Fiziksel özellikler
Kızım çok yanlış anlamış ama bazı yanlışlar insanı mutlu ediyor
patates kızartması
Çocukların her menünün sağına soluna iliştirdiği, yerken önce çatalla başlayıp sonra elle şöyleee soslara bandıra bandıra belkide en iştahlı yedikleri şey.
şu an okunan kitap
Endülüse veda - yavuz bahadıroğlu
Semerkant - amın maalouf
Tarihi bir roman ve tarihi sevdirme,merak uyandırma garantili. Alamut kalesini inşa eden hasan sabbahı ve ömer hayyamın şirk tarzında yazdığı rubaiyatları hangi kafayla yazdığını,yazarken ne düşündüğü çok merak ederdim. Bu kadar yakından okumak, nefes alıp verişlerine şahit olmak çok keyifliydi. Belki araya yorum girmiş olabilir yani her şey tamamiyle yaşanılmış diyemeyiz ama bu durumda çok keyif veriyor okurken. Şuanki iranın her zaman kalitesiz bir devlet olduğunu sık sık hissettiriyor. Olay titanic ile son buluyor. Sanırım kitabı unutulmaz yapanda bu. Çok beğendim amin maaloufun okuduğum ilk kitabı. Minik bir demet türk milletine dil uzatıyor olabilir. Bunu türk düşmanlığı olarak yorumlayanlar var fakat dışarıdan kendimize bakma şansı veriyor diye düşünüyorum..
Fatmanur öğretmen
Konuyu zihnimde evirip çeviriyorum sonsuz bir kısır döngüde asılı kalıyorum. Hani büyüklerimiz küçük hiperaktif çocuklar görünce, anne sütü içmeyen bebekleri, asi ruhlu ergenleri, örf ve adetleri terk etmiş gençleri görünce derler ya "eskiler böyle miydi?" Tamamen değilsede eskilerdede bir çok aykırılık vardı ama kimse işitmiyor,şahit olmuyordu. Eskilerdede anne sütü içmeyen bebekler beslenme yetersizliğinden ölüyordu ama kimse beslenme yetersizliği,dehidratasyon diyip sosyal pediatri polikliniğine yönlendirmiyordu. Aniden öldü diyorlardı... Kan davası diyorlardı,namus diyorlardı 15 yaşındaki duygularını zirvede yaşayan o zamanın "deli kanlıları" o zaman ergen yoktu tabi. Köyünü memleketini terk edip almanyaya gidenler çok mu örf adet biliyordu acaba? Bizim ailenin yarısı alman. Sorsan en müslüman en dindar en doğruları bilen en vatanını seven bizleriz. Ama 2 kuruş daha fazla kazanmak için koştur koştur ülke değişmiş, para almak için bolca çocuk dünyaya getirmiş birde karşımızdakiyle müslüman olma şartıyla dünya evine girmişiz... ama büyüklerimiz eskiden daha çok dürüstlük vardı diyor. Vallahi şuanli gençler almanyaya gidip evlenecek,çalışacak kadar yaman değil. şimdi şunu söylemeye çalışıyorum şuanki bulunduğumuz çağ her durumu analiz ediyor,sebebini araştırıyor ve muhakkak çözüm aranıyor. 5 çocuktan biri aşırı hareketliyse hemen bilinç altına,aile soyağacına,dna sına, kan tahlilleri kadar bakılıyor. Bir kusur bulunur ise hemen onarılıyor diğer 4 çocuk gibi olması için çabalanıyor.
Şuanki aile yapısı çocuğunu iyi analiz et, takip et,eksiklik veya kusur görürsen onar formantında ve bu formatta olmak zorunda. Eğer bu formatta olmazsa elinden kayıp gidiyor. İçine kapanıyor herşeyi orada yaşıyor. Yaşıyor. Yaşıyor .. o kadar yalnız yaşıyorki başkalarının yaşamı ona rahatsızlık veriyor. Ve canlar yanıyor.
Öncelikle eskiyi yad eden cağnııııım nineler dedeler unutun eskiyi. Eski zamanda internet vardıda siz mi kullanmıyordunuz? Veya robor süpürge vardıda siz mi tercih etmediniz. Şuanki zamanda bu şartlar altında değerlendirmenizi yapın lütfen. Tavsiyeleriniz bu çağa uygun tavsiyeler olsun.
