
mavikaranlik
@mavikaranlik admin
yazar
1,260
entry
138
takipçi
184
takip edilen
4,646
beğeni
2,571
favori
46,090
puan
Efsane Yazar
xbox
microsoft firmasına ait bir oyun konsoludur. sık sık playstation ile karşılaştırılmasına tanık olmuşuzdur. bu konu halen tartışılmaktadır. hatta bu kıyaslama bir dönem The Big Bang Theory dizisine koca bir bölümlük konu olmuştu. bende aynı ikilemde kalıp 1 yıl önce seçimimi xbox olarak sağladım. halen de pişmanlık duymuyorum. Bana daha özgün geliyor, kolunu daha çok seviyorum, daha kullanışlı buluyorum. şuan piyasa da one s serisi ile satışları devam etmekte.

7 aylık bebeğini ağladığı için döven anne
bağırsak enfeksiyonu nedeniyle hastaneye yatırılan 7 aylık bebeğini döven bir canidir. pardon başlıkta anne dedim. yine aynı hastane odasında ki başka bir kadın görüntüye alarak paylaşmış bu görüntüleri. neticesinde de gözaltına alınmış. umarım bebek bu caninin elinden alınır. bebeğinin ağzını kapatarak öldüren kadın meselesinden sonra yine bir vahşet ile karşı karşıyayız. insanlık daha ne kadar alçalacak merakla bekliyorum.
edit: Diyarbakır'da hasta çocuğuna şiddet uyguladığı gerekçesiyle kasten yaralama suçundan hakim karşısına çıkan anne, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

kaynak ve video
edit: Diyarbakır'da hasta çocuğuna şiddet uyguladığı gerekçesiyle kasten yaralama suçundan hakim karşısına çıkan anne, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

kaynak ve video
bebeğinin ağzını kapatarak öldüren kadın
tekirdağ'da yaşanan ve yine insanlığa lanet ettiren bir olay. 19 yaşında ki genç bir kız ailesinden habersiz bir şekilde erkek çocuk dünyaya getiriyor. doğumun ardından hemen çocuğun ağzını ve burnunu kapatarak ölmesine sebebiyet veriyor. yetmiyor bebeğinin cansız bedenini 2 gün boyunca bir valizde saklıyor. söylenecek çok şey vardı ama kime, neye, halimize mi, insanlığa mı, gençlerimize mi. erkek arkadaşı ile birlikte sorguları halen devam etmekteymiş.

kaynak

kaynak
kenan sofuoğlu'nun emirerlerim paylaşımı
yakıştıramadığım gibi kendisini gözümden düşüren bir paylaşımdır. gerek spor hayatı gerek karakteri nedeniyle gerçekten saygı duyduğum bir insandı, en son yaptığı aşağıda ki paylaşımı ile gerek ayaklarını masa üstüne koyması, gerek danışmanlarına "emirlerlerim" demesi itibariyle kendini basitleştirmiş ve değersizleştirmiştir. vekilliği kaldıramadığını düşünüyorum. mütevazilik kavramını yitirmiş, hırsına yenik düşmüş gibi duruyor. milleti temsil eden birisi böyle bir gönderi gönderemez. paylaşımı kısa süre içerisinde kaldırmış.

