mahur

mahur

@mahur moderatör yazar
1,181
entry
14
takipçi
16
takip edilen
2,757
beğeni
1,061
favori
32,484
puan
Efsane Yazar

“Beni tanımak isteyen girilerimi okusun” diye düşünen, güven sözlük yazarı.

çevrimdışı
06 ağustos 2019'dan beri üye
fihi ma fih
Arapça sözcük karşılığı "ne varsa içindedir" manasına gelen, anlam karşılığı ise "ne varsa onun içinde var" veya "ne varsa onda var"a gelen Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin sohbetlerinde derlenen eseri.
sürur
Sevinç.
kerhen
istemeyerek, zorla.
duygu
Duymak fiilinden türeyen türkçe bir kelime. Eskiden anlam olarak duyularak elde edilen bilgiler anlamına gelirken günümüzde cok daha derin bir anlamlar elde etmiştir. Duygu kelimesini kelilerle anlatmak oldukca güç. beynimizi, benliğimizi, bilincimizi ve bilinçaltımızı yöneten sistemdir. Şimdi veya çocukken benliğimize kazınan yaşadığımız Duygular bizim bilinç altımızı olusturur. Neyi neden yaptığımızı bilmeden yaşamak aslında bize derin izler birakan duygularin sonuçlarıdır. Onun için ki çocuklara yasattigimiz korku, hüzün, mutluluk, sevinç, keder, siddet, kıskançlık, hırs, aşağılama gibi derin yasanan duygu durumlarıni sergilerken o çocuğun geleceğine bir tuğla ekledigimizi düşünürsek çok ama cok dikkatli olmalıyız. Anne, baba, komşu, öğretmen, akraba gibi birinci elden edilen derin duygular ne kadar hatirlamasakta kalıcı etkiler bırakır.
ayna
Kendimizi görmeye yarayan cisim. Bu araçlar içinde en güzel bizi bize yansıtan insandır. Bir adam gelmiş peygamber efendimizi görünce ne çirkin, ne kötü bir adam demiş. sonra başka biri gelmiş; ne güzel insan demiş. Bunlarin ilki ebu cehil ikincisi ebu bekir'mis. Yani bir şeyin nasıl göründüğü nasıl baktığınızda gizliymis Biz karsimizdakini iyi görüyorsak oda bizden, kötü görüyorsak oda bizden. Karşımızdakinin kusuru bizde olmasa, biz o kusurun ne olduğunu bilmesek biz o kusuru fark edebilir miyiz?
nohut
mesnevide insana benzetilen baklagil. Mevlana derki insan nohut misali kaynayacak, acilarla pişecek. O sert hali gidecek, isi yumascik olacak. Hiç aci cekmezsek, hep gulsek, eglensek olur mu? insan olmak, insanlara faydalı olmak için pismeli, yumuşamalıyız. Hatta biz yandik dedikce birisi kafamiza vurmali, o kaynar suya tekrar sokmali ki pismeye devam edelim.
öğrenmek
Ömür boyu sürecek olan haz kaynağı.
suret
Bir varlığın dıştan görünen, beş duyu ile bilinen yönü. Karşıtı siret
siret
Bir kimsenin ahlâkı, seciyesi, karakteri, dışa akseden davranışı. Karşıtı suret
hercayi
Farsca olup, Bir şey üzerinde sürekli durmayan, sözünden, kararlarından dönüveren, sebatsız, kararsız kimse anlamina gelir.
yaşamak
Önceden açılmış ama hali hazırda boş olan başlık. Kim, ne zaman açtı, ne yaşadı da neden sildi bilmiyorum. ama her insanin bu başlığı doldurmasi, ara ara girip yeni tanımlar eklemesi, bir durup; kendisine bir kereye mahsus verilen, telefisi olmayan yaşamının sorgulamasi gereken başlıktır. Oturup benim icin nedir yaşamak diye sormalı.
