mahur
@mahur moderatör
yazar
1,181
entry
14
takipçi
16
takip edilen
2,757
beğeni
1,061
favori
32,483
puan
Efsane Yazar
“Beni tanımak isteyen girilerimi okusun” diye düşünen, güven sözlük yazarı.
sekban
Farsça olup köpek bakıcısı anlamanı gelsede Osmanlı devletinde yeniçeri ocağının bir bölüğünün adıdır. Muhafız anlamında da kullanılmıştır.
son lokma
Bereketi kendisinde olduğu söylenen sona kalandır.
beklenti
Fazlası zarar azı insana yaşama sevinci veren histir. Bilirsin olmayacak ama ya olursa… bazı şeyleri beklemesi, olma ihtimaliyle yaşamak, beklemeyi beklemek ve “beklenti” nin sevgiye dönüşmesidir.
koronavirüs
Herkesi yakalamadan bırakmayacağı iddia edilen virüs. Galiba bende oldum ama test yaptırmadığım için emin olamıyorum. Bir gün, sadece bir gün hasta mı oluyorum acaba dediğim sonra sadece eser olarak onbeş gün boyunca koku ve tat kaybı yaşadığım günler olarak atlattığım zamanlardı diye tahmin ediyorum. Hiç ama hiç koku alamadım çeşit çeşit koku denedim ama hiç hissetmedim. Yavaş yavaş bir ay bir süre gibi eski haline geldi. Belki Aşı olduğum için bu kadarla atlattım yada cidden bu virüs adam seçiyor. Çok kısa süre önce yine hasta oldum. Bana kalırsa gripti. Doktora gidecek, halimi anlatacak takat bulamadım. Et kemik şeklinde kaynar suda sanki piştim. Ateşler içindeki bir geceden sonra yavaş yavaş iyileştim. Şimdi bu neydi bilemedim.
türkçe
Yapı bakımından eklemeli dil ailesine yani daha çok uzak Doğu dilleriyle aynı aile grubuna mensup zengin dilimiz. Ama dışardan duyulan bütün dillerin kendine has bir tınısı var. Türkçe ise en çok Rusçayı andırıyormuş. Tabii aynı denemez ama Rusçada da duyulan şşş zzz ççç sesleri baskın olarak duyulduğu için Türkçe de biraz olsun bu dil gibi duyuluyormuş. Ama biraz daha yumuşak hali olarak ifade ediliyor.
aniden gelen pişmanlık
Karşınızda çok fazla konuşan bir insanın varlığını unutup öylesine birşey soruyorsunuz ve onun bitmek bilmeyen sonu gelmeyen cevaba yanıt vermesiyle başlayan anlar ve derin pişmanlığımız. “niye sordum ki” ruh haliyle dinlemeye mecbur olduğumuz anlar.
kahraman
İranlı Oscar ödüllü yönetmen Asghar Farhadi'nin 2021yılı yapımı filmi. Bu yılki Cannes Film Festivali'nde Jüri Büyük Ödülü'ne layık görülen Kahraman, Oscar Ödülleri'ne de aday.

Kahramanımız Rahim ödeyemediği bir borç yüzünden hapistedir. İki günlük bir izin sırasında, alacaklısını, borcunun bir kısmının ödenmesine karşı şikayetini geri çekmeye ikna etmeye çalışır. Ancak işler planlandığı gibi gitmez.
Filmin tam olarak içinde yaşadığımız toplumda ki gibi sosyal medyanın aynı insanı bir günde vezirde edebileceği gibi rezilde edebileceği acı gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlıyor. Dedim ama bende izlemedim :) ama en kısa sürede izlemek istediğim bir yapım.

