gözün saydam tabakasının yani korneanın ilerleyici miyop ve astigmat ile birlikte incelmesi ve sivrileşmesiyle oluşan bir göz hastalığıdır.hastalar, genellikle ergenlik döneminde başlayan hastalıktan ancak 20'li yaşlara haberdar olurlar. hastalık 20–40 yaş arasında ilerleme gösterir ve 40'lı yaşlardan sonra durağan döneme girer.keratokonus genellikle her iki gözü de tutan bir hastalıktır, ancak gözlerden biri diğerine göre daha fazla etkilenebilir.bu gruptaki hastaların hayat kalitesi düşer, görme kalitesi ileri derecede etkilenebilir.
Bende de bu durum var.ameliyatla ilerleme durduruldu ama geriye dönüşü fazla olmayan bir durum. Ben de gözlük ve lens işe yaramıyor ama çoğu hasta lens kullanabiliyor bildiğime göre. Ben alıştım bu duruma ama en kötü tarafı biraz uzağınızdaki insanı tanıyamıyorsunuz. Bulanık bir görüntü oluyor. Bazen insanlar tanımamazlıktan geldiğinizi sanıyor bu yüzden.
dilhun
@dilhun yazar
127
entry
14
takipçi
15
takip edilen
566
beğeni
329
favori
7,064
puan
Uzman Yazar
tlc
eski adı olan The Learning Channel'in kısaltması olan abd kablo ve uydu televizyon kanalı.programları gerçek hayattan alma hikayelerden oluşuyor. ayrıca bazı programları için çok emek gerektirip uzun süreli çekimler yapılması gerekiyor. ben televizyon izlersem genel olarak bu kanalı açar izlerim. en çok sevdiğim programları:
ağır yaşamlar
ağır yaşamlar şimdi ne yapıyor?
sıkı dönüşüm
doktor çıbanım
hayalimdeki ev
rüya gibi evler
bu listeyi daha da uzatırım ama bu yeterli sanırım.genel olarak çoğu programını severek izliyorum.
ağır yaşamlar
ağır yaşamlar şimdi ne yapıyor?
sıkı dönüşüm
doktor çıbanım
hayalimdeki ev
rüya gibi evler
bu listeyi daha da uzatırım ama bu yeterli sanırım.genel olarak çoğu programını severek izliyorum.
radyo dinlemek
tanım başlığın kendisidir.
radyo dinlemeyi çok seven biriyimdir. ben radyo programlarını bilgisayar, telefon gibi yerlerden değil de radyo aletinden dinlemeyi tercih ediyorum. sanki öbür türlü youtube açıkmış gibi hissediyorum. radyoda bir sonraki şarkının ne çıkacağını bilmemek, eski şarkıları hatırlamak çok hoşuma gidiyor. hatta şu anda dinliyorum. çalan şarkı 'kıl oldum abi'. nostalji için çok güzel bir yöntem.
radyo dinlemeyi çok seven biriyimdir. ben radyo programlarını bilgisayar, telefon gibi yerlerden değil de radyo aletinden dinlemeyi tercih ediyorum. sanki öbür türlü youtube açıkmış gibi hissediyorum. radyoda bir sonraki şarkının ne çıkacağını bilmemek, eski şarkıları hatırlamak çok hoşuma gidiyor. hatta şu anda dinliyorum. çalan şarkı 'kıl oldum abi'. nostalji için çok güzel bir yöntem.
adem güneş
1969 doğumlu türk pedagog.Yayımlanmış birçok eseri vardır. kitapları:
Çocuk Neyi Neden Yapar 2
Ergenlik Döneminde 100 TEMEL KURAL
7-14 Yaş Dönemi Çocuk Eğitiminde 100 TEMEL KURAL
0-6 Yaş Dönemi Çocuk Eğitiminde 100 TEMEL KURAL
Çocuk Eğitiminde 100 TEMEL KURAL
Çocuk Neyi Neden Yapar
Çocuk Deyip Geçmeyin
Aidiyet
Güvenli Bağlanma
Mahremiyet Eğitimi
Doğal Ebeveynlik
Çocukluk Sırrı
Doğru Bilinen Yanlışlar
Pozitif İletişim
Annelik Sanatı
Tatil Sürecinde Çocuk Eğitimi
Rahat Bırakın Beni
Bilmezsen Korkarsın Tabi
ben de çocuk deyip geçmeyin kitabı var. şahsen ben çok beğendim ve diğer kitaplarından da almayı düşünüyorum.
