1. Mesaj geldiğinde sağ üst köşedeki üç çizgiye tıklamadan bunu fark edemiyorsunuz. Fark edip tıkladığınızda ise kim mesaj attı göremiyorsunuz. Bütün mesajları tek tek açıp bakmanız gerekiyor.
2. sıradan * yazarlar çevrimiçi olan yazarları görebilse fena olmaz.
3. Nick değiştirip düzenleyebilsek keşke.
martilara simit atan kadin
@martilara simit atan kadin yazar
446
entry
10
takipçi
0
takip edilen
969
beğeni
336
favori
12,915
puan
Efsane Yazar
ben de çocuktum
aziz nesin in çocukluk dönemini ve hatıralarını anlattığı kitap. Özellikle ilkokul ve ortaokul döneminde asla büyümeyeceğini sanan yada büyüklerinde bir zamanlar çocuk olduğunu kabullenemeyen çocuklara okutulması gerek. Aynı şekilde yetişkinler de bir zamanlar çocuk olduklarını hatırlamak için okumalılar.
ankara
Hayatımda bir ilk olarak tiyatro turnesinde yer buldum. Şimdi fiyatı söylüyorum; iki öğrenci 200 lira.
Yer buldum diye aşure mi dağıtsam, lokma mı döktürsem? Yoksa 4 aylık kitap masrafımı bir oyuna vereceğim diye karalar mı bağlasam bilemedim.
Yer buldum diye aşure mi dağıtsam, lokma mı döktürsem? Yoksa 4 aylık kitap masrafımı bir oyuna vereceğim diye karalar mı bağlasam bilemedim.
aşk tesadüfleri sever
yönetmenliğini Ömer Faruk Sorak ın yaptığı 2010 yapımı Türk aşk filmi.
zeus
Bence erkeklerin kralı. Bildiğim kadarıyla yunan ve roma mitolojisinde onun kadar kadın düşkünü, şekilden şekile giren başka bir tanrı daha yok. Ayrıca bir çok kaynağa göre babasına üstün gelerek başa geçmiştir. Bu nedenle aynı şeyin başına gelmesinden korkmaktadır.
imkan olsa yaşanılmak istenen yıllar
1923 ve 1960 - 1994 arası dönem
hacettepe nin en büyük sorunu
Ulaşım ve beslenme.
Kampüsün neredeyse yanında oturan benim için bile yola 3-4 saat gidiyor. Yapmayın ey güzel insanlar!
Kampüsün neredeyse yanında oturan benim için bile yola 3-4 saat gidiyor. Yapmayın ey güzel insanlar!
hacettepe otostop
Bir kaç kere arkadaşlarımla bindim ancak bir tanesi hâlâ aklımdan çıkmıyor. Bir daha da denk gelmedik ona.
İki yıl önce bahar döneminin sonlarına doğru 4 kız otostop çektik. Çeken arkadaş öne oturdu. Özellikle onu oturttuk itiraf ediyorum. Çünkü çocuğun o arkadaşımıza gözünün kaydığı çok belliydi ama kesinlikle ters hiç bir şey yapmadı. Ayrıca gerçekten hızlı (kampüs içinde 120 basmıştı) ve inanılmaz kontrollü kullanıyordu. Çok iyi f1 pilotu olurdu ondan.
İki yıl önce bahar döneminin sonlarına doğru 4 kız otostop çektik. Çeken arkadaş öne oturdu. Özellikle onu oturttuk itiraf ediyorum. Çünkü çocuğun o arkadaşımıza gözünün kaydığı çok belliydi ama kesinlikle ters hiç bir şey yapmadı. Ayrıca gerçekten hızlı (kampüs içinde 120 basmıştı) ve inanılmaz kontrollü kullanıyordu. Çok iyi f1 pilotu olurdu ondan.
efsane dalgınlıklar
Oryantasyonda 1 numaralı amfiden 2 numaraya geçmeye çalışırken 1.nin sol kapısından çıkıp sağ kapısından girmem. Dersin yarısında ne yaptığımı fark edip en az 9 kişiyi ayaklandırmıştım. Arkamdan çok güldüler, duydum.
sevgilim istanbul
Kerime Aksoyun mübadele döneminde bir Rum kızı ile Türk gencinin aşkını anlattığı romanı. Sonu insana naif bir mutluluk verir.
ahmet ümit
12 temmuz 1960 Gaziantep doğumlu Türk polisiye roman yazarı. 1983 te Marmara üniversitesini bitirdi.
Dünya için sherlock holmes neyse Türk edebiyatı içinde başkomiser nevzat odur. Adam başlı başına türk polisiye edebiyatını sırtlamıştır.
Dünya için sherlock holmes neyse Türk edebiyatı içinde başkomiser nevzat odur. Adam başlı başına türk polisiye edebiyatını sırtlamıştır.
hikaye tamamlama
İlerledi... Sanki ilerledikçe her şey bitecekti. Hani insan ayrılığın ertesi gününde uyandığında rüya gibi ilk önce anımsar, sonra dank eder ya... Bu da öyleydi işte. Yürüse, buradan limana inse geçecek gibiydi her şey.
Koca bir yalan olduğunu düşündü her şeyin. Varlığının, bir anda yok olup gidenlerin, daha bir kaç gün önce geçmişinin bütün hırsını çıkarırcasına birlikte olduğu kadınların... Hiç biri yoktu şimdi. Annesini düşündü. Hayal meyal, fotoğraf karelerini anımsar gibi anımsadığı çocukluğunu. Kim bilir neredeydi şimdi annesi. Acaba hangi adamlarla evlenmiş, hangi çocukları evladım diye sarmalamıştı?
