35 entry
307 görüntülenme
0 takipçi
21 kasım 2018
Ben olsam \"hepiniz ölün\" derdim. En azından diğer canlılar için daha iyi olurdu.
unuttum artık seni. biliyorum bu cümleyi kurarken bile aklımdasın ama eskisi gibi canımı yakamıyorsun bana çok şey öğrettin saol
Sabah hepimiz zorla uyanıyoruz. İşe gitmek bir zulüm. Sabah gerginliğiyle midir nedir insanları inceliyorum. Kokuları ayrıştırıyorum. Saygısız bir millet olmuşuz ama. Düşüncesiz rezil kepaze umursamaz. Evden çıkmışım arkadamda servis aracı bi sağa bi sola geçmeye çalışıyo beni. Yol okul önü,sen servissin. Acelen ne , nereye yetişemedin,geçmeyi başarıp ardından da yolun ortasında durup geri geri gitmeye kalkıyo tövbee. Neyse sonra hastane turu başlıyor.Hastanenin kapı önüne sarı şerit çekilmiş dumansız hava sahası . Ayı gelmiş püfür tüttürüyo. Dumanında boğul. Hastane önü kardeşim hasta geliyo hasta. 10 yıl sonra koah olucak nefes alamıyom öl inşallah. Hastaneye girersin hatun giymiş topukluyu tak tuk tak tuk günaydiiiiiiiin diye anırıyo, bağırmıyo anırıyo. İşe değil gösterişe gelmiş ama anacım o rezil kokuyla olmaaz. Zaten hacı yağından beter bişi sürmüş kusmuğa şekerli aroma koymuşsun gibi kokuyo . Hala derdi gösteriş. Bilmiyorum belkide ben sorunluyum ama insan kim olduğunu,nereye geldiğini bi görmeli ona görede davranmalı. Sonuçta başkasının özgürlüğünün başladığı yerde seninki biter. Saygılar.
rip.öldüm ben aslında farkında değilsiniz hımmınaaa..diyemed,m ya la
Pek çok uzman günde 8 saatten fazla uyumanın ömrü kısalttığını, pek çok sağlık problemine yol açtığını söylüyor. Fakat bana değil 8 saat, kimi zaman 12 saat bile yetmiyor.

24 uyuma şansımın olduğu günleri özledim.
İyiki varım, canım kendim bugüne sadece 2 saat Ders koyan hocalarımı öpüyorum.
Kendi hikayemden sıkıldım ve bu kez okuyacak bir aşk romanım yok.
Ay zehir zıkkım için. Sizin yerinize ben boğuluyorum.
Allahımm neden beyin cerrahisi nedeeeen ? Neden ben nedeeeeen ?
6 senemi bitirdim meslek hayatımda. 6 senede bir çok hasta ve ameliyata şahit oldum. Yeniden yaşama döndürdüğümde oldu,ellerimden kayıp giden yaşamlarda.
Çok lanet ettim ama kaybettiğimde. En zor anlarımın sayısını bilmem ama babamı ellerimle o masaya yatırdığımda ve artık başka çalışma arkadaşlarıma emanet ettiğimde zorlandığımı sanmıştım. Taa ki geçen hafta o 2 3 saati yaşayana kadar.
Onkoloji hep zorlu bir bölümdür. Ölüme yaklaşırken bunu bile bile savaşır insanlar. Her gün her aldığınız tedaviyle yaşama dönmek isterken ölümü yaşarsınız.
Çocuk hastalarıda genelde pek sevdiğim söylenemez. Ben onlarla o ameliyathane koridorlarında sedyelerle arabacılık oynamayı seviyorum, herkese dil çıkarmayı, selfieler çekip şımarıklık yapmayı,okullarındaki kızları -erkekleri çekiştirmeyi seviyorum.Ameliyat olmalarını değil. Ama daha kötüsü varmış ve ben 6 senedeki en büyük çöküşü yaşadım.
Maskeli,saçları dökülmüş, anne kucağındaki o çocuklarda. "Anne beni bırakma,anne canımı yakıyolar verme onlara,anne uyutmuyolar acıyoo ,anne nolur "diye çırpınırlarken yaşadım.
Sedye yok , dil çıkarma yok şımarma yok . Sadece acı ve korku var. O sevimlilikle kucağıma atlayan çocuklar bi anda gitmişti. Korku dolu bakışların altında ezildim o gün. Ve canım hiç böyle acımadı.
Hele o eylül'ün masmavi bakışları. Kimbilir kaçıncı kez o kocaman iğneler sokuyordu bedenine , kimbilir kaç kez daha sokulacaktı. Hayatının en güzel döneminde hemde. Öylede güzel bi genç kız ki. Kendi elleriyle gelişi. Ben biliyorum meraklanmayın ifadesiyle bizi teselli edişi. Herşeyi kendi elleriyle kontrol edişi. Senin ergen triplerinde olman gerekirken ne bu olgunluk? Hiç böyle çaresiz hissetmemiştim. Hiç. Ah be çocuk. Ah be.. ne yaptınız bana ?