Sözlük olarak yaşamak kısaca hayatta kalmak,  hayatını devam ettirmek demektir. Etimolojik olarak ise öz türkçe bir kelime olup kökü "yaş" dan gelir. Yaş ve yeşil ayni aileden olup yeşilde bahar maksadın da kullanilir. Yani yaşamak; yeşil görmek, bahar gormek anlamına gelir. Yaşlı, çok kez yeşil görmüş, yaşamış anlamı içerir.
Şairin dediği gibi; "Yaşamak Bir Ağaç Gibi Tek ve Hür, ve Bir Orman Gibi Kardeşçesine..." diye bir yaşam herkes icin gecerli olmayabilir. Yaşamak benim için bir rüya gibi. Çok romantik oldugumu düşünebilirsiniz ama hemen açıklamak istiyorum. Akşam yemeğini fazla kaçırmışsın, ağırlık çökmüş, uyudugunu biliyorsun ama bir türlüde uyanamıyorsun. Rüyanda binbir çeşit görüntülere, hislere maruz kalmışsın ama bir türlüde uyanamıyorsun, öyle birşey.  uyandığında rüyalar aklına geldiğinde anlık görüntüler gelir ama ağzından birtek kelime çıkmaz, sadece sanki çok sevinmişsin yada çok üzülmüşsün, birseyler yaşamışsın ama nedir tam olarak toparlayıp iki laf edemezsin gibi bir rüya. Geçmişi düşününce yediğin en harika yemek, sevindigin anlar, veya kendini kahrettigin dakikalar işte bende böyle his birakan bir olgu yaşamak.
kendinle aran nasıl
Bazen iyi, bazen kötü, bazen... siradan bir insan gibi...
sözlük kadrosunun değişmiyor olması
Kardeşler, kuzenler, yegenler toplanmış, sohbet eder havasinda hissetigimiz durumdur.
bugünün işini yarına bırakma
Erteleme hastalığının çaresi.
az ama öz
Herseyin hizla degistigi Çağımızında olmamaiz ve bizden beklenen hayat felsefesidir. Yogun bir bilgi akışı, kirliligi insani yipratirken, herkes az ama ozun peşinde.
kuru gürültü
Sonuç vermeyen konuşmalar, bağırıp çağırmalar anlamindaki deyim. Yaygarici insanlarin sik sik bas vurdugu yöntem. Faydadan cok zarari dokunur, karsidaki dinliyecide olumsuz izlenim bırakır.
köri
Hindistandan tüm dünyaya yayilan yemeklerin lezzetini arttirmak icin kullanilan ünlü bir baharat karışımı. Ben bu baharatin bir karisim değil, kendi basina baharat zannederdim. Içinde; Kimyon, Biber, Zerdeçal, Kişniş, Karanfil, Kakule, Zencefil, Hint cevizi, Demirhindi, Acı kırmızı biber gibi baharatlar içerir. Hindistanda kirmizi et, tavuk, balığa, sebze yemeklerine kolaylarlarmış hatta körili tatli tarifleri bile varmış. Bizim mutfagimizda en yaygin olarak tavuk yemeklerinde kullanilir.

Not: körinin icindeki baharatlarin bazilari su bazilari yagda cozuldugu icin yemege katarken biraz yağ biraz su karistirip katmak en dogru yöntem.
uzaylı
Bugün yolda karşılaşsak "bir siz eksiktiniz, sayenizde tamamlandık" diye tepki verecegimizden korktugum, varlığı kanıtlanmamış canlılar.
basireti bağlanmak
Davranıp yapılması gereken şeyi yapamamak. akliniza gelsede bir turlu yapamaz, unutur, bile bile gaflete düştüğünüz icin acisi daha derin olur.
Akliniza gelenin basiniza gelmesi gibi birşey.
basiret
Arapca "basar" yani görme kelimesinden türeyen kelime. Kalp gözüyle görme, kalp gözüyle görerek bir şeyin gerçeğini kavrama, anlama, idrak etme. Doğru ve ölçülü bir görüşün verdiği uyanıklık, ileriyi görme, sağgörü, gönül gözü, kalp gözü.