2. Olarak biz anne babalar çocukların ensesinden düşmeyeceğiz çünkü biz ensesinden düşersek hemen başkaları binecek o enseye. 5 yaşındaki çocuğun youtube da ne işi var arkadaş! Çıldırıyorum gerçekten. Hiç unutmam kızım 5 yaşındA youtube kesinlikle izletmiyorum. Birgün ağlaya ağlaya gelip çok korktuğunu kuzeninin (oda 5 yaşında) ona youtubedan bi video izlettiğini ve videoda kadının kafasının koptuğunu ve kanların aktığını anlattı. Sinirden o kadar ağladımki. Ben bin bir emek veriyorum kötülüklerden korumak için bir başka çocuk 5 saniyede hiç ediyor her şeyi..
Kısacası kısır döngünün başını ilgisiz anne baba alıyor sonrasıyla elalem ne der cümlesinden tutun bizim çocuğumuz yapmaz cümleleri, peygamberimizin sünneti olan sünnet etme eylemini bir taç takma törenine çevirenler, bir kereden bir şey olmaz zihniyeti ve para kazanma hırsı ile devam ediyor. Bana kalsa bunların hepsi o jelibonlardan,hazır gıdalardan. Sene olmuş 2026 hala içinde ne olduğu tartışılan sosislerden, anne sütüne en yakın mama seçilip 2 hafta sonra toplatılan mamalardan, oynarken öldürmek keyif veren oyunlardan, bomboş geçen zamandan neyse konu nerelere geldi.
Mekanı cennet olsun hocamızın.
ankara
Havasının soğukluğu insanların kalbine işlemiş olan ve bana gri rengini anımsatan adını anonca ruhumda bir sıkıntıya neden olan şehir. Deprem sonrası inanılmaz göç aldı, bünyesinde bulunan bol sayıda okul,hastane vb resmi kurum bereketliliğinden bol miktarda memur barındırıyor. melez bir toplum yapısı var ve kaynaklarının yetersizleştiğini düşünüyorum mesela Bir başkente yakışmayacak ulaşım aksaklıkları var. Otobüsleri çok eski ve ulaşım alternatifleri çok az bunların yanı sıra çok güzel tabiat parkları ve bol miktarda avm var.
06.02.2023
Ah o gün gitsin gelmesin,takvimlerden silinsin. Gaziantebe taşınalı henüz 1 ay olmuştu ve taşındığımız eve ailemizden birilerinin gelme fırsatı hiç olmadığından nerde oturduğumuzu hiç kimse bilmiyordu.. o gün kızımın doğum gününü kutlamış,çıkıp karda saatlerce oynamış eğlenceli bir pazar günü geçirmiştik. Gün sonunda Uyumaya geçerken kızım uyanıp ağlamaya başladı. "Anne korkuyorum,içimde kötü birşey olacak hissi var sanki"dedi. Biraz konuştum,dualar okuduk,kıkırdadık, sarıldık mutlu mutlu uyudu. Kısa süreli bir tayin durumu olduğundan 1+1 ev tutmuştuk ve kızımı gardırobun önünde yatırmak zorunda kalıyordum. Odamızda minik birde kitaplığımız vardı ihtiyacımız olan her türlü eşyayı koyduğum... uykum çok hafiftir benim. Belki anneliğin kazandırdığı bir durumdur bilmiyorum. Eşimin yatağı salladığını sanarak uyandım. Hiçkimsede hareket yok herkes uyuyor. Minik bir sarsıntı. Eşimi uyandırdım hemen. "DEPREM OLUYOR!" YATAKTA DURUYORUZ BİRAZDAN