Çocuk Neyi Neden Yapar 2
Ergenlik Döneminde 100 TEMEL KURAL
7-14 Yaş Dönemi Çocuk Eğitiminde 100 TEMEL KURAL
0-6 Yaş Dönemi Çocuk Eğitiminde 100 TEMEL KURAL
Çocuk Eğitiminde 100 TEMEL KURAL
Çocuk Neyi Neden Yapar
Çocuk Deyip Geçmeyin
Aidiyet
Güvenli Bağlanma
Mahremiyet Eğitimi
Doğal Ebeveynlik
Çocukluk Sırrı
Doğru Bilinen Yanlışlar
Pozitif İletişim
Annelik Sanatı
Tatil Sürecinde Çocuk Eğitimi
Rahat Bırakın Beni
Bilmezsen Korkarsın Tabi
ben de çocuk deyip geçmeyin kitabı var. şahsen ben çok beğendim ve diğer kitaplarından da almayı düşünüyorum.
içimizdeki şeytan
1940 yılında yayımlanan sabahattin ali romanıdır. kendisinin en sevdiğim kitabıdır. içerisinde birçok muhteşem cümle barındırır. birkaç örnek verecek olursak:
“Fakat şu muhakkak ki bugün olduğum gibi olmak da istemiyorum. Büsbütün başka bir hayat, daha az gülünç ve daha çok manalı bir hayat istiyorum. Belki bunu arayıp bulmak da mümkün… Fakat içimde öyle bir şeytan var ki… Bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor. Onun elinden kurtulmaya çalışmak boş… Yalnız ben değil, hepimiz onun elinde bir oyuncağız… Senin dünyaya hakimiyet planların bile eminim ki onun mahsülü…”
“Çalmak ne demek? Ne garip kelimeler kullanıyorsun. İnsanları anlamakta hala pek gerisin… Zannediyorsun ki, hepimiz birer makineyiz ve evvelden kurulduğumuz gibi işleriz. Bir yerde bir bozukluk oldu mu, derhal orayı söküp atmak lazım!.. En kuvvetli insanın bile bazan ne kadar zayıf anları, istediğinin tam aksini yapmaya mecbur olduğu dakikaları bulunduğunu nasıl inkar edebiliriz? Böyle hadiseler hiç kimseyi olduğundan daha fena, yahut daha iyi yapamaz!”
"isteyip istemedeğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticede aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması.. "
“Fakat şu muhakkak ki bugün olduğum gibi olmak da istemiyorum. Büsbütün başka bir hayat, daha az gülünç ve daha çok manalı bir hayat istiyorum. Belki bunu arayıp bulmak da mümkün… Fakat içimde öyle bir şeytan var ki… Bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor. Onun elinden kurtulmaya çalışmak boş… Yalnız ben değil, hepimiz onun elinde bir oyuncağız… Senin dünyaya hakimiyet planların bile eminim ki onun mahsülü…”
“Çalmak ne demek? Ne garip kelimeler kullanıyorsun. İnsanları anlamakta hala pek gerisin… Zannediyorsun ki, hepimiz birer makineyiz ve evvelden kurulduğumuz gibi işleriz. Bir yerde bir bozukluk oldu mu, derhal orayı söküp atmak lazım!.. En kuvvetli insanın bile bazan ne kadar zayıf anları, istediğinin tam aksini yapmaya mecbur olduğu dakikaları bulunduğunu nasıl inkar edebiliriz? Böyle hadiseler hiç kimseyi olduğundan daha fena, yahut daha iyi yapamaz!”
"isteyip istemedeğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticede aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması.. "
la chute
albert camus'un türkçeye 'düşüş' olarak çevrilmiş kitabıdır. 1956 yılında yayımlanmıştır.
biraz bahsetmek istiyorum bu kitaptan. camus yabancı kitabıyla nobel almış olsa da bana göre düşüş daha çok etkileyici. kısa bir kitap olmasına rağmen insana çok fazla şey katacak bir kitap. ben kitabı okurken çift kat okudum diyebilirim. çünkü hem okuduğum yerleri tekrar tekrar okumak istediğim için hem de kitabın bitmesini istemediğim için. kitabın çoğu yeri altı çizilecek cümlelerle dolu.sevdiğim yerlerden birkaç kesiti vermek istiyorum.