İslahevini hatırladı sonra. Yaşamın aslında dev bir kurtlar sofrası olduğunu anladığı, içindeki canavarı cümle aleme göstermezse bir karıncadan daha bedbaht bir ömrü olacağını düşündüğü günleri hatırladı. Onu koruyup kollayan, abilik yapan Sedat ı anımsadı ve tekrar teşekkür etti ona. O olmasaydı okumazdı muhtemelen. Ruhundaki canavarı susturmaz, asi bakışlarını daha da silahlara dayardı. İyi ki vardı Alemin Sadosu Sedat.
Koca bir yalan olduğunu düşündü her şeyin. Varlığının, bir anda yok olup gidenlerin, daha bir kaç gün önce geçmişinin bütün hırsını çıkarırcasına birlikte olduğu kadınların... Hiç biri yoktu şimdi. Annesini düşündü. Hayal meyal, fotoğraf karelerini anımsar gibi anımsadığı çocukluğunu. Kim bilir neredeydi şimdi annesi. Acaba hangi adamlarla evlenmiş, hangi çocukları evladım diye sarmalamıştı?
İslahevini hatırladı sonra. Yaşamın aslında dev bir kurtlar sofrası olduğunu anladığı, içindeki canavarı cümle aleme göstermezse bir karıncadan daha bedbaht bir ömrü olacağını düşündüğü günleri hatırladı. Onu koruyup kollayan, abilik yapan Sedat ı anımsadı ve tekrar teşekkür etti ona. O olmasaydı okumazdı muhtemelen. Ruhundaki canavarı susturmaz, asi bakışlarını daha da silahlara dayardı. İyi ki vardı Alemin Sadosu Sedat.
hikaye tamamlama
Bunlar aklından geçerken limana vardığını fark etti. Gemilere yüklenen tonlarca ağırlıktaki yüklerin Rusya ya gideceğini yılların tecrübesiyle anladı. Bir an, yalnızca bir anlığına gemiye atlayıp o koca kasalardan birinin içinde günler süren o yolculuğa çıkmak istedi. Ne kadar istese de yapamazdı bunu. İçindeki zıpır Ali yi susturup gerisin geriye eve doğru yürümeye başladı.
İçinden bir yerden 'beni unuttun' dercesine midesi guruldadı. Acıkmıştı ama canı hiç bir şey yemek istemiyordu. Umursamadan devam etmeye çalıştı ancak her zaman olduğu gibi sinsi bir baş ağrısı sağ şakağından sızmaya başlamıştı. Anladı ki kaçış yok, o yemek yenecekti. Şansına köşedeki seyyar kokoreççi ayyaşların Hızırı gibi açıyordu tezgahı. Hızlı adımlarla kokoreççiye yöneldi. 'Bir yarım baba' Yaşlı adam olanca tontonluğu ile 'Tabi beyim' dedi. Adamcağız beyim dediğinde fark etti halini. Takım elbiseyle geziyordu. İyi de ne işi vardı üzerinde takımın? Yavaş yavaş anımsadı büyük şirketler toplantısını... Sonrasında toplantıda ikram (!) edilen içkileri anımsadı. Bu sefer her zamankinden fazla abartmıştı demek. O sırada 'buyur beyim' diyerek kokoreçi kağıda sarmış uzatan adamı fark etti. Teşekkür edip vermesi gereken paranın iki katını tezgahın yanındaki tahta kısıma koyup adamın para üstünü beklemeden uzaklaştı.
İçinden bir yerden 'beni unuttun' dercesine midesi guruldadı. Acıkmıştı ama canı hiç bir şey yemek istemiyordu. Umursamadan devam etmeye çalıştı ancak her zaman olduğu gibi sinsi bir baş ağrısı sağ şakağından sızmaya başlamıştı. Anladı ki kaçış yok, o yemek yenecekti. Şansına köşedeki seyyar kokoreççi ayyaşların Hızırı gibi açıyordu tezgahı. Hızlı adımlarla kokoreççiye yöneldi. 'Bir yarım baba' Yaşlı adam olanca tontonluğu ile 'Tabi beyim' dedi. Adamcağız beyim dediğinde fark etti halini. Takım elbiseyle geziyordu. İyi de ne işi vardı üzerinde takımın? Yavaş yavaş anımsadı büyük şirketler toplantısını... Sonrasında toplantıda ikram (!) edilen içkileri anımsadı. Bu sefer her zamankinden fazla abartmıştı demek. O sırada 'buyur beyim' diyerek kokoreçi kağıda sarmış uzatan adamı fark etti. Teşekkür edip vermesi gereken paranın iki katını tezgahın yanındaki tahta kısıma koyup adamın para üstünü beklemeden uzaklaştı.
öğrenildiğinde insana ufuk katan şeyler
Elinizi japon yapıştırıcısıyla yapıştırdığınızda aseton kullanarak açabilirsiniz.
istanbul
Bir Ankaralı için İstanbul başkasının çocuğu gibidir. Gülünce seversin, ağlayınca bırakıp kaçmak istersin. *
Ankara da doğdum, büyüdüm, okudum. Yine de İstanbul a ait hissediyorum kendimi.
Ankara da doğdum, büyüdüm, okudum. Yine de İstanbul a ait hissediyorum kendimi.
anime
Radyo ve televizyon birbirinden ne kadar farklıysa anime ve çizgi filmler de birbirinden o kadar farklıdır.