mor yel
eski bir düş sokağı sakinleri şarkısı. murat yılmazyıldırım'ın ustalığını konuşturduğu muhteşem bir parça. 1999 çıkışlı, "üç" isimli albüme ait. eskiden denk geldiğiniz bir şarkı ise çok güzel bir nostalji imkanı tanıyacaktır. yeni dinliyorsanız da aynı şekilde sizi başka yerlere götürebilecek güçte bir şarkı.
"Yakın gel gülen mor yel
Yakın gel kara düşlerime"
"Yakın gel gülen mor yel
Yakın gel kara düşlerime"
mobas
bir çeşit polis aracı. iki kenarından açılan kanatları sayesinde bir çeşit kalkan görevi olarak kullanılıyor. kitlesel eylemlerde çevik kuvvetlerin kalkan olarak durma görevlerinde bir miktar yardımcı olabilecek bir araç. 3 şeritli bir yolu kapatabilecek kapasiteye sahip. camı ve kalkan kısmı kurşun geçirmez şekilde dizayn edilmiş. ayrıca iç kısmında tuvaletten jeneratöre kadar pek çok şey eklenmiş. böylelikle olay yerinde birkaç gün bekleyebilecek şekilde ihtiyaçlara karşılık veriyor. aynı anda içerisinde 9 kişi istirahat edebiliyor. dış kısmında bulunan kameralar ile içerisinden takip sağlanabiliyor, plaka ve yüz taraması gibi pek çok imkanı var ve merkeze göndererek anlık olarak bilgi aktarımı yapabiliyor.

kaynak ve video

kaynak ve video
anın fotoğrafını paylaş
kar, sessizlik, karanlık, kahve, 9mg nikotin ve alttan alttan çalan türk sanat musikisi.
son dönemlerde tam ihtiyacım olan anın görüntüsü.
son dönemlerde tam ihtiyacım olan anın görüntüsü.

ziraat bankası'nın 155. yıl videosu
içerisinde çok başarılı bir şekilde işlenmiş yeşilçam sahnelerini barındıran reklam çalışmasıdır. o denli ustaca yapılmış ki ilk izlediğimde gerçekten anlam veremedim nasıl olduğuna dair. defalarca izlemelik bir reklam olmuş.
balık döner
samsun'da yer alan bir işletmenin verdiği hizmet. bir çok şeyin dönerine denk gelmiştik lakin böylesini de ilk defa görüyoruz. balığa yağı da enjektör yardımı ile sağlıyorlar. oldukça ilginç dursa da lezzetli durduğu da ortada. fakat gerçekten böyle bir şeye ihtiyaç var mıydı tartışılabilir.


videosu


videosu
asgari ücretin 2 bin 20 tl olması
birçok firmanın norm kadro çalışması yapmasına, çoğu kişinin işinden olmasına sebebiyet verecek olan rakamdır. ben artıştan memnunum en fazla 1800 olur diye bekliyordum ama piyasa şuan ki haliyle bu denli bir artışa düzgün cevap veremeyecektir. sonuçları da ilk cümlemde özetlediğim gibi olacaktır.
mobil internet paylaşımının ücretli olması
"kanka paketim yok netini bir açar mısın?" devrini bitirecek olan durumdur. 15 Ocak tarihi itibariyle "kişisel erişim noktası" özelliğinin ücretli olacağı duyurulmuş. operatörlerin yapacakları paketler doğrultusunda ücretlendirileceğini düşünüyorum. 9 TL karşılığı 30 gün geçerli 2 GB verileceği söylenmektedir. Şimdilik sadece Turkcell'de geçerli olsa da hepsi yavaş yavaş uygulayacaktır. neticede 1 kuruş dahi kazansalar kâr.

kaynak

kaynak
survivor taner'in saldırıya uğraması
geciken bir eylemdir. en son uygunsuz bir video paylaşımı yaparak karakterini ortaya koymuş ve bu nedenle de ifadeye çağrılmıştı. insanların tepkisi de gecikmemiş olacak ki, bugün Mersin Taşucu'nda kalabalık bir grubun saldırısına uğramış. muhtemelen yakın bir süre içerisinde bu elemanın da murat özdemir'in papağana işkence etmesi olayına benzer bir girişimi olacaktır. geç kalınmadan önlemi alınmalı, diğer malum kişi ile aynı kaderi paylaşmalıdır.