Kahramanımız Rahim ödeyemediği bir borç yüzünden hapistedir. İki günlük bir izin sırasında, alacaklısını, borcunun bir kısmının ödenmesine karşı şikayetini geri çekmeye ikna etmeye çalışır. Ancak işler planlandığı gibi gitmez.
Filmin tam olarak içinde yaşadığımız toplumda ki gibi sosyal medyanın aynı insanı bir günde vezirde edebileceği gibi rezilde edebileceği acı gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlıyor. Dedim ama bende izlemedim :) ama en kısa sürede izlemek istediğim bir yapım.
unutmak
Bir lütuftur. Kalan hayatınızı daha huzurlu daha anlamlı devam ettirebilmek için başına gelen nimetlerden biridir.
Nasıl oluyorda en mutlu anında zehirli bir yılan misali eski anılar sinsice aklımıza geliverir. Özellikle kadınlara bu lütufta nasipte pek cimri davranılmıştır. Geçmişin dosya dosya a'dan z' ye klasörlenmiş şekilde saklanmasıyla akılları donanmıştır. Erkekler kadınların canını yakmadan önce mutlaka iyi düşünüp taşınmalı. Bu durum elbet kendilerine katmerli olacak şekilde geri dönüşüm sağlanacağı için çok dikkat edilmesini tavsiye ederim.
Nasıl oluyorda en mutlu anında zehirli bir yılan misali eski anılar sinsice aklımıza geliverir. Özellikle kadınlara bu lütufta nasipte pek cimri davranılmıştır. Geçmişin dosya dosya a'dan z' ye klasörlenmiş şekilde saklanmasıyla akılları donanmıştır. Erkekler kadınların canını yakmadan önce mutlaka iyi düşünüp taşınmalı. Bu durum elbet kendilerine katmerli olacak şekilde geri dönüşüm sağlanacağı için çok dikkat edilmesini tavsiye ederim.
her şeyi çöpe atan anneler
O an aman başımdan eksilsin diyerek gözü dönen annedir. Hemen örneklendireyim bende birkaç sene önce hırka kazak özellikle kalın ve yünlüleri atmadım ama ihtiyaç sahiplerine verdim. Boşuna durmasın, evimiz çok sıcak giymiyoruz. böylesi de israf, değerlensin diyerek dağıttım gitti. Doğalgaza geçene kadar soğuktan haberimiz yokmuş kışın geldiğini geçtiğini anlamazdık. Kömürlü kaloriferin tadı bambaşkaymış. Doğalgazlı evler bilen bilir rüzgar esiyor evin içinde ama fatura da hiç azalma olmadan artarak geliyor, gidiyor. Kısacası bu dondurucu kış günlerinde arıyorum o kazakları, hırkaları. Birşeyi atmadan veya vermeden önce iyice düşünmeli.
kendim ettim kendim buldum
kendim ettim kendim buldum
olduğu kadar
Bir düşünce yapısıdır. Eskiden asla böyle düşünmez olmak zorunda, ne yapıp etmeli ama oldurmalıydım. Zamanla anladım ki ne yaparsan yap olacak olan oluyor olmayanı da olduramıyorsunuz. Ama neyse ki “yaradan” olup olmamasına, sonuca bakmıyor. o durumda harcanan gayret, çaba ve duruşa göre bu hayattan notumuzu alıyoruz.
paragraf
Türkçe dersinde bir soru çeşididir. Bazıları öyle uzundur ki sonunda başını unutursun. Ayrıca paragraf sorularında ilk baş soruyu okursun ki ne aradığı başlayarak okumak fayda sağlar yoksa çıkamazsın işin içinden.
reply 1988
2015- 2016 yıllarında yayınlanmış aile komedi tarzında bir Kore dizisidir. 1988 Ağustos ayındaki Kore olimpiyatlarıyla başlayan dizi parça parça yayın tarihine kadar devam eder. Bugüne kadar izlediğim en samimi ve özenle çalışılmış en iyi Kore yapımı. Kore dizilerinin geneli biraz Yeşilçam gibi ne olacağını bilmenize rağmen kendini izlettirebilen, basit ama içten medya ürünleri.

Dizinin içeriği ise Seul'deki küçük bir mahallede yaşayan beş ailenin ve onların beş ergen çocuğunun yaşamlarını konu alır. Gençlik heyecanları eğlenceleri yetişkinlerin samimi dostluk ilişkileri komşulukları güzel bir şekilde işlenmiş. Belki de sadece o zamanların seksenlerin güzelliğinden bu dizide bu kadar güzel olmuştur. Seksenlere ait Kıyafetler, dekor, ince ayrıntılar güzel çalışılmış ve hakkını vermişler. Ayrıca borsa hakkında gelecek hakkında atıp tutmaları en eğlenceli bölümlerinden biriydi.

