeydi. Çocuk kız yüzünden Türkiye derecesi yapsa da üniversiteye gitmemiştir. Onu 1 sene daha görebilmek adına aynı dershaneye gider.
Neyse kız X şehrinde tıp kızanır, Oğlumuz da Y şehrinde iyi bir bölüm kazanmıştır. Şehirlerin tercihlerini bile kıza göre yaptı ama denk gelmedi.
Kızımızın olduğu şehre her hafta sonu gelip, tüm tıp fakültesiyle arkadaş olur. Kızımızla da arkadaşlıkları ilerletmişler ancak henüz ortada resmi bir şey yoktu. Neredeyse Salya sümük her akşam karşımızda ağlayıp; ''ne olacak bizim iş?'' diye veryansın etmesi vicdanıma dokunmaya başlamıştı.
En kötü karar kararsızlıktan iyidir dedim.
Kızımızla ilişkileri başka boyutlara dönüşmeye başlamıştı.
(Bu arada kalabalık kız grubumuzla her akşam tüm olan bitenden haberdar ediyor, hepimiz tüm kelimeleri ve mimikleri analiz edip sonuca varıyorduk. Bildiğiniz her akşam tez hazırlıyorduk)
Kızımız aile yapısının mutaassıplığını bahane ederek, benim ilişkim olmadan önce karşımdaki kişinin 'evlilik' niyeti olduğunu bilmem lazım dedi.
Bingo!
Oğlumuz akşamdan hazır bu müjdeli haberi aldığımızda hepimizin yaşı 18'di. Ne evliliği? diyorduk ama nafile...
İŞ başa düştü. Baldız baldan tatlıdır hesabı; büyük organizasyonumuza başlamıştık.
Önce yüzük tabi.
Beğendiği yüzük olsun diye tıp fakültesinde ailesi kuyumcu olan bir arkadaşını bulup,yüzük katalogu alıp kızımıza öylesine bir arkadaşı getirerek modeli haberi olmaksızın seçmesine vesile olur.
-Nur; ''Çok güzelmiş değil mi şu, yoksa bu mu?'' diyerek beğendiği modeli uzaktan anladık.
Ev arkadaşı, 'Nur' uyurken parmağına iplik geçirerek parmağının çeperini ölçmüştür.
Yüzük tamamdı.
Eeee mekan ne olacaktı?
Şehrin en ünlü mekanını tek geceliğine kapattık. Normalde mümkün değildi kapatmak, araya kimlerin kimlerin girdiğini bilseniz. Bu arada bizim vizeler de başladı, Bizler de yusuf yusuf! Hepimiz farklı şehirlerdeyiz; X, Y,Z şehirlerinde bermuda şeytan üçgenini tamamlıyor, üçgenin iç açılarından birini negatif buluyorduk!
Neyse mekanda hazır, yemekten sonra tekne ve kemancı eşliğinde evlilik teklifi olayı da tamamdı. Kızımızın adı kısa olduğu için bulutlara isminin şekil verilsin diye kalın harfli lazer bulmaya çalıştığımız o birkaç günü unutmayayım.
Efendim bu kadar en ince detayına kadar düşündüğümüz olayda, Kızımızın tüm arkadaşları dahil herkesin içinde en sevdiklerimizle bu mutlu an ölümsüzleşsin diye umut ettiğimiz bu yolda olayın devamı şu şekilde gerçekleşti.
Evet kızımız bir bahaneyle o mekana getirtildi, Yemekler yendi romantik dakikalar kuşları kıskandırdı. Evet o tekneye de gidildi.
Ya sonra!
Oğlumuz diz çökme muhabbetinden hoşlanmadığı için diz çökmedi ama tam hava adeta ışıklar içerisinde renk cümbüşüne dönüşmüşken cebinden çıkardığı yüzüğü ve sonrasında evlilik teklifi ağzından çıktığı sırada; ellerimizi alkış tutmaya hazır ederken, Kızımız yüzüğü aldı sonra tokat attı.
-''Ne münasebet!'' dedi.
-''Sen böyle bir şeyi nasıl yaparsın dedi!
Diz çökmeyen oğlumuz o an çöktü tüm dünyanın yüküyle...
Bu arada bu kız aynı anda 2 kişiyi daha idare ediyormuş, şimdi kız evlendi ama parmağında halen o teklifini kabul etmediği arkadaşımızın yüzüğünü taşıyor.
Anlamıyordum, anlayamayacaktım.
Değerli sözlük sitemizin beyefendileri&hanımefendileri; Eminim sizlerin de şahit olduğunuz hikayeleriniz vardır. Teklif şekli arayanlara ön ayak olabilmeniz için lütfen bildiklerinizi paylaşınız.
Sevgiler.
admininiz ricada bulunuyor
Neyse kız X şehrinde tıp kızanır, Oğlumuz da Y şehrinde iyi bir bölüm kazanmıştır. Şehirlerin tercihlerini bile kıza göre yaptı ama denk gelmedi.
Kızımızın olduğu şehre her hafta sonu gelip, tüm tıp fakültesiyle arkadaş olur. Kızımızla da arkadaşlıkları ilerletmişler ancak henüz ortada resmi bir şey yoktu. Neredeyse Salya sümük her akşam karşımızda ağlayıp; ''ne olacak bizim iş?'' diye veryansın etmesi vicdanıma dokunmaya başlamıştı.