kendi paylaştığı video

kendi paylaştığı video
çocukluk korkularımız
Çocukken bir rüya görmüştüm, yaklaşık 7 yaşında falan olmalıydım. Garip ufak, ortalama bir kedi boyunda insan gibi elleri olan yüzü biraz insan biraz hayvan karışımı olan uzun kulaklı bir yaratık odamın penceresine tıklayıp tıklayıp "sana geldim mavikaranlik" diyordu. Kanepelerin arkasına falan saklanıyordum ama cama tıklamasını, sesini vs halen duyuyordum. O rüyadan beridir resmen psikolojim bozuldu halen etkisini atamıyorum, perdeler açık uyuyamıyorum. Gece karanlıkta çıkıp camdan dışarı bakmakta halen zorlanıyorum. Etkileri halen devam ediyor nasıl bir illet ise unutamıyorum.
alcatraz'dan kaçış
gerçek ismi ile Escape From Alcatraz. Yüksek güvenlikli bir ada hapishanesinden mükemmel planıyla kaçmayı başarabilen tek mahkum olan frank morris anlatılmaktadır. film 1979 yapımıdır başrolünü Clint Eastwood üstlenmiştir. 7,6'lık bir imdb puanına sahiptir.


frank morris
amerika'nın en iyi korunan ve daha önce kimsenin kaçmayı başaramadığı yerden, planlayıp 2 mahkumdan da yardım alarak kaçabilen tek kişidir. hapishanenin bulunduğu adadan kaçarken boğulduğu şeklinde iddialar olsa da aslı olmadığı söylenmektedir. 1979 yapımı Alcatraz'dan Kaçış filminde olay canlandırılmıştır.

kaçış hikayesi de oldukça güzel bir şekilde dizayn edilmiş, hücrenin içinde aşağı tarafta bulunan ufak bir havalandırma deliği kenarları kazılarak genişletilmeye başlanır, önce ufak bir tırnak makası ile daha sonra da yemekhaneden çalınan kaşığı hücrede kendi imkanları ile tırnak makasının ucuna kaynak yaparak kazmaya devam eder. sırayla 3 mahkumda aynı yöntem ile kazıyı bitirir. tabii ki plan bununla sınırlı değildir. her biri yoklukları anlaşılmasın diye maket birer kafa yaparlar. bu kafaya berber kısmından çaldıkları saçları da yapıştırarak gerçekçiliğini artırırlar. gece yataklarının başlarına bu kafaları koyup orada uyuyormuş görüntüsünü bırakırlar. bu da onlara geceden sabaha kadar kaçış süreleri için 9,5 saat zaman kazandırır. bu süre içinde de kendi imkanları ile yaptıkları can yeleklerini alarak kaçışlarını tamamlarlar.
Aşağıda anlatılan hücrenin bir canlandırmasını bulabilirsiniz.

kaçış hikayesi de oldukça güzel bir şekilde dizayn edilmiş, hücrenin içinde aşağı tarafta bulunan ufak bir havalandırma deliği kenarları kazılarak genişletilmeye başlanır, önce ufak bir tırnak makası ile daha sonra da yemekhaneden çalınan kaşığı hücrede kendi imkanları ile tırnak makasının ucuna kaynak yaparak kazmaya devam eder. sırayla 3 mahkumda aynı yöntem ile kazıyı bitirir. tabii ki plan bununla sınırlı değildir. her biri yoklukları anlaşılmasın diye maket birer kafa yaparlar. bu kafaya berber kısmından çaldıkları saçları da yapıştırarak gerçekçiliğini artırırlar. gece yataklarının başlarına bu kafaları koyup orada uyuyormuş görüntüsünü bırakırlar. bu da onlara geceden sabaha kadar kaçış süreleri için 9,5 saat zaman kazandırır. bu süre içinde de kendi imkanları ile yaptıkları can yeleklerini alarak kaçışlarını tamamlarlar.
Aşağıda anlatılan hücrenin bir canlandırmasını bulabilirsiniz.

