bazıları tam dayaklık adamlardır.

die welt als wille und vorstellung'u türkçe'ye çeviren adam "ya çok uzundu ve bazı yerlerde filozoflara saldırıyordu" diye makaslamış güzelim kitabı.

şu ülkede işini doğru düzgün yapan kimse yok... arkadaşım senin görevin kitabı çevirmek, bırak schopenhauer kime saldırırsa saldırsın, sana ne?

sanırım almanca öğrenmem şart...
çevirilerinde kendilerine en faydalı olan kelime 'kahretsin' dir.