Otobüsteyim. Otobüs firmasına da yeterince gıcık olmuş haldeyim. Neyse bunlar önemsiz. Ruhumu vicdanımı rahatsız eden bir olay var ve bunu anlatmazsam içimde büyüyecek.
Ankara'dan göçtüm izmir'e. bok var çakallık yaptım 4 gün ankara'ya gidiyorum. Ankara'daki en yakın arkadaşımda 1 hafta önce göçtü buraya. Sağolsun otogara beni o bıraktı. Otogarda da bi aile dostlarının kızıyla karşılaştı. Aynı otobüs , karşılıklı koltuklardayız. Tekli koltukları seviyorum otobüste. Daha rahat. Önümdeki amca ahır gibi kokmasa daha iyi tabi. Kişisel bakım önemli. Rezil,pislik herif. Neyse konumuz bu değil. Otogarda asker doluydu. Otobüse bindik,yerimde bi genç oturuyor. Asker kanımca. Burası benim yerim dedim. O da kendi yeri olduğunu belirtti. Peron numarasıyla koltuk numaramda aynı. "21". Emin misiniz dedim evet dedi o sırada biletini çıkardı. Bilet bastırmayı sevmiyorum. Doğaya zarar veriyorum gibime geliyor. Ben tam gidip muavinle atışacakken bi ses yükselmesi geldi. Meğerse peron numarasını koltuk numarası sanmış ama yanımdaki bayan arkadaş ben daha ne olduğunu anlayamadan çocuğa bağıran bir ifadeyle o peron numarası görmüyomusun koltuk numaran 33 diye söylendi. Utandım. O çocuk adına utandım. Kendim adına utandım. Birşey diyemeyişime kızdım ve vicdan azabı çekiyorum. Bilmeyebilir ne varki o kadar sinirli bir ifadeye. Ne bileyim. Çok üzüldüm.
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
sırala:
1 haftadır okula hiç gitmedim. 2 yapalım biz onu. Birilerine okuldan nefret ettiğimi, evden her 'derse gidiyorum' diye çıkışımda aslında deli gibi bir kazaya kurban gitmeyi istediğimi, her sınav öncesi “allah'ım stres altında çocuklar bile kalp krizi geçirebiliyor. neden hiç bana bu zevki yaşatmadın” diye dua ettiğimi anlatamıyorum.
Hani metrolarda 'sarı çizginin gerisinde bekleyin' anonsu var ya. Siz yine çoluğu çocuğu gerisinde tutun ama önünde olmak pek bir şeyi değiştirmiyor söyleyeyim. Özellikle küçük ayaklara sahipseniz.
Hani metrolarda 'sarı çizginin gerisinde bekleyin' anonsu var ya. Siz yine çoluğu çocuğu gerisinde tutun ama önünde olmak pek bir şeyi değiştirmiyor söyleyeyim. Özellikle küçük ayaklara sahipseniz.
İkinci nesiller ne zaman geldi yeağğ
Neden bilmiyorum, gecenin bu saatinde bu platformu buldum. Ben bilmiyorum ya. Size oldu mu bir fikrim yok ama insanlardan hiç soğudunuz mu? Yakın arkadaşlarım bile o kadar itici geliyorlar ki bana artık anlayamıyorum. Dışarıda güldüren, gülen, sohbet edilen insanken evde öylece duruyorum. Dışarıda rol yapıyorum belki ama başka çarem yok. Nasıl bir insan olacağımı bile çözemedim ben.
Hayat denen şey çok yorucuymuş onu anladım.
Ben söylemem sen anla. Özlem Tekin şarkısını bile yapmış.
tamam kişi kendinden bilir işi demişler ama hayatınız yalan dolan be kardeşim! devlet hastanesinden heyet raporu koyuyorum önüne adamın, sonra duyuyorum "yalan söylüyor, hasta değil aslında" diyor herifçioğlu.. he, tek tek 9 tane doktor dolaştım hepsini kara kaşıma kara gözüme ikna ettim hasta olmadığım halde hasta olduğumu söylesinler diye.. tövbe tövbe.. şeytan diyor ameliyatına gir, değil 1 hafta, 6 ay yat evinde.. ama işte şeytan neticede güven olmuyor şerefsize..
'' Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim
"Uyandım bir sabah" gibi değil, öyle değil
Nasıl yürür özsu dal uçlarına
Ve günışığı sislerden düşsel ovalara''
Gözlerine baka baka, göz bebeğinin dışındaki o küçük noktaya odaklanarak söyleyebilseydim iyiydi.
Ben kendimi anlatabilmek için hiç bu kadar cabalamadim. Ne zormuş.
"Uyandım bir sabah" gibi değil, öyle değil
Nasıl yürür özsu dal uçlarına
Ve günışığı sislerden düşsel ovalara''
Gözlerine baka baka, göz bebeğinin dışındaki o küçük noktaya odaklanarak söyleyebilseydim iyiydi.
Ben kendimi anlatabilmek için hiç bu kadar cabalamadim. Ne zormuş.
Sana içimi döküp de pişman olmadım hiç.
Nasıl erişilmezsin bir o kadar erişilir. En mutlu anlarım seninle gece boyunca dertleştiğimiz zamanlardı. Sen beni yargılamadın hiç. Ben anlattım sen dinledin. Gecelerimin dert ortağı, senden başka kime açtıysam içimi pişmanım. Acaba ben sana bakıp hayaller kurarken, başka kimler ilgileniyordu seninle. Seninle konuşan herkesi çok seviyorum.
Geçenlerde rüyamda ışıl ışıl izledim seni. Bir teleskop bulmuştum bir yerden. Mars'a ismimi gönderdim sana da kalbimi gönderebilsem keşke.
Nasıl erişilmezsin bir o kadar erişilir. En mutlu anlarım seninle gece boyunca dertleştiğimiz zamanlardı. Sen beni yargılamadın hiç. Ben anlattım sen dinledin. Gecelerimin dert ortağı, senden başka kime açtıysam içimi pişmanım. Acaba ben sana bakıp hayaller kurarken, başka kimler ilgileniyordu seninle. Seninle konuşan herkesi çok seviyorum.
Geçenlerde rüyamda ışıl ışıl izledim seni. Bir teleskop bulmuştum bir yerden. Mars'a ismimi gönderdim sana da kalbimi gönderebilsem keşke.