çiçek sepeti'nin ayakkabı satması
çırpınış yada vizyon problemi olarak nitelendirilebilecek bir olaydır. ayrıca logolarının altına da: "Sadece çiçek yok" yazmaları ayrı bir ironi. dijital pazarlama da önemli bir yere sahip bir sitenin bu denli değişik, karma bir yöntemi bu denli yanlış uyguluyor olması üzücü.

arap bacıların komplosu
ihsan raif hanım'ın hatıralarında yer alan bir komplodur. bu komplo aynı konakta yaşayan "arap bacılar" isimi verilen kardeşlerin ihsan raif hanım'ı kıskanmaları sonucu planlayarak devreye soktukları alçak bir girişimdir. bu komplo sonucunda ihsan raif hanım henüz 13 yaşında iken hiç sevmediği bir adam ile evlendirilmek zorunda kalır. ayrıca çok sevdiği, yaşadığı istanbul'dan izmir'e sürgün edasında gönderilir. kendi hatıralarında şu şekilde bahseder:
“Babamın terazisinin şaştığını hiç görmedim ben. Onu Hazret-i Ömer adaletinin timsali bilirdim. Benim istikbalimi tartarken adil olmadı o terazi. Mehmet Ali'yle nikâhlanmaktan başka çıkar yolum kalmadı. Günlerce gözyaşı döktüm, haftalarca yalvardım. Babacığım, masumum, bana kıyma, derslerimi tamamlayayım, yaşım küçük, beni yakma, dizlerine kapandım. Beni sevdiğim biriyle evlendir, telli duvaklı gelin et…”
babanın terazisi şaşar, komploya boyun eğer. sonuç vahim olur. bunca acının içinden de kendi kaleme aldığı kimseye etmem şikayet eseri çıkar. şarkı bu hikaye bilinerek dinlendiğinde daha anlamlı olacaktır.
“Babamın terazisinin şaştığını hiç görmedim ben. Onu Hazret-i Ömer adaletinin timsali bilirdim. Benim istikbalimi tartarken adil olmadı o terazi. Mehmet Ali'yle nikâhlanmaktan başka çıkar yolum kalmadı. Günlerce gözyaşı döktüm, haftalarca yalvardım. Babacığım, masumum, bana kıyma, derslerimi tamamlayayım, yaşım küçük, beni yakma, dizlerine kapandım. Beni sevdiğim biriyle evlendir, telli duvaklı gelin et…”
babanın terazisi şaşar, komploya boyun eğer. sonuç vahim olur. bunca acının içinden de kendi kaleme aldığı kimseye etmem şikayet eseri çıkar. şarkı bu hikaye bilinerek dinlendiğinde daha anlamlı olacaktır.
kimseye etmem şikayet
sözleri İhsan Raif Hanım'a ait olan bir türk sanat müziği parçasıdır. kaynaklarda bestelenmesi Kemani Serkis Efendi'ye ait olarak geçmektedir. Lakin bu konuda çeşitli iddialar da mevcuttur. Kesin bir bilgiye ulaşılmasa da güvenilir kaynaklara göre Serkis Efendi olarak bilmekteyiz. şarkının hikayesi ise oldukça acılı. zaten böyle bir sözlere başkası da uygun olmazdı. daha 13 yaşında ufak bir kız iken çeşitli komplolar sonucu bir hain ile evlenmek zorunda kalan çocuk ve sürgün havasında başka ile gönderilmesi ana konusudur. ufacık bir çocuk iken hiç sevmediği, tanımadığı biriyle evlenmek zorunda kalan İhsan Raif bu sözleri ile hepimizin gözlerini yaşlı bıraktı bile.
Bazen hayat insanları öyle bir köşeye bırakır ki, nereye dönersen dön duvardır. Ne şikayet edecek birisi, ne dert yanacak bir yoldaşı vardır. çevrende ki boş duvarlara yıllar boyu hayatın acımasızlığını anlatabilirsin. Bunca haksızlığa derde taş duvar dayanır lakin insan içinden çatlamıştır çoktan. Gördüğün tek istikbal, yıkılmaktır. Bundandır ki baktıkça titrer, titredikçe çatlakları büyür, büyüdükçe de yıkılmaya daha fazla yaklaşır.
"Kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime
Titrerim mücrim gibi baktıkca istikablime
Perde-i zulmet çekilmiş korkarım ikbalime
Titrerim mücrim gibi baktıkca istikbalime"
müzeyyen senar'dan dinleyelim:
Bazen hayat insanları öyle bir köşeye bırakır ki, nereye dönersen dön duvardır. Ne şikayet edecek birisi, ne dert yanacak bir yoldaşı vardır. çevrende ki boş duvarlara yıllar boyu hayatın acımasızlığını anlatabilirsin. Bunca haksızlığa derde taş duvar dayanır lakin insan içinden çatlamıştır çoktan. Gördüğün tek istikbal, yıkılmaktır. Bundandır ki baktıkça titrer, titredikçe çatlakları büyür, büyüdükçe de yıkılmaya daha fazla yaklaşır.
"Kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime
Titrerim mücrim gibi baktıkca istikablime
Perde-i zulmet çekilmiş korkarım ikbalime
Titrerim mücrim gibi baktıkca istikbalime"
müzeyyen senar'dan dinleyelim:
spars
bir rus firmasının patentini aldığı paraşüt sistemine verilen isimdir. bir sosyal medya paylaşımında görüp nedensizce ilgi duymuştum epey araştırıp detaylarına ulaştım. SPACE RESCUE SYSTEMS ltd isimli bir şirketin projesidir. SRS şirketi bu paraşütü ile acil durumlarda insanların yüksek katlı binalardan kendilerini kolaylıkla kurtarabilmelerine imkan tanıyor.