DURACAK EMİNİM. DURMUYOR, DURMUYOR DAHADA ŞİDDETLENDİ İÇERİDEKİ ODADAN BİRŞEYLER DÜŞTÜ, PENCERE AÇILDI VE GÖKYÜZÜNDE YILDIRIM GİBİ BİR IŞIK GÖZÜME ÇARPTI.DERKEN HEMEN HANZADEYİ YATAĞIMIZIN KENARINA ÇEKİP,üstüne kapandım. Kelime-i şehadet getirip cenazemizi ailemin nasıl bulacağını düşündüm. Dur artık yeteeeer diye bağırdığımı hatırlıyorum. Sonra korkma kızım biz buradayız diyip kızıma sarılışım. Kitaplığın sırtıma devrilişi.. hala durmuyor çıldırıcam,merkez üssü bu mahallemi acaba diyorum. 2.kez yıldırım çakıyor. Ve yavaşlıyor. Eşim "durdu! Çabuk aşağı iniyoruz hemen " dedi. Işıkları açtık ev korkunç halde. Bardaklar,çanaklar,bavullar... yüksekte ne varsa yerde.. eşim kedimiz elsayı bulmaya çalışırkenn ben elime geçen kılık kıyafet,çubuk kraker ve su alıp kapıya yöneldim. Kızım feryat figan "elsayı bırakmayalım, elsa ölürr" "annecim o kendini korur bak bulamıyoruz çok iyi saklanmış. " diyerek sakinleştirmeye çalışsamda çığlık çığlığa ağlayarak aşağı indik. Merdivenlerde tekrar sarsıntı başladı ve nihayet bina kapısına yetiştik. Binadaki en son inen biz olduk. Arabaya bebekli anneleri aldık ve şimdi ne yapacaktık. Gerçekten kurtuldukmu. Sanki ayağım yere basmıyor boşlukta yürüyorum gibi günlerce ayağım boşluğa düşüyor gibi oluyordu.Mahşerin fragmanını yaşadık. Arabada otururken utanıyor yanına bir çöp alamayan ailelerden çekiniyordum.. market yok,fırın yok sabah dağıtılan o 1 adet simiti yiyemedim. Ya sonra bir şey bulamazsak? Ben bu çocuğu nasıl doyururum? ÖĞLEN OLMUŞTU BİLE.. EŞİM KIZILAY ÇALIŞANI HEMEN SAHAYA ÇIKTILAR BATTANİYE DAĞITMAYA. BİZDE İŞ YERİNDE BEKLİYORUZ. KURUM AMİRİ KURUMU BOŞALTMA KARARI ALDI. CAMLAR ÇOK BÜYÜK TEKRAR Bİ DEPREM OLURSA ÇOK RİSKLİ OLACAĞINDAN. HANZADEYİ TUVALET İHTİYACINI GİDERMESİ İÇİN 2.KATA ÇIKARDIM. ÇIKARKEN BEYNİM VE KALBİM ARASINDA BİR SAVAŞ.. SAKİN OL BİR DAHA DEPREM OLMAYACAK, BİTTİ... KIZIM ELLERİNİ YIKARKEN ÖĞLEN SAATLERİNDEKİ yaşanam 2. sarsıntı başladı. Ve ben aklımı yitirdim, çok hatırlayamıyorum wcdeki iki çocuğu aşağıya indirdim. Birileri elimden tutup benide çekti. Kendime geldiğimde kaldırımda oturuyordum. Ve ben 1 yıl binaya giremedim, tek başıma mutfağa bile gidemedim, ölen akrabalarımız,vatandaşlarımız, ölmeyip sözde hayatta kalan insanlar bu gecenin en acılı şahitleri... ben her gece uyurken deprem olurmu diye düşünmek istemiyorum artık,çocuğumu yatağa uzatırken üstüne düşme ihtimali olan birşey var mı diye bakmaktan yoruldum.. kesinlikle çok daha büyük acılar yaşayan insanlar var. Ben her yıl 5 şubatta telefon televizyon tüm haber kaynaklarını kapatıyor, yaşadıklarımızı tekrar izlemekten çok korkuyorum. Rabbim bir daha yaşatmasın Ve artık konutlarımız bu afete dayanıklı inşa edilsin..
