pek çok filmi beğenmediğimden sürekli aynı filmleri tekrar tekrar izliyorum.
klasik gitar ve elektro gitar arasında seçim yapamıyorum. bu sebeple ikisini bir arada götürmeye çalışıyorum.

bir de güftenin müziği kısıtladığına inanıyorum. zira benim türkçe söylediğim sözü bir fransız çok da anlamaz. ama benim müziğimi dünyadaki herkes anlar. bu sebeple klasik müziği sözlü müziklerden daha çok seviyorum.
asla sessiz bir ortamda uyuyamıyorum. ya bir müzik yada televizyon açık olmak zorunda. haricinde düşünceler beni asla uyutmuyor. son 15 yıldır durum bu.
Kurstan çıktım, sokakta biraz hava alayım diye dolanıyordum geçen hafta 60 liraya aldığım şalımın aynısını 15 liraya sattıklarını gördüm üzerime bir hüzün çöktü, kalkmıyor kaç saattir. Kendimi iyi hissetmiyorum.
dini inancımdan ötürü mutlaka insanlarla ters düştüğüm bir nokta oluyor. bu sebeple de sürekli yalnız kalıyorum.

bu sadece türkiye'deki insanlarla olmuyor bir de. dünyanın her tarafındaki insanlarla mutlaka ters düştüğüm bir nokta oluyor.

bu sebeple başladığım her dostluğa "nasılsa bir gün bitecek" diye, aşık olduğum her kadına da "nasılsa beni hiç sevmeyecek" diye yaklaşıyorum artık.

evet çok yalnızım.

bunları yazınca da rahatladım evet...
Asıl yazdığım sözlükten de kaçma isteği duyduğum için buraya geldim.
Bir türlü beceremedim şu aşık olma işini. beceremeyeceğim de galiba.
O kısım apayrı bir konu.
Bu sebepten zihnim bayağı meşgul ve karışık durumda.
Şu an ihtiyacım var ve ben yanımda kimseyi bulamıyorum.
Halbuki her ihtiyacı olan saniyesinde bana gelebileceğini bilir/biliyor.
Neden böyle oluyor?
sözlüklerden sıkıldım.

belki yeni arkadaşlar edinirim diye 1-2 sözlükte yazıyorum ama sanırım aradığım şeyi sözlüklerde bulamayacağım.
müzisyenlerin tipine/güzelliğine göre sevilmesi beni irite ediyor.

mesela sevdiğim klasik müzik müzisyenlerini facebook olsun, twitter olsun hep takip ederim. 100 yorumun en az 90'i "aman tanrım çok güzelsin", "çok seksisin" türü yorumlar. "geçen konserde şunu şöyle çaldın ama pek güzel olmadı o" diyen insan sayısı yok denecek kadar az.

bunu pop müzikle, rock müzikle falan uğraşan birine yapsalar bana itici gelmez de ne bileyim karşındaki klasik müzikle uğraşan biri olunca da müziğinden ziyade güzelliğiyle ilgili yorum yapmak bana ters geliyor.

anna nadiryan diye bir hanım var mesela. ben bach yorumlarını çok aşırı beğeniyorum. ama kendisinin çok düz bir görünüşü olduğundan olsa gerek, onun müziği hakkında daha çok yorum yapıyorlar mesela. kendisi de sağolsun attığım her mesaja cevap verir, benim rezil bestelerimi dinleme lütfunda bulunur.

birisi mozart'a "çok yakışıklısınız mozart bey" dese adam "ne olmuş yakışıklıysam?" derdi herhalde.
popüler kültürle çok içli dışlı olmadığım için çoğu ismi çok sık duysam bile hiç tanımıyorum.

mesela edis diye bir adam var sanırım, hiç oturup bir şarkısını dinlemiş değilim.

bazen televizyonda "ünlü manken x..." falan diyor, benim en son tanıdığım manken çağla şikel'di mesela.

varın siz hesap edin kaç yıldır televizyon izlemediğimi.

bu arada şıklığıyla gündeme gelen serenay sarıkaya ne iş yapar hiç bilmiyorum.
whatsapp'a android için harry potter çıkartması gelmiş. Bilin bakalım kim android kullanmıyor?

Bayağı bayağı gözlerim doldu. Sözde android kullanan en yakın arkadaşım da üşendiği için yollamıyor hiç birini. Ben ağlamayayım da kimler ağlasın? Koynumda yılan beslemişim