“insanın egemen olmaktan ya da hizmet görmekten vazgeçemeyeceğini biliyorum. her insanın temiz hava gibi, kölelere gereksinimi vardır.kumanda etmek soluk almak demektir, bu kanıdasınız, değil mi? en nasipsizler bile soluk almayı başarır.toplumsal merdivenin en altında bulunan kimsenin bile bir eşi ya da çocuğu vardır. bekarsa bir köpeği vardır. kısacası asıl olan karşıdakinin yanıt verme hakkı olmaksızın insanın kızabilmesidir.'babaya yanıt verilmez' formülünü bilirsiniz, değil mi? bir anlamda bu formül tuhaftır.sevilen kişiye değil de kime yanıt verilir bu dünyada?”
“biz kendimizden iyi olanlara nadir olarak bel bağlarız. daha çok onların toplumundan kaçarız. tersine çoğu zaman kendimize benzeyen ve zayıf yanımızı paylaşan kimselere açarız içimizi. demek ki kendimizi düzeltmeyi ya da iyileştirmeyi istemeyiz. önce kusurlu diye hüküm giymemiz gerekir. yalnızca acınmayı ve yolumuzda cesaretlendirilmeyi dileriz.”
"Eğer pezevenkler ve hırsızlar hep mahkum olsalardı, masum insanlar tümüyle ve hep masum sanacaklardı kendilerini, aziz bayım. Ve bana göre işte asıl bundan kaçınmak gerekir."
biraz bahsetmek istiyorum bu kitaptan. camus yabancı kitabıyla nobel almış olsa da bana göre düşüş daha çok etkileyici. kısa bir kitap olmasına rağmen insana çok fazla şey katacak bir kitap. ben kitabı okurken çift kat okudum diyebilirim. çünkü hem okuduğum yerleri tekrar tekrar okumak istediğim için hem de kitabın bitmesini istemediğim için. kitabın çoğu yeri altı çizilecek cümlelerle dolu.sevdiğim yerlerden birkaç kesiti vermek istiyorum.
“insanın egemen olmaktan ya da hizmet görmekten vazgeçemeyeceğini biliyorum. her insanın temiz hava gibi, kölelere gereksinimi vardır.kumanda etmek soluk almak demektir, bu kanıdasınız, değil mi? en nasipsizler bile soluk almayı başarır.toplumsal merdivenin en altında bulunan kimsenin bile bir eşi ya da çocuğu vardır. bekarsa bir köpeği vardır. kısacası asıl olan karşıdakinin yanıt verme hakkı olmaksızın insanın kızabilmesidir.'babaya yanıt verilmez' formülünü bilirsiniz, değil mi? bir anlamda bu formül tuhaftır.sevilen kişiye değil de kime yanıt verilir bu dünyada?”
“biz kendimizden iyi olanlara nadir olarak bel bağlarız. daha çok onların toplumundan kaçarız. tersine çoğu zaman kendimize benzeyen ve zayıf yanımızı paylaşan kimselere açarız içimizi. demek ki kendimizi düzeltmeyi ya da iyileştirmeyi istemeyiz. önce kusurlu diye hüküm giymemiz gerekir. yalnızca acınmayı ve yolumuzda cesaretlendirilmeyi dileriz.”
"Eğer pezevenkler ve hırsızlar hep mahkum olsalardı, masum insanlar tümüyle ve hep masum sanacaklardı kendilerini, aziz bayım. Ve bana göre işte asıl bundan kaçınmak gerekir."
sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
Çok severim böyle başlıkları.