sırt çantasına benzer bu sistemi sırtınıza takıp yine çanta tarafı dışarıya gelecek şekilde oturuyorsunuz. ardından henüz kendinizi bırakmadan evvel iplerini çekerek paraşütün kendini dışarıya salmasına izin veriyorsunuz. çok hızlı bir şekilde kendini tamamlayan çanta tarafının ardından size yine sırt üstü devrilip havaya bırakmaktan başka bir işlem kalmıyor.
daha sonra paraşüt sizi güvenli bir şekilde aşağıya kadar yavaş bir şekilde indiriyor. yangınlar gibi acil durumlar için çok kullanışlı olsa da aldatan eşler için de can kurtacı bir işlevi olabilir. tabi adamlar üretmiş ne anlamda kullanacağınız size kalmış. araştırmalarıma göre fiyatı 7000$ tutarında. Rusya'dan sipariş vererek evinize getirtebilirsiniz.
Şirket tarafından hazırlanan, ürünü tanıtan video:

sırt çantasına benzer bu sistemi sırtınıza takıp yine çanta tarafı dışarıya gelecek şekilde oturuyorsunuz. ardından henüz kendinizi bırakmadan evvel iplerini çekerek paraşütün kendini dışarıya salmasına izin veriyorsunuz. çok hızlı bir şekilde kendini tamamlayan çanta tarafının ardından size yine sırt üstü devrilip havaya bırakmaktan başka bir işlem kalmıyor.
daha sonra paraşüt sizi güvenli bir şekilde aşağıya kadar yavaş bir şekilde indiriyor. yangınlar gibi acil durumlar için çok kullanışlı olsa da aldatan eşler için de can kurtacı bir işlevi olabilir. tabi adamlar üretmiş ne anlamda kullanacağınız size kalmış. araştırmalarıma göre fiyatı 7000$ tutarında. Rusya'dan sipariş vererek evinize getirtebilirsiniz.

Şirket tarafından hazırlanan, ürünü tanıtan video:
hak edenler
the worthy filminin türkçeye çevirilen ismi.