En kötü karar kararsızlıktan iyidir dedim.
Kızımızla ilişkileri başka boyutlara dönüşmeye başlamıştı.
(Bu arada kalabalık kız grubumuzla her akşam tüm olan bitenden haberdar ediyor, hepimiz tüm kelimeleri ve mimikleri analiz edip sonuca varıyorduk. Bildiğiniz her akşam tez hazırlıyorduk)
Kızımız aile yapısının mutaassıplığını bahane ederek, benim ilişkim olmadan önce karşımdaki kişinin 'evlilik' niyeti olduğunu bilmem lazım dedi.
Bingo!
Oğlumuz akşamdan hazır bu müjdeli haberi aldığımızda hepimizin yaşı 18'di. Ne evliliği? diyorduk ama nafile...
İŞ başa düştü. Baldız baldan tatlıdır hesabı; büyük organizasyonumuza başlamıştık.
Önce yüzük tabi.
Beğendiği yüzük olsun diye tıp fakültesinde ailesi kuyumcu olan bir arkadaşını bulup,yüzük katalogu alıp kızımıza öylesine bir arkadaşı getirerek modeli haberi olmaksızın seçmesine vesile olur.
-Nur; ''Çok güzelmiş değil mi şu, yoksa bu mu?'' diyerek beğendiği modeli uzaktan anladık.
Ev arkadaşı, 'Nur' uyurken parmağına iplik geçirerek parmağının çeperini ölçmüştür.
Yüzük tamamdı.
Eeee mekan ne olacaktı?
Şehrin en ünlü mekanını tek geceliğine kapattık. Normalde mümkün değildi kapatmak, araya kimlerin kimlerin girdiğini bilseniz. Bu arada bizim vizeler de başladı, Bizler de yusuf yusuf! Hepimiz farklı şehirlerdeyiz; X, Y,Z şehirlerinde bermuda şeytan üçgenini tamamlıyor, üçgenin iç açılarından birini negatif buluyorduk!
Neyse mekanda hazır, yemekten sonra tekne ve kemancı eşliğinde evlilik teklifi olayı da tamamdı. Kızımızın adı kısa olduğu için bulutlara isminin şekil verilsin diye kalın harfli lazer bulmaya çalıştığımız o birkaç günü unutmayayım.
Efendim bu kadar en ince detayına kadar düşündüğümüz olayda, Kızımızın tüm arkadaşları dahil herkesin içinde en sevdiklerimizle bu mutlu an ölümsüzleşsin diye umut ettiğimiz bu yolda olayın devamı şu şekilde gerçekleşti.
Evet kızımız bir bahaneyle o mekana getirtildi, Yemekler yendi romantik dakikalar kuşları kıskandırdı. Evet o tekneye de gidildi.
Ya sonra!
Oğlumuz diz çökme muhabbetinden hoşlanmadığı için diz çökmedi ama tam hava adeta ışıklar içerisinde renk cümbüşüne dönüşmüşken cebinden çıkardığı yüzüğü ve sonrasında evlilik teklifi ağzından çıktığı sırada; ellerimizi alkış tutmaya hazır ederken, Kızımız yüzüğü aldı sonra tokat attı.
-''Ne münasebet!'' dedi.
-''Sen böyle bir şeyi nasıl yaparsın dedi!
Diz çökmeyen oğlumuz o an çöktü tüm dünyanın yüküyle...
Bu arada bu kız aynı anda 2 kişiyi daha idare ediyormuş, şimdi kız evlendi ama parmağında halen o teklifini kabul etmediği arkadaşımızın yüzüğünü taşıyor.
Anlamıyordum, anlayamayacaktım.
Değerli sözlük sitemizin beyefendileri&hanımefendileri; Eminim sizlerin de şahit olduğunuz hikayeleriniz vardır. Teklif şekli arayanlara ön ayak olabilmeniz için lütfen bildiklerinizi paylaşınız.
Sevgiler.
admininiz ricada bulunuyor
insana huzur veren şeyler
Sizin huzur dediklerinizi ben deconstructed lattemin içine kuru kaşık daldırarak içiyordum.
miranda kerr'in çok da güzel bir kadın olmaması
Mİranda Kerr ve diğerleri gibi gerçeklerde var.
malatya'da kurulacak uzay istasyonu için isim önerileri
'kayasa' olsun diyeni öldürürüm.
sözlük yazarlarının olası mezar taşı yazıları
-Timsah gözyaşlarınızı o çok sevdiğim beyaz şakayıklarımın üstüne akıtıp ta çürütmeyiniz.
-Gidişim ani oldu, dönüşüm muhteşem olacak.
-Sizi de bekleriz.
el-Fatiha
-Gidişim ani oldu, dönüşüm muhteşem olacak.
-Sizi de bekleriz.
el-Fatiha
tuğba ekinci
Nihat Doğan'ın dayısının kızı olan değerli, görüntüsü var ses yok sanatçısıdır.
şeytanın en çok kullandığı cümleler
Stalklamak günah değil, müstehaktır.
Güven sözlük yazarlarının ilk otomobilleri
Her gece 00.00'dan önce balkabağına dönüşmeyen altın faytonum vardı bir zamanlar.