burçlara inanmak
Valla bana pek inandırıcı gelmiyor. Bir insanın doğduğu aya göre kişiliğinin şekillenmesine inanmak ne kadar doğru?Bir insanın yaşadığı ortam, büyüme şekli, aldığı eğitim yani zaman ve yaşam koşulları ile kişiliğini, karakterini oluşturur. İşte demişler şu burç şöyle bu burç böyle uymuyorsa yükselenenine bakıyorlar. Saçma. Hele günlük burç yorumları onlara saçmalık konusunda değinmek bile istemiyorum ki o kadar saçma. İnsanları burçlara göre ayırıp onları analiz ettiğini sanmak çok komik geliyor bana.Yani herkes kendine has bir özelliğe, kişiliğe sahiptir. Karakterlerimizi burçlar değil biz oluştururuz.
geceye bir ayet bırak
şimdi sen, rabbinin hükmüne sabret ve balık sahibi (yunus) gibi olma; hani o, içi kahır dolu olarak (rabbine) çağrıda bulunmuştu.
kalem-48
kalem-48
birhan keskin
1963 doğumlu Türk şair ve yazar.
Kendisinin “ağrı” isimli şiirini çok beğenirim. Buyurun bu da şiir:
o günden sonra kuracak güzel bir cümlem olmadı hiç
dünya için. rüyalarım tüller ve silahlardan bu yana sisli.
kıvrılıp giden dalgın bir yol, yolda eski bir taş,
limanda bağlı bir tekne, yosunlu bir halat gibi durdum.
uzağımda açık denizdi o yürüdü gitti.
ben kıyıda ıssız bir ev, ince boğazda gıcırdayan tahta iskele,
iskelede bir lastik, az ilerde turuncu bir şamandıra,
i̇çimde kuzeyden bir hatıra aksiyle durgun suya vurdum.
bir siyah beyaz kare içinde, hepsi hepsi bir hatıra işte
bıraktın, unuttum, unutuldum.
seni kırdığım yerden beni de kırdılar,
ben hiçbir cümleyle ağlayamam artık seni.
Kendisinin “ağrı” isimli şiirini çok beğenirim. Buyurun bu da şiir:
o günden sonra kuracak güzel bir cümlem olmadı hiç
dünya için. rüyalarım tüller ve silahlardan bu yana sisli.
kıvrılıp giden dalgın bir yol, yolda eski bir taş,
limanda bağlı bir tekne, yosunlu bir halat gibi durdum.
uzağımda açık denizdi o yürüdü gitti.
ben kıyıda ıssız bir ev, ince boğazda gıcırdayan tahta iskele,
iskelede bir lastik, az ilerde turuncu bir şamandıra,
i̇çimde kuzeyden bir hatıra aksiyle durgun suya vurdum.
bir siyah beyaz kare içinde, hepsi hepsi bir hatıra işte
bıraktın, unuttum, unutuldum.
seni kırdığım yerden beni de kırdılar,
ben hiçbir cümleyle ağlayamam artık seni.
sinirine dokunmak
hoşuna gitmemek, sinirlendirmek.
Kaynak:tdk
Ya tam olarak 4 saattir bilgisayarımı açmaya çalışıyorum. Her yolu denedim sonunda açtım. Tam oh dedim yüklediğim bütün programlar silinmiş. Abe insafsız bari ofis programları kalaydı. Ben bütün gece boşuna mı uğraştım? Tam olarak şu durum öyle bir sinirime dokundu ki anlatamam.
Kaynak:tdk
Ya tam olarak 4 saattir bilgisayarımı açmaya çalışıyorum. Her yolu denedim sonunda açtım. Tam oh dedim yüklediğim bütün programlar silinmiş. Abe insafsız bari ofis programları kalaydı. Ben bütün gece boşuna mı uğraştım? Tam olarak şu durum öyle bir sinirime dokundu ki anlatamam.
ceviz
Bir beyin gıdası da diyebiliriz. İçerisinde bolca Omega 3 barındırmaktadır.
Ayrıca yapısında kullanıma hazır melatonin formu bulundurmaktadır. Bu da uyku düzensizliğine iyi gelmektedir.
Antioksidan olmasıyla kanser riskini azaltır.
Ayrıca yapısında kullanıma hazır melatonin formu bulundurmaktadır. Bu da uyku düzensizliğine iyi gelmektedir.
Antioksidan olmasıyla kanser riskini azaltır.

kefir
Fermente bir süt ürünüdür.
-İçeriğinde bulunan probiyotik bakteriler sayesinde sindirim sistemi için oldukça faydalıdır.
-Kabızlık, hazımsızlık yaşanan zamanlarda düzenli tüketimi faydalıdır.
-İçerisinde B1, B12, biotin ve K vitaminini barındırır.