Yaş alımıyla gelen güncellemeler
BAŞ AĞRISI MI DESEM BEL AĞRISI MI diz ağrısı mı DESEM. Her yeni yaşım vücudumda yeni bir ağrı hediye ediyor. Benim güncellemeler bu şekilde.
güven sözlük
Mail başlığı beni şaşırttı ve mutlu etti. Yeni başlangıçlar umut verir. Kaliteli sözlüğümüz yeniden hayırlı olsun,faydalı olsun dahada kalabalık olsun inşallah...
bağımsızlık
Oksızlık kpsssorusu.com
bence bir insanda
Aklıma "fahrenheit 451" kitabından zihnime kazıdığım bu alıntı geldi :
"Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı,derdi dedem. Bi çocuk,bir kitap,bir tablo,inşa edilmiş bir ev veya duvar,yapılmış bir çift ayakkabı Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında, sen orada olursun . Ne olduğu önemli değil, dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir şeye dönüştürdüğün sürece, derdi."
birden fazla seyredilebilirliği olan filmler
▪︎Canım kardeşim (1973)
▪︎Babam ve oğlum (2005)
Keyifle izlediğim fantastik ve animasyon içerikliler bir kenara dursun bu iki filmi yüzlerce defa izledim. Her izlediğimde aynı duygular yeniden uyanıyor, birkaç gün hayatı sorguluyorum. Bende uyandırdığı duyguları çok seviyorum.
tanımam etmem
Geçenlerde aile büyüklerinden biri bana bir anısını anlatacak
-hani anneannenin amcası kızının dayısı oğlu var
-hı hı
-tanıyomusun?
-hayır
-hıh işte onun baldızının kaynanasıyla
-hııı(eee anlamında)
-tanıyomusun
-yo hayır
-hıh işte onlarla bir gün...
Anlatma diye çemkirmek istedim. Tanımam etmem.
gülşen
Bazı sanatçılar vardır ya sanat dünyasına hiçbir şey katamayan. Sanat adı altında toplanabilecek bir şeyi bulunmayan. Anlamsız,tıngırtılar dizisi ile bol bol eser veren. Hehh işte gülşende bu topluluğun sanatçısıydı. Ne olmuş? Ne bitmiş? Süreç nasıl devsm ediyor? Hiiiç vaktimden ayırıp okuyamam,bakamam. Yokluğu benim için pekte fark edilir değil. Şuan bile onun adına bir şeyler yazmak vaktimi çaldı.
çantada bir şehre yetebilecek kadar malzeme taşımak
Çocuksuzken kanepe yastığı büyüklüğünde çantalar kullanırdım. Şimdi çocukluyum hala o büyüklükte çantalar kullanıyorum tek farkla içinde bana ait eşya sayısı bir elin parmak sayısını geçmiyor.
Yedek bir kıyafet
Suluk
Islak mendil
Peçete
Minik bir bez çanta
Bebek kolonyası
Bir adet oyuncak(bazen birkaç adet)
Minik bir kutu kraker
Minik bir kutu meyve(uzunca dışarıda kalacaksak)
Ve benim cüzdan, kapıda unutmazsam anahtar.
pathos
Yaygın bir sarmaşık türü olan pathos yaşam alanı olarak hiç ayrım yapmaz. Karanlık bir koridordada yetişir aydınlık bir odada da ve güneş vuran bir köşede de... neon türleri var ve yetiştirilesi en güzel bitkiler bence.
sonra döndüm ve dedim ki
Rabbim evlat acısı yaşatmasın.
dr. halis aygün
Sevgili ösym başkanı. Dün itibariyle görevden alındı. Neden mi?
Bu kısmını bende çözemedim.
31 temmuzda yapılan kpss sınavında
Yediiklim yayınevinden 30 küsür soru çıkınca öğrenciler ayaklandı. Öğretmenler ayaklandı. Sınavda yediiklimden soru çıktığı için mi yoksa "öğrencilere soruları yetiştirin" msjları sosyal medyaya düştüğü için mi bilmiyorum ama sanıyorumki o mesajlar asılsız ve propaganda. İkince fetö olayının ucundan döndük diyebilirim.
Bu durum sadece bizim dershanenin yanındaki fotokopi çıkaran kırtasiyeye yaradı.
"Yediiklim denemeleri gelmiştir. Tükenmeden kaçırmayın" diye afiş asmış
bgv
Koyun can derdinde kasap et derdinde.
tutumlu
Belki birgün ben de...