Artık ders falan almak istemiyorum, ders vermek istiyorum. “Monica'dan hayat dersleri” diye sayfa açacam her beğeni bi' maşallah olsun öyle Harika dersler vereyim, yoruldum. C vitamini alın ilk dersim bu.
dalga geçmeye çalışan kendini popiler göstermeye çalışan şımarık ları sevmem
Günah çıkartma köşesine ben de ne zaman uğrayacağım diye düşünüyordum. Kısmet bugünmüş.
Evrende açıklayamadığımız milyonlarca konu varken kendimde de açıklayamadığım, kitapta yeri var mı diye çoğu kez cevap arayıp, cevaplayamadığım bir konu hakkında itirafta bulunacağım.
Bu itirafım sizi korkutmasın öncelikle!

Kalbimin etrafı zardan değil çoğunlukla çelikten olduğunu düşünüp kimsenin beni kırmasına izin vermiyorum. Daha doğrusu kırdığını görsem bile ''he he, hu hu'' ile geçiştiriyorum. Çok önemli sebeplere gerek yok, bir gün bardaktaki taşmayı bekleyen su misali son damlasına kadar bekleyip, son damla da gelince sonrasında olanlar oluyor.
Beddua etmeyi de sevmem. Herkese kendi adaleti tecelli etsin isterim. Ama yalan yok, son damla sonrası sıkı bir beddua etmeyi içimden geçirsem de; ''Sen müslümansın, sus!'' deyip yoluma koyulurum. Allah'ım yaşadığım tarifsiz acının boyutunu sen biliyorsun, sana havale ediyorum, sen ıslah et!'' derim hep. Dün yine buna benzer bir durum yaşandı. Ama benim canımı sıkan konu şu ki; ben böyle söylendikten hemen sonrasında kişiler; vefat ediyor, felç geçiriyor, evlat acısı çekiyor, iflas ediyorlar. Bu kadar tesadüfü açıklayamıyorum artık!
Edit: Bu kadar yazmışım ama ne olduğunu açıklamamışım. Uzun bir süredir canımı sıkan bir konu vardı. Yaklaşık 1.5 yıldır sabır ediyordum. Dün canımı sıktıkları yerde birinin olmayacak türden ölüm haberini aldım.
Böyle haberleri alıyorum ama Mutlu değilim!
işimden nefret ediyorum.
Herkese muhalefet olasim geliyor.. karşımdaki kim olursa olsun bilmiş bilmiş konuşursa aynı fikirde bile olsam zitlasirim
Kendime yeni küpeler aldım böyle incili, uzun baya bildiğiniz avize, kokoş bir şey ama takıyorum evin içinde bile çıkarmıyorum çok sevdim. yolda yürürken sallanması, tıngır tıngır ses çıkarması çok hoşuma gidiyor yarın takıp sahilde koşacam sallanıp dursun ahahahhshs hevesimi alayım. İçimdeki Bülent ersoy'u Durduramıyorum, bağrıma basacam.
nedense birliktelik yaşadığım kadınlar hep benden büyük oldu.

şu anki sevgilimle de aramda 10 yaş var.

bundan öncekiyle de 13-14 yaş fark vardı.

30-40 yaş aralığındaki kadınlar aşık oluyor bana hep. oysa ben 20'lerimdeyim.
'İçimden hiçbir şey yapmak gelmiyor' ruh hallerimin bu kadar ters bir zamana gelmesi beni bitiriyor.
Ölmek bile istemiyor, yalnızca bitsin istiyorum.
Suçum bende olması canımı acıtıp vicdanımı daha fazla sızlatırken içimdeki kaçma isteğine engel olamayacağım diye korkuyorum.
Arkadaş seçimlerinde yaptığım büyük yanlışlığı nasıl düzeltirim, bir zamanlar güvenerek verdiğim sırrı nasıl unutturabilirim bilmiyorum.
Bu kadar aptal olmak beni yoruyor.
Her daim kafamın içinde bir şey var ama hiçbirini yapamıyorum.
Yaptığım şeylerden zevk alamıyorum.
Bilinmezliğe doğru sürüklenirken hayatımı daha berbat hale getirmekten korkuyorum.
"iş sağlığı - güvenliği ve çevre" adı başlığında slogana ihtiyacım var sevgili yazarlar. Sloganlarınızı bekliyorum lütfen.
Bilmem kaç yaşındayım. Hala makyaj yapmayı bilmiyorum. Birde doğru düzgün orta karar giyinmeyi. Yanlış yanlamayın. Ya çok klasik bir kadın oluyorum ya da çok salaş. Arkadaş bunun ortası nedir nasil giyinilir ne neyle uyumludur neden bilmiyorum ben?