-Yüksek kalsiyum ve magnezyum içeriği ile kemik sağlığı için yararlıdır.
-İçeriğinde bulunan probiyotik bakteriler sayesinde sindirim sistemi için oldukça faydalıdır.
-Kabızlık, hazımsızlık yaşanan zamanlarda düzenli tüketimi faydalıdır.
-İçerisinde B1, B12, biotin ve K vitaminini barındırır.
-Yüksek kalsiyum ve magnezyum içeriği ile kemik sağlığı için yararlıdır.
domates
Yemeklerimizde, salatalarımızda bolca kullandığımız bir üründür kendileri. Faydalarına gelecek olursak:
A ve C vitaminleri bakımından önemli kaynaklarımızdandır.
Antioksidan etkiye sahip likopenin en zengin ve önemli kaynaklarındandır. Likopenin antioksidan özelliği sayesinde birçok kanser türü ve kalp hastalığını önlediğine dair yapılmış birçok çalışma vardır.
Lif içeriği yüksek olduğundan dolayı kan şekerini dengeleme, tokluk hissetme, sindirim sisteminin korunmasında etkilidir.
Güçlü antioksidan özelliği sayesinde yaşlanmayı geciktirici etkiye de sahiptir.
Bir orta boy domates yaklaşık olarak 180 gram ve 32 kaloridir.
A ve C vitaminleri bakımından önemli kaynaklarımızdandır.
Antioksidan etkiye sahip likopenin en zengin ve önemli kaynaklarındandır. Likopenin antioksidan özelliği sayesinde birçok kanser türü ve kalp hastalığını önlediğine dair yapılmış birçok çalışma vardır.
Lif içeriği yüksek olduğundan dolayı kan şekerini dengeleme, tokluk hissetme, sindirim sisteminin korunmasında etkilidir.
Güçlü antioksidan özelliği sayesinde yaşlanmayı geciktirici etkiye de sahiptir.
Bir orta boy domates yaklaşık olarak 180 gram ve 32 kaloridir.

kardeş payı
Favori karakterim Emrah olan dizi.ara ara Açar izlerim sahnelerini. En sevdiğim sahne ise Eda'ya evlenme teklifi ettiği sahne. Buyurun o sahne:
güne bir replik bırak
bir şey olmadı ya. ne bileyim ben işte öyle, insanlar baksana yani, kimse adam yerine koymadı ya beni. işe yaramazın tekiyim. bende dedim, bari bi işe gireyim, bi yoluna sokmaya çalışayım her şeyi. sen de öyle düşünüyordun ya, işe yaramaz bi adam olduğumu. bilmiyorum ben ya. biraz şey oldum yani, aklım başıma mı geldi ne olduysa; biraz şeyi anladım, bi insanın sevilebilmesi için kendisi gibi olmaması gerekiyormuş, sevilebilmek için herkes gibi olmak gerekiyormuş. ben herkes gibi olmaya karar verdim. belki o zaman.. ne bileyim.
L&M
L&M
ales
Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Giriş Sınavıdır.ÖSYM tarafından yapılan bir sınavdır.
Ayrıca en son yapılan ALES 2 sınavı bugün açıklanmıştır.
Ayrıca en son yapılan ALES 2 sınavı bugün açıklanmıştır.
kastamonu
Birçok insanın Karadeniz bölgesinde olduğunu ve denize sahip olduğunu bilmediği 37 plaka kodlu ilimiz.
Benim açımdan bakarsak çok sevdiğim ve birçok dost edindiğim bir şehir. Ayrıca ağızları da çok güzel. Biraz Ege biraz Karadeniz ağzının karıştırılmış hali gibi. Birkaç örnek verecek olursak:
-Daş Düşebülü Ayı Çıkabülü
-GELÜSE GELÜ, GELMESSE GENDÜ BÜLÜ
Benim açımdan bakarsak çok sevdiğim ve birçok dost edindiğim bir şehir. Ayrıca ağızları da çok güzel. Biraz Ege biraz Karadeniz ağzının karıştırılmış hali gibi. Birkaç örnek verecek olursak:
-Daş Düşebülü Ayı Çıkabülü
-GELÜSE GELÜ, GELMESSE GENDÜ BÜLÜ
mesleğini bir cümle ile anlat
+şu benim göbek nasıl gider yaaa?

