İtalyan işgali altında bulunan Libya'nın kurtarılması adına ortaya koyduğu mücadeleyle bilinen Ömer Muhtar, Berka'nın Defne bölgesindeki Butnân'da doğdu. Libya'daki en büyük Arap kabileleri arasında sayılan Menife'ye mensup Gays ailesindendir. İlk eğitimini babasından almasının ardından tahsil için kardeşi Muhammed ile birlikte Senûsîler'in Zenzûr Zâviyesi şeyhi Seyyid Hüseyin el-Garyânî eş-Şemsî'nin yanına gönderildi, babasının ölümü üzerine de onun himayesine girdi. Zenzûr'da zaviyedeki eğitiminden sonra, Senûsiyye'nin kurucusu Muhammed b. Ali es-Senûsî'nin 1859'da vefatından kısa bir süre önce yerleşip merkez zaviyesini faaliyete geçirdiği Cağbûb kasabasına gitti. Burada hareketin ikinci önderi Mehdî Muhammed b. Muhammed es-Senûsî'nin yanında öğrenimini tamamladı. Sekiz yıl kaldığı bu zâviyede İslâmî eğitimi Şeyh ez-Zirvâlî el-Mağribî el-Cevvânî'den, dini ilimleri ise Fâlih b. Muhammed ez-Zâhirî'den aldı. Eğitim yıllarında Mehdî es-Senûsî'nin dikkatini çekti. Mehdî es-Senûsî, 1895'te Cağbûb'dan ayrılarak Kufra'da yeni kurulan Tâc köyüne gidip burasını merkez zaviye yapmak istediğinde Ömer el-Muhtâr'ı da beraberinde götürdü. Aldığı eğitimin ardından şeyh olarak Osmanlı'ya itaat etmeyen Merc kasabası yakınındaki Ubeyd kabilesine ait Kasûr Zâviyesi'ne tayin edildi. Bu kabileyi kısa zamanda Osmanlı idaresine yaklaştırdı ve buradaki diğer Arap kabileleri arasında devam eden kavgaları da sona erdirdi.

1912 yılında imzalanan Uşi Antlaşması'yla Osmanlı Devleti'nin Libya üzerindeki hakimiyeti resmen son bulmasının ardından, işgalci devletlerin işgaline son vermek isteyen Libyalılar Ömer Muhtar'ın da içinde olduğu bir direniş gösterdiler. Ömer Muhtar bu süreçte örnek bir davranış ortaya koyarak mücahitleri teşvik edip destekledi. Onun önderliğinde gelişen direnişin ardından Ömer Muhtar'ın şöhretini duyan İtalyanlar ona büyük makamlar ve maddi imkânlar sundular ama Ömer Muhtar bunları reddetti. Muhtar, 1922 yılında direniş kuvvetleri başkumandanlığına seçildi ve 1930 yılında İtalyan cephelerinin merkezi durumunda olan bir karargâhı basarak imha etti. Azimli ve cesaretli tavırlarından dolayı “Çöl Aslanı” unvanı verilen Ömer Muhtar, adamlarıyla birlikte sahabeden Seyyid Râfi'in kabrini ziyarete gittiklerinde İtalyan çemberi içinde kaldılar. Ömer Muhtar burada İtalyanlar'a esir düştü, yapılan mahkemede isyankâr olarak yargılandı ve idama mahkûm edildi Ertesi gün de Sulûk kampında tutulan 20.000 civarındaki halkın önünde asılarak idam edildi.

Entry görseli