Dizinin içeriği ise Seul'deki küçük bir mahallede yaşayan beş ailenin ve onların beş ergen çocuğunun yaşamlarını konu alır. Gençlik heyecanları eğlenceleri yetişkinlerin samimi dostluk ilişkileri komşulukları güzel bir şekilde işlenmiş. Belki de sadece o zamanların seksenlerin güzelliğinden bu dizide bu kadar güzel olmuştur. Seksenlere ait Kıyafetler, dekor, ince ayrıntılar güzel çalışılmış ve hakkını vermişler. Ayrıca borsa hakkında gelecek hakkında atıp tutmaları en eğlenceli bölümlerinden biriydi.
fes
Osmanlı devletinin son döneminde ortaya çıkmış ve yıkılmasına kadar kullanılan resmî ve gayri resmî başlık. Fesin kullanılmaya başlanması yeniçeri ocağının kaldırılmasıyla başlar. Yeniçerilere ait ne varsa silinmek ve unutulmak isteğiyle kıyafetler kaldırılmış duvarlardaki amblemler kazınmış, mezar taşları dahi yıkılmıştır. İşte bu günlerde Kaptan-I Derya Hüsrev Paşa donanmasıyla Akdeniz'dedir. Donanma askerleri ise hepsi yeniçeri kıyafetinde olduğu için ve Bu şekilde İstanbul'a girmeleri mümkün olmadığı için bir çözüm aranır. Fas sahillerindeki yerli halkın geleneksel kıyafetinden ilham alınarak tüm donanmaya fes giydirilir. Bu durum donanmayı karşılayan padişah ikinci mahmud'unda hoşuna gider. Hem bütün askerler hemde bizzat padişahın kendisi sarığını çıkararak fes kullanmaya başlar. Osmanlı devletine bu şekilde giren fes her padişahta değişikliğe uğramıştır. Her padişaha özel fes çeşitleri Mahmudi, azizi, hamidi, Mecidi gibi kendi adlarıyla anılmıştır. Bu ayrımı mezar taşlarında da görmek mümkündür. Mezar taşlarındaki fesin modeline bakarak hangi padişah zamanında yaşadığını anlaşılabilir.
yaşamak
Çinli yazar yu hua'nın kitabıdır. Yayınlandığında ülkesinde yasaklanmış bir kitap. Neden yasaklandığını pek anlayamasamda kitapta fakirlik acı hüzün açlık ölüm'den başka birşey yok. 1950' lerde başlayan Fugui'nin yaşam öyküsü zengin bir mirasyediyken Topraklarını kaybetmesiyle başlayan hikaye zaman içinde anne babasını karısını iki çocuğunu damadını torununu kaybetmesiyle devam eder. Ama herşeye rağmen yaşamaya devam eder.
ölmek istemek
Kar zarar hesaplarında, ne olsa olacak anlayışıyla biran önce hesabı kapatmak isteğiyle nihai hedefimize ulaşmak için değerlendirebileceğimiz istektir. Arasıra herkese gelir gider ama bazen bazılarından gitmez. yaşamak zor ve yorucudur.
dont look up
Adam McKay tarafından yazılan, üretilen ve yönetilen 2021 Amerikan hiciv bilim kurgu filmidir. Leonardo DiCaprio ve Jennifer Lawrence, Dünya'yı yok edecek yaklaşan bir kuyruklu yıldızı keşfeden ve insanlığı uyarmaya çalışan iki gökbilimciyi canlandırıyor.

İlk baş Amerikan başkanına giderler ama istedikleri tepkiyi alamayınca başka yollar aramaya koyulurlar. Amerikan kültürü bilgisi eksikliğimden dolayı bazı eleştirileri anlayamasamda fena bir film değildi.

İlk baş Amerikan başkanına giderler ama istedikleri tepkiyi alamayınca başka yollar aramaya koyulurlar. Amerikan kültürü bilgisi eksikliğimden dolayı bazı eleştirileri anlayamasamda fena bir film değildi.
spoiler (tıkla)
Kuyruklu yıldız metaforunu, herkesin bildiği ama herşeye rağmen görmezlikten geldiği, kaçınılmaz olan “ölüm” olarak yorumladım. Bas bas bağırsanda orada alenen ortada olan bir gerçekte olsa kimse yokmuş gibi yaşamaya devam etmesi bana ölümü hatırlattı.
ganbaru
Japonca “elinden gelenin en iyisini yap” anlamına gelen kelime. Bizdeki “kolay gelsin”in kullanıldığı gibi kullanılır. Ama anlam olarak hiç alakası yoktur. Kolayca yap gitsin değilde en iyisine ulaş, anlamında kullanılır.
portre
Nikolay Gogol'un 1835 yılında yayımlanan kısa öyküsüdür. Genç ve yoksul ressam Andrey Petroviç Çartkov'un hayatı, bir resim dükkânında gerçeğe ürkütücü derecede benzeyen bir portreyle karşılaşınca değişir. Gizemli portre onu bir seçim yapmak zorunda bırakır. Portrenin yapılış hikayesi ve sonrasında kimin eline geçerse getirdiği lanetle hikayedeki gerilim en üste tırmanır. Gogol bu hikayesiyle insanoğlunun doymak bilmez hırsını simgeleştirerek “portre” üzerinden ustaca anlatmış. Yazar Okuyucuyu merak içini sokarak düşünme, kendini sorgulama fırsatı tanımıştır.
